"YALNIZCA BONG-CHA İÇİN"

224 18 15
                                    

Bong-cha'nın ağzından

Jungkook denilen çocuk bana çok içten bakıyordu. Ben de onunla aynı durumdaydım. Onun kadar içten olmasam bile. Bu bakışlar bana yabancı gelmiyordu. Hayrete düşmüştüm. Peki neden?! O beni tanıdığını söylese de ben onun hakkında hiç bir bilgiye sahip değildim. Bildiğim tek bir şey varsa eğer o da isminin Jungkook olduğu. Belki de beni kandırıyordur diye düşündüm bir an. Ancak sanırım bu mümkün değil. Eğer beni kandırıyorsa niçin Jungkook ismi bana yabancı gelmesin? Gözlerimi onun gözlerine kenetlemekten kendimi alamıyordum. Kendisi bir varlığı etkileyebilecek nitelikteydi. Bakışları ise adeta beni benden almaya yetmişti.

Jungkook'un ağzından

Hatırlamalıydı. Evet beni hatırlamalıydı. Hatırlaması için elimden her ne geliyorsa yapacağım. Bana bu şekilde bakması kalbimde bir boşluk hissetmeme sebep olmuştu. Bu duruma ben sebep oldum. Bu nedenle sonucuna katlanmak mecburiyetindeyim.

Arkadan gelen kapı sesi ile gözlerimi Bong-cha'dan çevirdim, kapıya baktım. İçeriye Mark girmişti. Bıkmışcasına nefesimi dışarı vererek göz devirdim. Merak konusu. Ben bu baş belâsından ne zaman kurtulacağım? Ancak içeriye sadece Mark değil Jin ve Suga hyung da girmişti.

Bong-cha'nın ağzından

Uzun bir sessizlik sonrası gelen kapı sesi ile gözlerimi o yöne çevirdim. Tanımadığım iki erkek içeriye girmişti. Ama onların arkasında bir kişi daha vardı. Bana doğru koşuyordu. Ama Jungkook'u görünce yavaşladı.

Yazarın ağzından:

Jungkook'a dönerek;

Mark: Hâlâ ne hakla buradasın?

Jungkook: Kapa o lanet çeneni. Bu soruyu asıl benim sana sormam gerekiyor.

Jin: Hiç olmazsa şimdi yapmayın. Sırası değil.

Jin'in bunu söylemesi üzerine her ikiside susmuştu. Kapı tekrar açıldı ve içeriye Doktor girdi.

Doktor: Hastamızı taburcu edebiliriz. Fakat Jungkook Bey benimle odama gelmeli.

Jungkook onaylayarak doktorun peşinden gitti.

Mark'ın ağzından

Jungkook'un gitmesi üzerine kalktığı sandalyeye oturdum. Bakışlarımı Bong-cha'ya çevirdim. O da bana bakmıştı.

Bong-cha: Neden bana muzunu bulamamış bir maymun gibi bakıyorsun?

dediğinde yüzümde hem şaşkın hem de tebessümlü bir ifade oluştu.(Bu nasıl bir cümledir😂)Jin ve Suga bitmek bilmeyen bir gülme krizi içerisine girmişti.

-Bong-cha. Beni hatırlamıyor musun?

Bong-cha: Hayır, çıkaramadım. Ama tanıdık geliyorsun, dedi. Bunu demesiyle beraber Jin ve Suga'nın gülen yüzü şaşkın bir surat ifadesine dönüştü.

Jin,Suga ve Mark: NE?!

-Bu da ne demek oluyor?! Beni hatırlamıyor mu? Bir an ne yapacağımı bilemedim. Ama ilk önce o Jungkook denen pisliğin işini bitirmem gerektiğinden adım gibi eminim. Oturduğum yerden hızlıca kalkıp koşarak odadan çıktım.

Hemen hastane koridorunda karşıma ilk çıkan hemşireye yöneldim.

-Doktorun odası nerede? Bir bilginiz var mı?!

Hemşire: Bir üst katta soldan 3. odada efendim.

- Teşekkür ederim, dedim ve hemen hemşirenin söylediği yöne doğru koştum.

Jungkook'un ağzından

Doktorun odasına gelmiştim.

Doktor: Şöyle oturun lütfen.

Doktorun gösterdiği koltuğa oturdum. Ardından onu dinlemeye koyuldum.

Doktor: Bong-cha Hanım bir hafıza kaybı geçirmiş. Ş-...
Doktorun sözünü kapıdan içeriye hızlıca giren Mark kesmişti.

Mark: Umarım mutlusundur Jungkook.

Doktor: Sakin olun. Bong-cha'nın yakını olmalısınız. Siz de oturun ve beni dinleyin.

Mark yanıma oturdu. Ve benim gibi o da doktoru dinlemeye başladı.

Doktor: Bong-cha Hanım bir hafıza kaybı geçirmiş. Şu an elimizden gelen bir şey varsa eğer bu da sabırlı olmak. Ona zaman verin lütfen. Elbet hatırlayacaktır. Ahh bir şey merak ediyorum. Siz niçin sürekli bir kavga halindesiniz?

Doktorun son cümlesi üzerine kafamı Mark'ın bulunduğu yöne çevirdim. Mark da kafasını bana döndürmüştü.

Mark ve Jungkook: Kendisine sorun. Benim hiç bir fikrim yok.

Doktor: Anlıyorum.

Mark ve Jungkook: Sanmıyorum.

Woah cidden. Aynı zamanda konuşuyorduk. Fakat bu beni rahatsız etmişti.

Mark ve Jungkook: Susar mısın?

Doktor: Pekâlâ. En azından Bong-cha için birbirinize saygı göstermeye çalışmalısınız. Lütfen. Okuluna gelecek olursak eğer eğitimine bir süre ara verebilir. Ancak siz her ihtimale karşı ona hatırlatmaya çalışarak ders çalıştırabilirsiniz. Geçmiş olsun. Gidebilirsiniz.

Mark: Peki.

-Peki, dedim. Ayağa kalktığımızda kapıya doğru ilerlerken Mark'ın kulağına yaklaşarak;

-Yalnızca Bong-cha için katlanacağım sana. Farkındasındır umarım.

Mark: Farkındayım. Yalnızca Bong-cha için...(!MEDYA!)

MERHABA🤗 BİR BÖLÜMÜN DAHA SONUNA GELMİŞ BULUNMAKTAYIZ. SİZLERİ SEVİYORUM😽LÜTFEN YORUM YAPIN

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: May 01, 2018 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

BTS AND GOT7:GOOD AND BADHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin