İşte o an kalbine ağrı girdi Xiao'nun.
"Beni oraya götürün.."
Muhafız, Prens Xiao'u ölen atı buldukları yere götürdüklerinde Xiao hızla atı incelemeye başladı, belki bir ipucu bile işine yarayabilirdi.
"Majesteleri, en azından Liyue'ye geldiğini biliyoruz."
"Atı ölmüş kör müsün?! Ya ona da bir şey olduysa?!"
Atlı askerlerden biri onların yanına geldi.
"Bulduk efendim...Yerini tespit ettik.."
"Nerede?!" diye bağırdı prens endişeyle karışık bir korkuyla.
"İnazuma'da.. Arama köpeklerimiz atın kokusunun Gittiği yere kadar aradı ama limana kadar götürebildiler gece yolculuk yapan çok kişi de olmamış, oradaki bir adam söyledi. Bay Aether'ın görünüşünü tanıttığımızda hemen anlayıp gece İnazuma'ya gittiğini söylediler."
"Oraya gideceğim." dedi prens kararlı bir sesle.
"Hayır tek başınıza olmaz bu çok tehlikeli!" diye uyardı onu muhafızı. "En azından yanınıza bir kaç muhafız almalısınız majesteleri."
"Hayır, İnazuma'ya bir tehdit olarak gitmeyeceğim. Sadece onu alıp geri geleceğim."
"Ama majesteleri tüm Teyvat sizin Liyue prensi olduğunuzu biliyor! Size saldırabilirler!" diye söylendi muhafız büyük bir endişeyle.
"Benim için sadece İnazuma'ya yolculuk ayarla, itiraz istemiyorum." diye emretti Xiao. Bu emire muhafız başını eğerek sonunda kabullenişle, "Emredersiziniz." dedi ve oradan atıyla birlikte ayrıldı. Prens derin bir iç çekerek yolunu Saray'a yöneltti.
<><><><><><><><><><><>
"Kuni, bunu giyinmen gerekli."
"Rengi çirkin. Daha koyu bir renk getirilsin" dedi Kuni, onu uzaktan izleyen annesi ve nişanlısı, hizmetçinin onun taç giyinme töreni için Kuni'ye kıyafet beğendirmeye çabalıyordu. Görünen o ki Ei'nin bu işe bir el atması lazımdı çünkü Kuni'ye hiçbirini beğemdirememişlerdi. Elinde koyu mavi bir suit ile Kuni'nin yanına gitti.
"Bu nasıl?"
"Kötü." diye mırıldanarak göz devirdi. Ei'nin sabrı taşıyordu. Kazuha'da olaya müdahale etmesi lazımmış gibi hissederek onların yanına yürüdü.
"Benim seçmemi ister misin?" diye bir öneride bulundu Kazuha.
"Ne seçeceğine bağlı." diyince, Kazuha kıkırdadı.
"Yani ben seçersem giyeceksin?"
"Öyle birşey demedim!"
"Korse seçersem giyer misin ki?"
"K-Kazuha!" diye sinirle bağırdı Kuni, Kazuha kıkırdarken Ei gözlerini devirdi.
"Aşk işlerinizi bir kenarıya bırakın artık burada önemli bir gün bizi bekliyor." dedi otoriter tavırla.
"Hmm..." diye düşündü biraz Kazuha, sonra hızla kıyafet seçmeye gitti geldiğinde elinde kendisinin Kuni'ye aldığı güzel takım elbiseyi getirdi. Kuni şöylesine bir baktı sonra kabul etti.
"Bu iş görür."
"Anca sevgilinin seçtiğini beğenirsin zaten." diye sinirle söylendi Ei, o sırada kapıdan içeriye Miko girdi.
"Hazır mısınız? Aşağıdaki herşeyi hazırladım da." dedi, pembe saçlarını güzelce şekillendirmişti.
"Kunikuzushi'ye kıyafet beğendiremedik affedersin geciktik. Daha önceden kıyafeti hazırlanmıştı fakat sonuç olarak Kazuha'nın seçtiğini giyinmeyi istedi."
"Genç aşık o da ne yapsak ki?" diyerek kıkırdadı Miko bunun üzerine Kuni sinirlendi.
"Dışarı çıkarsanız giyineceğim?" dedi bön bön bakarak. Miko ve Ei odadan çıkarken Kazuha hâlâ yanında dikiliyordu.
"Çıkmayacak mısın?
"Neden ki? Çıkmam mı gerekiyor?"
"Her bulduğun anda aynı şeyi yapıyosun."
"Nolmuş senin güzel tenini görmek istemem benim suçum değil ki? Sen fazla güzelsin."
"Kazuha, çık."
"İyi peki!" diyerek yenilmişçesine kollarını yukarı kaldırdı ve odadan dışarı çıktı. Kazuha kapıdan çıkınca Miko ve Ei'yi gördü.
"Şu işe bak, Bay Albino sonunda Kuni'yi yalnız bırakmaya karar vermiş." dedi Miko kıkırdayarak. Kazuha iç çekti.
"Miko-san, Albino olmadığımı biliyorsun.."
"Sadece dalga geçiyorum tatlım, ciddiye almana gerek yok."
Onlar kapının önünde konuşurlarken büyük giyinme odasından Kuni çıktı.
"Hazırım ben."
Herkesin dikkatini üzerinde toplamıştı, hele Kazuha'nın gözleri adeta parlıyordu.
"Pekala, konuklarımızın hepside hazır olduğuna göre aşağıya inebiliriz." dedi Ei ve büyük salona gitmek için yavaş adımlarla Miko ile birlikte yürüdüler.
Salonun sonunda cam fanusun içinde görkemli taç parlıyordu. Etraflarında muhafızlar çevrilmişti, Ei oraya vardığında konuşmasına başladı. Seyircilerin arasında duruyodu bal rengi gözlere sahip olan oğlan. Sarışın saçları salıktı ve konuklara ayak uydurabilmişti.
"Hepiniz taç giyme törenine hoş geldiniz!" diye konuştu Ei, sesi büyük salonda yankılanırken alkış kopmuştu.
"Bildiğiniz üzere oğlum benim yerime geçecek ve ülkemizin kralı olacak. Bu nedenle bunu bir törenle kutluyoruz. Oğlumu takdim ediyorum. Kunikuzushi Raiden." dediğinde Kuni tüm ihtişamıyla Tacın tutulduğu yere -Ei'nin yanına- yürüdü. Çivit mavisi gözleri onun olacak halkının üzerindeydi.
"Merhaba İnazuma halkı, ya da benim halkımda diyebilirim öyle değil mi?" diyerek sırıttı ve konuşmasına devam etti.
"Size sözüm olmasını isterim. İnazuma'yı yönetebileceğim en iyi şekilde yöneteceğim. Sizi hüsrana uğratmak isteyeceğim en son şey olacaktır." dediğinde sözlerinde gerçekten ciddi görünüyordu ki bu Kuni için garip bir olaydı. Normalde kaba olan Kuni halkına iyi bir kral olacağının sözünü veriyordu ve içten olması Miko'yu eğlendirmişti.
Ei cam fanusu dikkatlice açıp nesillerce Raiden ailesi tarafından aktarılan ihtişamlı tacı eline aldı.
"İnazuma kraliçesi olup bana verilen yetkiye dayanarak Kunikuzushi Raiden'i İnazuma'nın yeni yöneticisi, yeni kralı ilan ediyorum." dedi, Kuni'nin kafasına tacı koyarken bir ses duyuldu. Salonun ortasında kehriban gözleri parlayan genç. Belinde kılıç bağlıydı. Giyiniş tarzı Liyue'den biri olduğunu kanıtlıyordu.
"Düşman krallık mı?" dedi Kazuha, parmakları kılıcını kavramıştı tetikte bekliyordu tıpkı diğer muhafızlar gibi.
"Yakalayın." diye emir verdi Kuni, krallıktaki ilk emri.
Aether korkuyla muhafızların Xiao'nun üzerine koşmasını izledi...
"H-Hayır durun o iyi birisi!" diye haykırdı Aether fakat Kuni'nin emri geçerliydi muhafızlar için. Aether'ın haykırışıyla Xiao'nun kehribar gözleri Aether'ın bal rengi gözleriyle buluştu.
"Aether..."
<><><><><><><><><><><><>
SÜRPRİZ ABLANIZ BÖLÜM YAZDI. ÇOK BEKLEMENİN ARDINDAN SABIRLA BEKLEDİĞİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SİZİ ÇOK SEVİYORUM ARTIK YAZ GELİYOR OLDUĞU İÇİN HİKAYEME DEVAM EDECEĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM.
Hafta sonları bölüm atacağım sanırsam bundan sonra çünkü bu hafta sınav haftam ve hafta sonları boşluğum oluyor o yüzden.
Sabrınız için tekrar çok teşekkür ederim iyi okumalar bebelerimmmm. 💞💞🎀🎀💞💞
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Let me love you || Xiaother ||
Romanceİkizlerin anne babaları sadece kız çocuk istiyordu...
