Multimedya: Gecenin gittiği yer
Bölüm şarkısı: Taladro - Kelebek
Bölüm sözü:
YALNIZLIK BANA HİCBİR AN EKSİLMEYEN BİR GÜÇ VERİYOR
-----------------------------------------------------------
Sabah uyandığımda saat 04.00'dı ve ben güneşin doğuşunu izlemeye bayılırım bana hep insanların ne kadar aciz olduğunu ve Dünyada görülmeye değicek şeyler olduğunu düşündürür aslında. Ve ben bu hikayede en göz alıcı noktayım çünkü hep zaralı şeylerin ve karanlığın bir çekiciliği vardır insanların üzerinde bir nevi,mıknatıs gibi ters kutuplar hep birbirini çeker ve ben bu yüzden seviyorum dünyanın bu kadar renkli olmasını bir sayfa düşünün sipsiyah ve kalem yine siyah ayırt edebilir miydiniz yazıları şimdi siyah kağıdı yeryüzü ve kaleminde, yaşayan siyah insanlar olduğunu düşünün bunu karakter olarak düşünün ama. Fark edilmiyorlar değil mi çünkü hep bir uyumsuz olmak zorunda,her yerde ve işte buradaki uyumsuz da benim.
Saate baktığımda beşe geliyordu bu kadar düşünce yeterli diye düşünüp çıktığım çatıdan kiremitlere dikkat ederek indim ve soğuk bir duşa girdim oldum olası soğuk şeyleri sevmişimdir zaten bir nevi anestezi benim için o yüzden pijamalarımı çıkardım ve soğuk duşa girdim, ardından soğuk suya veda edip dolabımın başına geçip siyah birşeyler seçtim ve giyindim saate baktığımda daha çok zamanım vardı o yüzden küçük bir bavul çanta aldım ve içine gerekli kıyafetleri ve bir miktar parayı koyup kapattım,aşağı kapının önüne bıraktım ve klasik makyajımı yapıp evden çıktım bugünden sonra hafta sonu ile 5 gün tatil olacaktı şu resmi günlerden biri sanırsam o yüzden bende buradan biraz uzaklaşmaya karar verdim herşeyden,herkesden bütün şerefsizlerden,sokakta canıyla uğraşanlardan ve kendi çıkarı için yapmıyacağı adilik olmayanlardan yani kısacası kendim hariç bütün Zararlardan çok değil sadece 3 gün için ne kadar şikayet etsemde baglanmışım bir kere bu şehre buradaki bütün iyiliğe ve kötülüğe uyuşturucu misali bağlamıştı bu şehir kendine,beni.
Arabama binip makas ata ata 5 dakikada okula geldim ve ani ve viraj'a girer gibi okula girip,arabayı park ettim. Her zamanki gibi gözler şimdiden üstümdeydi ama kimin umrunda okula doğru yürüdüm zaten yeni gelenler dışında bana sataşacak cesarette olanlar yok kantine gidip bir kahve aldım Sonra tekrar dışarı çıktım ve herhangi bir banka oturdum ahvemi İçerken Bir de Sigaramı yaktım Yani her şey çok normaldi ta ki bir gerizekalı önümde durana kadar zaten bu sıralar çok fazla kişi dövmemiştim ayağa kalkıp Hayırdır bakışlarımdan yolladım O da anlamış olacak ki konuşmaya başladı.
"Benim bankıma oturmuşsun" dedi sert görünmeye çalışıp ama tam tersine korkak bir şekilde belki karşısında Benim yerime Korkak bir kız olsaydı bu sesten rahatsız olurdu fakat benim umrumda olmadı kafamı yana eğdim ve sadece gülümsedim sonra tekrar yüzüme ifadesiz bakışlarımı aldım ve çocuğa
"Senin yerın ha! Artik benim yerim!!" deyip çakımı çıkardım Tabii ki de her şey çok normaldi Sonuçta her zamanki şeyler çocuğun kolunu tuttum ve derin bir çizik attım bardağın yarısı dolu olan kahveyi kestiğim yere döktüm. Çocuk acıyla bağırırken Ben tekrar yerimi aldım ve sigara içmeye devam ettim Zilin çaldığını duydum paketten bir dal sigara daha çıkardım onuda içip sınıfa çıktım Tabii ki de hoca girmişti ama kimin umurunda içeri dalıp Yerime oturdum Yani en arkaya Hoca bana bakıp
"özür dileseydin bari" dedi
"Ben mi?" dedim ve kahkaha attım kadının yanina gidip saçından tuttuğum gibi yere fırlattım ve hocanın çığlıklarıyla birlikte izi hic geçmiyecek bir şekilde G harfi yaptım sonra ayağa kalktım
"Müdürün odasını biliyorum" dedim çantamı aldım ve çıktım fazla bile kalmıştım bu okulda önce müdüre uğradım ve yaptıklarımı anlattım tabiki bisey yapamazdı nede olsa para ödüyordum ona arabama atlayıp huzur bulduğum sayılı yerlerden birine yani dağ evine sürmeye başladım otobanda durup yemek için etler atıştırmalıklar ve gerekicek herşeyi aldım depoyu fulleyip tekrar yola koyuldum bir buçuk saat sonra işte burdaydım ağaçları,nehri ve havasıyla beni etkileyen tek yerdeydim biraz daha nefes aldıktan sonra bagajdakileri çıkardım eve girdim herşeyi yerleştirip üstüme daha rahat birşeyler giydim sonra dışarı çıkıp sandalyeye oturdum karşıda gördüğüm bi erkek yüzüyle ayağa kalktım ve onun yanına gittim normalde umrumda olmazdı ama buraya çok nadir ve belli insanlar gelirdi. Çocuğa yaklaştığımda beni fark etti gelmemi bekledi yanına ulaştığımda hemen söze dalıp
"Hayırdır burada ne yapıyosun!?" dedim
"Sanada merhaba ne yapiyorum? Güzel soru dağ evi yaptırıyorum."
