6.BÖLÜM

10.6K 458 29
                                        


Bölüm Şarkısı:Duman - Haberin Yok Ölüyorum
Bölüm sözü: Ruh eşim yok diye üzülmeyin belki de eşsiz bir ruha sahipsinizdir
Nejat işler

İyi okumalar
.
.
.
Yataktan kalktım ve günlük rutin işlerimi halletim dolabımdan rastgele birseylerde de giyince aynada kendime baktım baya iyi görünüyordum koyu siyah gözlerim vardı ki irislerim neredeyse hic farkedilmiyordu derin ve düşündürücü bakıyordu birazda korkutucu güzel fiziğim vardı boyum biraz kısaydı ama oda benim eksigimdi işte ama ben hiçbir zaman şu çok güzel olup ta inkar eden yada zengin olup ta gösterişli evlerde yaşayıp pahalı kıyafetler giyip bunu itiraz eden biri olmamıştım evet ben tam olarak bir çok kişinin hayalini yaşıyordum bununla birlikte birçok kişininde yasamak istemediği hayal ederken bile korktuğu şeyleri yaşıyordum çünkü ben Gece'yim Gece Güngör...
Ani telefon sesiyle kendime geldim ve kim olduğunu bakmadan daha açtım

" Ne var?"

"Bi iş var Gece 2 Kişi abi kardeş aralarına sızıp bilgi alıcaksın sonrasını biliyorsun zaten ne dersin."

"Olur Selçuk abi nerde ne zaman mesaj atarsın."

"Tamam abicim görüşürüz."

Telefonu kapatıp mutfağa indim Bugünde yapıcak bisey bulmuştum işte aslında bu işi para için falan yapmıyorum sadece selçuk abi zor durumda kaldığımda çok yardımı olmuştu can borcu gibi birşeydi işte..
Sandviç hazırlayıp Buzdolabından kola çıkardım ve oturup yedim o sıra telefona mesaj geldi adres ve saat vardı.
Gönderen:Selçuk abi
Saat 21.00'da Sahil bar'da

Gönderilen:Selçuk abi
Tamamdır abi.

Saate baktığımda yediye geliyordu yani zamanım Vardı daha o yüzden Duşa girip öyle çıkmaya karar verdim ve yukarı çıkıp küvete girdim zaten genelde küvete ya kendimi kesmek için yada duş almak için girerdim...

Yaklaşık bir saatlik bir duştan sonra dolabımın karşısına geçtim ve fuck yazılı siyah bir t-shirt ve siyah bir şort giydim makyaj masamın yanina gittim ve klasik makyajımı yaptım. Eyeliner,kapatıcı ve bordo ruj daha sonra ateş kırmızısı saçlarıma maşa ile hafif Dalgalar verdim işte simdi hazırdım. Araba anahtarını alıp Bmw i8'ime bindim ve son hız sahil bara sürmeye başladım,sigaramıda yaktım aynı zamanda tabii barın önüne geldiğimde arabayı park edip içeri girdim birkaç göz şimdiden bana dönmüştü bile bende şöyle bir etrafa bakarken barmenin yan tarafındaki masada olduklarını gördüm ve bende barmenin yanına onların olduğu tarafa oturdum ve bi tekila söyledim tekrar biraz bakındığımda birkaç göz bana selam verince bizim adamlarında burada olduklarını anladım ve Selçuk abinin sağ kolu olan cüneyit'e
Gönderilen:Cüneyit
Kavga çıkarın benimle küçük ama etkili olsun kendimi fark ettirmem lazım.
Yazıp gönderdim ona baktığımda beni başıyla onayladı artık oyun başlasın e madem.

Bir adam yanıma yaklaşmaya başladı ve benim yanımdaki bar sandalyesine oturdu adamı önceden birkaç kere görmüştüm yani Cüneyt göndermişti.

"Şimdiden kusura bakma."

"Ne demek abla bu arada bugün cidden çok güzelsin."

"Şov başlasın o zaman."
Deyip ayağa kalktım ve "Ne diyorsun lan sen."
Deyip dayak atmaya başladım sonra çakımı çıkarıp derin ama kalıcı hasar bırakmıyacak birkaç çizik attım işte ve bitmişti yerime oturdum evet simdi başarmıştım işte.
Kafamı o tarafa çevirdiğimde bana bakıyorlardı ve sorup sormamakta kararsız kalıyorlardı onlardan önce ben atıldım yoksa onların konuya girecekleri yoktu zaten

"Söyleyin ne söyliyecekseniz."

"İyi dövdün adamıda ne dedi sanada bu kadar sinirlendin."

"Beni ne kadar tanıyorsunuz?"

"Duymuşluğum var ama nerdeyse hiç."

"Benden nefret eden biyolojik gereksizlerle ilgili" deyip ayağa kalktım onların masasına oturdum onlar beni araştırmamıştı ama ben iyi biliyordum onların hayatını anne-baba'larından nefret ediyorlar ve sözde tek sahip oldukları değerli şey birbirileri. Abi- kardeş yürütüyorlar
İşleri bu yüzden ama artık nefes alamiyacaklarına göre pekte önemli değil bu

"ee siz anlatın biraz buralara uğradığınızı görmedim hiç bi iş falan mı var?"

"Ne gibi?"

"Herhangi kaçak mal,adam öldürme herhangi bisey."

"Hmm sana güvenebilir miyiz?"

"Sence?"

"Tamam anlatıyorum kaça uyuşturucu işi birinden kaçıyoruz onun dört yüz bin liralık malını eksik verdik ama bizden zorla aldılar ödüyecektik dinlemedi bizde kaçmak zorunda kaldık.Adı Selçuktu sanırım "

O bunları anlatırken sesini kaydettim Ve selçuk abiye attım ki eğer doğru söylüyorlarsa canlarını kurtarırlardı bende kaydı Selçuk abiye attım ve muhabete yeniden dahil oldum.

"Senin suçun Yokki Selçuk ismini duymuştum bence affeder seni takmayın kafanıza"

"Saol biraz rahatlattın bizi"

"Ne demek neyse gençler ben kaçıyorum işlerim var biraz depoda sıkıntı çıkmış hadi eyvallah."

"Tekrar görüşelim"

"Olur her türlü bulursunuz beni bu şehirde sıkıntı yok."
Deyip çıktım bardan ve bizim bara sürmeye başladım.
Hell bar'a geldiğimde arabayı park ettim ve aşağı ofis katına Selçuk abinin odasına indim. Hemen içeri girdim ve konuşmaya başladım

"ee karar nedir?"

"Bilmiyorum bi saat takıl burada bizimkiler araştırsın sonra söylerim sana"

"Tamam o zaman beni nerde bulucağını biliyosun."
Deyip göz kırptım tabiki barmen masasının orda içki içicem ve sigara tabii yukarı çıkıp iki viski istedim ve sigaramı yaktım.
Bu sıralar okula da hiç gitmiyorum aslında bana kalsa kayıtlı bile olmam bi okula ama dedeme söz verdim diploma alıcağıma yoksa ben ve okul öğğ viskiler masaya konulduğunda ikisinide fondip yapıp bitirdim. Ve iki tekila daha içip kalktım çünkü Selçuk abi çağırıyordu aşağı indiğimde sinirli gözüküyordu zaten hemen bağırmaya be ortalığı yıkamaya başladı.

"Ulan bildiğin keklemişler bizi Gece! hemen bul onları abicim ikisinide sana veriyorum ulan hangi boktan işkenceni uygulicaksan uygula! adamlara bak lan bide beni kandırıyolar!!!"

"Tamamdır etide benim kemiğide görüşürüz!"
deyip sadistçe sırıttım ve adamlara benim depoma götürmeleri için birkaç malzeme istedim iste bir kezzap olsun kerpeten testere falan lazim bunlar yani. Bardan çıkıp arabaya atladım ve sahil bara sürdüm büyük ihtimalle orda olmiyacaklardı yada o odalardan birinde saklanıcaklardı sahil bar'a geldiğimde arabayı bırakıp içeri girdim ve barmene onları sordum tehdit etmeyi de unutmadım ki burasıda kimse bilmese de Selçuk abinin barıydı yani adamın barında adamdan saklanmışlardı Gerizekalılar. 14 numaralı odanın kapısını aralayıp baktığımda ordaydılar silahımı bi elime çakımı bi elime aldım ve odaya daldım kızın bacağına bi el sıktım kaçmasın diye ki oğlan bana doğru koşunca çakımı karnına saplayıp çıkardım ve bizim elemanlara mesaj attım bunları benim depoya götürüp selcuk abiyede haber vermelerini sonra dört bardak viski içip kalktım bizim elemanlarda gelmişti zaten arabama atlayıp İSTANBUL'un en batak sokaklarından birine Depomun olduğu yere gittim adamlarda gelmişti zatenki Selçuk Abi'de gelmiş adamı dövüyordu hıncını almış olucak ki bana sende işareti verip depodan hızla çıktı ve bende kafamı yana egdim ve güldüm birazdan bu yüzlere olucaklara güldüm ve tabii işime başladım önce sadece ellerine benzin döküp yaktım ve tüple söndürdüm sonra tırnaklarını tek tek kerpetenle çekip birbirilerinin ağzına tıkıp bağladım sonra derilerini çakımla yavaş yavaş söküp kezzap döktüm saçlarını kestim ve derilerini kesip kezzap döktüm orayada aslında daha çok malzeme vardı ama ben yorulduğum için benzin döküp yaktım ve küllerini arka bahçeye bıraktım işte benim sıradan bir günüm daha bitti...
-----------------------------------------------------------
Vote ve yorumlarinizi bekliyorum
İki günde iki bolum sizce nasıl.

SADİST KIZBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin