Silah Sesleri

136 5 4
                                    

Eve geldik. Annem babam Doruk'un annesi babası ve Büşra ile bizim eve geldik. Annem:
"Kızım her gün daha çok korkuyorum. Telefon çaldı, açtım amir beymiş. Vurulduğunuzu söyledi. İnan şu kalbim öyle acıdı ki.. Ne olur kızım dikkatli olun Doruk,oğlum senin için de çok korktum.Ama sizin şu sevginiz gerçekten kıskanılacak gibi. RABBİM mutluluğunuzu arttırsın."
Doruk:
"AMİN annem, sen korkma hepimiz ALLAH'A emanetiz."
Bende annemi teselli ettim. Rahatladı biraz. Nur annemi de teselli ettik. Babamın ve Doruk'un babasının işi çıktı. Büşra dışında herkes gitti. Büşra ile konuşmaya başladık.
Büşra:
"Öz kardeşim benim, tesadüfen geldim hastaneye Melek teyzeyi görünce çok korktum, sonra anlattılar falan işte Ezgi çok korktum be."
Büşra'nın gözleri doldu, sımsıkı sarıldı. Çok özlemişim, bende sarıldım. Büşra ile 14 yıldır arkadaşız. Öz kardeşim gibi değil, çünkü öz kardeşim kğceöcldöcd Doruk tebessüm etti ve:
"Şey Büşra artık bıraksan da ben sarılsam? Kıskandım da.."
Bu halde bile güldürdü ya, üçümüz de güldük. Büşra:
"Oo tamam enişte gel de sen sarıl sevgili eşinee"
"Tabi sarılcam ya"
Her zamanki gibi sıkıca sarıldı. Kokusunu özlemişim..
...
Yatma zamanı geldi. Büşra kalkmak istedi çok ısrar ettik ama çocuğu uslu durmuyormuş annesini özlemiş. Büşra'da gidince kaldık beraber. Koltukta konuşmaya başladık. Yarın izin vermiş amir bize. Ama ben gitmek istedim. Zaten bir gün gitmedik. Ülkenin durumu zaten karışık, izin yapma sırası değil. Bir kaç güne tatil için de izin alacağız. Önceden Fethiye'ye rezervasyon yaptırmıştık. Doruk da benim gibi düşünüyordu.
"Ezgi'm o zaman erken uyuyalım, dinleniriz."
"Ya sen böyle canın acıyınca mercimek çorbası içmek istiyorsun ben hemen yapayım da iyi gelir sen bekle."
"Huzurum,sen daha kötüsün benden. Boş ver sonra yaparız. "
"Yaaa ama sende diyordun, sen çok güçlüsün diye ben güçlüyüm bak hemen yapıyoruum."
"Ezgi ama bak daha yeni.."
Lafını kestim birden ayağa kalktım. Başım döndü, ani hareket yapma demişti doktor. Doruğa belli etmeden mutfağa gittim. Tencereyi aldım, çorbayı yapmaya başladım. Bir yandan da Hande Yener-Mor söylüyordum, bağırarak mdmemdm
Çorbayı karıştırmaya başladım.
"Ne olduu pek bii keyfiin yook düşlediğin gibi olmadı mıııı? Yakıştı ama sana mor renk çooook."
"Bana sadece sen yakışırsın."
Diyip sarıldı.
"Doruk nerden çıktın korktum."
"İyi misin diye bakmaya geldim. Baktım Hande Yener'e giriş yapmışsın. Çok tatlı görünüyordun dayanamadım."
Masum bebek tavırlarına girdi, çok tatlıı.
"Doruk bir şey sormak istiyorum."
"Ne oldu? Ciddileştin birden bir yerin mi ağrıyor yoksa? "
"Yok aşkım ama şey sen neden bu kadar tatlısın?"
"Sen yanımdasın ya o yüzden."
"Çorba oldu sen git ben getireyim."
"Tamam bitanem"
...
Çorbayı kaseye koydum, biraz da su koydum bardağa ve Doruk'un yanına oturdum.
"Hıh aç bakalım ağzını, ben yedireceğim."
"Tamam tamam ama sıcaktır çorba."
"Olsun daha iyi aç çabuk."
Güzelce baktı bana ve açtı ağzını güzelce içirdim çorbayı. 
Daha sonra da suyu içirdim.
"Ohh turp gibiyim. Senin elinden yemek yemek gibisi yok."
"Sen iste ben hep yaparıımm."
"Seni çok seviyorum."
"Bende seni çok seviyorum."
Artık çok uykumuz geldi. Doruk kalktı ve kucağına aldı.
"Yaa indir Doruk, canın acır lütfen"
"Saçmalama çok hafifsin, ağır olsan da bırakmam."
Yatağa yavaşça bıraktı. Üstümüzü değiştirdik ve uyuduk...
...
"Ayak sesleri geliyordu. Cam kırılma sesi duydum sanki.Gözlerimi zorla açarak,yataktan kalktım. Ve oturma odasından olmalı silah sesi duydum. Telaşla oturma odasına gittiğimde Doruk yerde kanlar içinde yatıyordu. Büşra ve eşi kaçıyordu. İnanmıyorum Büşra ve eşi Doruk'u vurdu. Kalbi atmıyordu.
"Doruuuuuk hani hiç bırakmayacaktın beni? Hani Doruk hani?" O kadar ağlıyordum ki yaşayan bir ölüydüm artık adeta.. Doruk'suz ne yapacağım ben? Hayallerimiz vardı daha. Bir sürü hayal.. Son nefesimizi beraber verelim istemiştik. Ama ben yaşıyordum o ise.. ÖLDÜ..