"İyi bu evden uzak dur hatta bendende uzak dur" deyip kendi evini gösterdim. Aniden önüme geçip
"Oop op bi dakika ben Akın(hani şu Geceyi araştıran Gecenin sallamadığı)
Sende a dur bi dakika sen su yolda çarpıştığım asi kızsın"
"Asi mi cidden mi sende şu beni ikide bir araştırıp takip eden aptal çocuksun" deyip göz çevirdim çocuk stres yaparken ben hic sallamayıp eve doğru yol alicakken yine önüme geçti fazla yolumu kesiyordu bugün bu çocuk şunu yolun ortasından kaldırmama az kaldı!
"Sen nerden biliyosun benim seni takip ettirdiğimi,ayrıca niye gelip hesap falan sormadın?"
"Sana sormama gerek kalmadı adamların döküldü zaten gerizekalı ayrıca cidden amacın ne lan senin."
"Seni bu şekile yaşadıkların getirdi dimi?"
"İnsanlar acı çektinlerinde kendi benliklerini bulurlar bende böyle olmayı seçtim simdi yürü git çekil yolumdan yoksa ben çekmesini bilirim."
"Açıkçası seninle bir derdim yok sadece fazla gizemlisin kapalı bir kutu gibi eğer konuşmak istersen bekliyorum."
Ben eve yol almışken o hala arkamdan bağırıyordu hadi ama buraya kafa dinlemeye geldim ben eve girip bi bardak kola ictim dışarıda bilmem kaçıncı sigaramıda içtikten sonra bikinimi giyip nehirin oraya gittim. Hadi ama cidden mi bu çocuk napıyor burada
"Gene mi sen?"
"Sen sonradan geldin hem ne olur biraz eğlenmeye çalışsan korkma burada gözlerini çıkarım suyla doldurup heryerini deşip bi yerlere atmam seni"
Ona ciddi misin bakışımı atıp göz çevirdim
"Hayal gücün fazla kıt biraz geliştir"
deyip yüzmeye başladım, yarım saat kadar yüzdükten sonra yüzüme gelen suyla irkildim kafamı kaldırıp baktığımda Şirince sırıtan bi adet Gerizekalı gördüm cidden suyun içinde beni ıslatma ya mı çalışmıştı bu
"Zaten suyun içindeyim neyi ıslatıyon salak" deyip sudan çıktım ve eve dönüp kendime bir kahve yaptım.Çimenlere oturup kahvemden bir yudum aldığımda kafama bir cism çarptı arkama baktığımda bana dil çıkarıp sırıtıyordu ayağa kalkıp
"İşte şimdi bittin sen" deyip kovalamaya başladım yaklaşık on dakikadır koşuyorduk ve o yine saçma sapan konuşuyordu
"Yakalayamaz ki kızım ben okulda koşucuydum nah yakalarsın."
Uzun zamandır yapmadığım birşey yapıp bi kahkaha patlattım ben öyle Gülünce oda durdu
"sen güldün mü az önce evet evet güldün hemde ben güldürdüm" deyip koştu ve bana sarıldı önce afalladım sonra bekledim benden ayrıldığında burukça gülümsedim ve
"Ne yapmaya çalışıyorsun?" diye sordum ben bu kadar ilgiye alışıl değildim ve hiçbir zamanda istememiştim
"Sadece yanında olmaya sana değer verip duvarlarını kırmaya çalışıyorum"
Yine burukça gülümsedim ve
"Kusura bakma ama birine bağlanamam sevdiğim herkes ya kalleş cıktı yada bi şekilde gitti duvarlarımı kırıp içimi sana dökersem kimse toplayamaz ve bu sefer bu duygusuzluğa dahi muhtaç olurlar." deyip koşarak evin içine girdim
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SADİST KIZ
JugendliteraturBİR KIZ YAŞADIKLARIYLA KENDİNİ KEŞFEDEN VE İCİNDEKİ SADİST'İ ORTAYA ÇIKARAN VE İŞTE TAM buradaki BAŞLIYOR SİYAHIN HİKAYESİ SİYAHIN KALEMİNDEN "Asıl mesele yaşamak değildi Hissetmekti vede Hissetirmek ve bütün bunlar son buldu...
