"Ne konu da?"
Diye sordu Hera.
"Tango."Bu tek kelimeden sonra bizi elin de tuttuğu broşürde ki yere götürdü. Birşey anlamadık çünkü hiçbirşey anlatmadı. Kocaman harflerle 'L&Ö Kursu' yazan binaya girdik. Kocaman bir yerdi.
Sadece Tango değil için de resim, müzik, yazı, dans kursları vardı. Binanın içinde durduk."Emri vaki gibi olmasın.. Ya da olsun. Ben yakın zaman da çocuk esirgeme de çalışmaya başladım. Orayı şimdi yıkmak yerine alışveriş mağazası açmak istiyorlar. Bizim buna dur dememiz için 150.000 'e ihtiyacımız var. Esirgeme kurumunda çalışan insanların gücü belli. E tabi bizim de. Ama bu parayı 1 hafta da kazanmamız gerek. Kurs açmışlar. Yakın da yarışma var. Kazanan 200.000 alacak. Benim de tanımış olduğum başka kız yok. Arkadaşım Cem de birazdan gelecek. O da katılacak benim için. Yardım edecek misiniz? "
Hera ile kafamızı salladık. Daha sonra cem ile de tanıştık. Kaydımızı olduk ve ilk günden kursa başladık. İlk defa tango yapacağımın heyecanı ile hocayı dinlemekte zorluk çekiyordum. Deniz ile eş olduk. Çünkü Hera ve Cem çok iyi anlaştı. Hocanın ellerini vura vura "hadi,başlayalım." demesinden sonra eşler birbirlerine döndü. Tango çok farklı bir dans. Etrafımızdaki kadınlar en fazla 20'den büyüktü. 20 yaşındayım ve böyle bir dansın üstesinden geleceğimi zannetmiyorum. Sonun da başladık. Denizle her yakınlaşmamızda ona soru sormaya başladım.
"Bana kendini anlat. "
Deniz kulağıma fısıldadı.
" Ben senim. Beni hala hatırlamadın öyle değil mi? "
Bana kendini anlatmadın bile, seni tanımamı nasıl beklersin benden?!?
Hoca müziği durdurup 5 dakika mola verdi. Tam heranın yanına gidecekken kolumdan tutup beni kendine çekti." Küçükken çok acımasızdın Ömür."
Dedi gözlerimin içine bakarak. Gözlerimi bir saniye bile gözlerinden ayırmayarak konuştum."Küçükken herkes acımasızdır. "
Tam biraz daha yakınlaşmışken Hera ve Cem yanımıza geldi. Deniz kolumu bıraktı ve öksürdü.
" İyi misiniz? "
" Tabi ki de. "
Diyip geçiştirdim. 5 dakika sonra tekrar başladı bu sefer tek kelime etmedik daha sonra hoca yarın devam! Dedi. Kurstan çıkıp önünde durduk." Dağılalım o zaman hadi eyvallah! "
Dedi deniz. Yürümeye başladı arkasından gittim.
"Dursana biraz. Anladık gizemli takılıyorsun ama merak ediyorum artık. Biz nereden tanışıyoruz?"
Bana dönüp derin bir nefes aldı. Cüzdanını çıkardı ve bana bir fotoğraf verdi. Fotoğraf da en az 20 kişi vardı. Hepsi çocuktu. Ve aralarında ben de vardım. Bunlar ilk okul arkadaşlarımdı.
"Hangisi sensin deniz diye birisi sınıfımızda yoktu "
Elimden fotoğrafı aldı. Ve yürümeye devam etti. Onunla yürümeye devam ettim.
"Hiçbiri. Şimdi izin ver gitmem gerek"
İyi de bu fotoğrafın sen de işi ne?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Papatyam
Teen FictionPapatyam "Benim En güzel Hikayem" Bugüne kadar ne kadar hayal kurduysam gerçek olmadı. Aksine tüm hayallerim yüzüme vuruldu. Ne kadar sevsem de, unutmam gerektiğini hatırlattılar. Ne yaparsam tersini söylediler. Öyle değil, böyle yap dediler. Bekle...