Nefes alamıyorum daha duramıyorum.."
Gözlerimi açtığımda "Doruuk" diye bağırarak uyandım. Hepsi kabustu. ALLAH'IM çok korktum.
"Ne oldu aşkım?"
"Doruk çok kötü bir rüya gördüm. Seni Büşra ve eşi vuruyordu, ö-ö-ölüyordun. Doruk çok korktum."
"Korkma bitanem ben yanındayım. RABBİMİN nasip ettiği kadar."
..
Çok korkmuştum. Uyanınca şükrettim Doruk yanımda diye. Alarm da çalmak üzereydi, dışarda yemek yemek istedim. Canım pizza çekti.
"Doruk dışarda pizza yesek?"
"Olur güzelim de sabah sabah ne pizzası?"
"Bilmem, canım çekti ya."
"Tamam bizim emniyete yakın bi yer var yeni açılmış oraya gidelim?"
"Tamam canım."
"Doruk ne giyeceğim bilmiyorum. Sen seç?"
"Tamam prenses. Bak şu beyaz kotunu üstüne de toz pembe tişörtünü giy. Hava akşama yakın serin oluyor. Beyaz hırkalarından birini al."
"Teşekür ederiim ama senin hırkalarından giymek istiyorum çok güzelleeer."
"İstediğini giiiy"
"En son hangisini giydin?"
"Bunu giydim güzelim"
"Yaa bu beyaz hırkan da en sevdiklerimdeen"
"Yerim senii"
Doruk da üstünü giydi. Siyah tişört ve siyah kotuyla çok yakışıklı görünüyordu.
..
Yeni açılan cafeye gittik. Dekorasyonu mütüş olmuş. Garson yanımıza doğru geliyordu. Ama bu Emre'ydi. Beni çok seven birisiydi. Doruk da biliyordu, kavga etmişti hatta. Bu çocuk yani Emre psikopatın teki. İntihara kalktı benim yüzümden ama ilk önce seni ve Doruk'u öldüreceğim falan demişti. Ve çömlek patladı. Doruk Emre'yi, Emre de bizi gördü. Emre yanımıza geldi.
"Ooo çifte kumrulaaar hoşgeldiniz. Ezgi daha da güzelleşmişsin bebeğim."
"Lan hıyar defol git şurdan o en yediğin dayakları unuttun sanırım. Yine kaşınıyorsun,biliyorsun kaşırım zevkle."
"Kavga edecek halim yok, o gün başıma gelmeyen kalmadı. İntikamım olacak ama şimdi değil Doruk Serttaş. Ne sipariş ederdiniz? "
"İki tane pizza getir iki de ice tea şeftali şimdi ikile."
"Okey."
Doruk yine sinirlendi.
"Aşkım özür dilerim Emre'nin burada olduğunu bilsem başka yere giderdik."
"Önemli değil Doruk zaten sen nereden bileceksin. Boş ver ben biliyorsun ki sadece seni seviyorum."
"Bende Ezgi'im bende."
Pizzaları ve içecekleri başkası getirdi. Yedik ve Emre olayını unuttuk. Sohbet ettik. Saat 7'ye geliyordu. Hesabı ödeyip çıktık.
Saat tam 06:59'da emniyetteydik. Bugün Sezen Aksu konseri varmış. Bombadan korkuyor millet. O yüzden biz ve ekip oraya gideceğiz. Koruma amaçlı. İçeri girdik. Gökhan amir:
"Ezgi,Doruk nasılsınız?"
"İyiyiz amirim sağ olun."
Bizim ekip de amir de geldi sarıldı. En çok Berra korkmuş çünkü onunla çok iyi anlaşıyorduk. Çok iyi birisi. Ahmet ile kına gecesi varmış ama günü söylemediler ısrarlarımıza rağmen. Hazırlık yapmamızı istemiyorlarmış.
Her şey hazırmış zaten. Yağız:
"Amirim konser kaçta?"
"18:30'da orda olun siz çocuklar."
"Anlaşıldı amirim."
Selen Yağız'a takıldı.
"Yoğooz kordoş ortok boz do yongo ostoyorooz"
"Yok bea ben böyle iyiyim. Hem elektrik alacağım birini bulamadım hahaha."
"Elektirik alamadıysan, gaz veririz ve evlenirsin karşiim." dedi Poyraz. Hepimiz kahkaha attık.
Berra ile bahçeye çıktık. Sigara alacaktık, ilerdeki büfeden. Doruk içmeme pek razı değil ama üniversitede başladım. İlk başta sıkıldıkça içiyordum ama sonradan iyi gelmeye başladı. Neyse Berra ile sohbete daldık.
"Berroş heyecanlı mısın?"
"Kanka hemde nasıl iki gün nasıl geçecek bilmiyorum. Ya off Ezgi ağzımdan kaçırdııım."
"Oleey öğrendim oleeey."
"Sen az değilsin var ya."
"Ablan star bebeğim. "
"Ama bak Doruğa falan deme tamam mı ben zaten sana diyecektim en sevdiğim kardeşime nasıl demeden durabilirim kii?"
"Uu yavrum"
Büfeye geldik. İçeri girdik:
"Abi bi parlament verir misin?"
"Tabi komiserim."
"EyvAllah abi."
Emniyete doğru ilerledik.
Konsete kadar iş yoktu öyle ama sadece Halil'in siciline bakılacak ve narkotik şubesine gidip uyuşturucaların analizine bakılacaktı..
Narkotik işiyle Doruk ben ve Selen ilgilendik. Halil'in siciliyde Ahmet Berra Poyraz ve Yağız ilgilendi.
İşimiz bitti.

Polis HayatıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin