Uraz ve Hazar iki dost, çocukluk arkadaşı zengin ve yakışıklı 19 yaşlarında lise son sınıf öğrencileri ve Gezer Kolejde okuyorlar.
Kolejin sahibi Hazarin babası olan Ömer Gezer ve annesi okul müdürü Elif Gezer.
Hazar tek çocuk ve halinden gay...
02.05 Oğuz'la kendimizi karakolda bulduk. Kafamı kaldırdığımda bizim maloşlarda karşımda belirdiler. Kayra beni görünce yanıma koştu. "Masal şimdi ne olacak" dedi titrek sesi ve sulu gözleriyle.
Hiçbir şey demeden sarılmakla yetindim. Gelen seslerle beraber kapıya baktığımızda diğer üç çocuğunda içeri girdiğini gördük. Motorda olduğu gibi burda da peşimizdelerdi anlaşılan. Çocukların yanında polis olduğunu görünce anladım ki onlarda yakalanmıştı. Okadar rahatlardı ki o halleri beni şaşırtmadı değil. Gerçi bizimde onlardan farkımız yoktu. Kayra hariç.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(Resimdeki: yakışıklı polis memuru)
Yakışıklı polis memuru yanımıza doğru gelirken kızlarla gözlerimizin fal taşı gibi açıldığını farkedebiliyordum. Şu durumda bile yakışıklı kesiyoruz yav. Melis bana yaklaşıp kulağıma eğilerek
Kızın sesinin ayarı yok abi. Polis memuru piç smile atarken bizimkiler anırıyordu. Diğer çocuklar ise göz devirmekle yetindi. Melis hiçbir şeyi farkına varmamış olmalı ki yine aynı ses tonuyla "Beni nezarate at yıkışıklııı ama kendinle beraber" demesiyle polis memuru da dahil hepimiz kahkaha atmaya başladık.
Kayra durur muuu? Tabikide durmadı. Oda polis memuruna dönerek "Merhaba ben Kayra ama genelde arkadaşlarım Gayra derler. Beni Instagramdan ekleyebilirsin 3 'r' , 2 'a' ile Gayrrraa" dedi bir orço taklitiyle ve bu kahkamızı daha da artırmamıza neden oldu.
Herkes bize şaşkın bir ifadeyle bakmaya başlayınca 'tanımıyorum bu arkadaşları' bakışları atarak kafamı Atilla'nın omuzuna yasladım. Polis memuru ailelerimizi aramak için bizlerden numara almamıştı. Buna şaşırsakta ne de olsa yırttık havasına girdik. Yakışıklı polis memurunun bizi odasına çağırması ile Melis önde bizde arkasında ilerlemeye başladık. Melis'in aniden duraklaması ile domino taşı gibi hepimiz yerle ilişkiye girdik. Daha doğrusu Melis yerle, ben Melis'le, Kayra benle, Atilla Kayra ile, Oğuz Atilla ile ve Eren ne yazık ki hepimizle hadi onuda geçtim bu çocuk halinden memnunmuş gibi üstümüzden kalkmayı da düşünmüyor sanırım. Hepimizin yavaş yavaş ayağı kalkmasından sonra kafamı kaldırmamla karşımda kahkaha atan yakışıklı polis memuru ve abime karşılık bende gülümsedim. Oha şimdi dank etti karşımda abim duruyordu. " A a abi senin burada ne işin var?" dedim korkuyla.
"Abi yaaa abiii. Yediğin bokun kulağıma gelmeyeceğini mi sandın hanfendi" diyerek devam etti cümlesine
"Ömürcanı tanımadın sanırım liseden arkadaşım"
Kafamı çevirip yakışıklı polis memuruna baktım. Yalnız çocuğun adı 'yakışıklı polis memuru' olarak kaldı. Çocuk evrime kafa atmış aq. Melis hemen toparlanarak "Masal'ın abisi benimde abim sayılır dimi Cenkciğim" diyerek abime sarıldı. Onun peşine Kayra'da abime doğru ilerleyerek
"CNM CNK abicim" dedi ve sarıldı.
Sanki onların abisi aq. Ha şimdi kıskandım. Şaka şaka omuz silkip fırsattan istifade Ömürcan'a doğru gidip " Ooo Ömüşcüm ne kadar büyümüşsün, ben senin bokunda boncuk ayy pardon sokakta top oynadığın zamanları bilirim" diyince abim hemen
"Abartma Masal" diye yanıtladı gözlerini devirerek.
Abimi aldırış etmeden Ömürcancığıma sarıldım. Kızlar bana ölümcül bakışlarını atarken ben bu anın keyfini sürdüm. Taa ki Melis'in ortaya atlayıp "Sonuçta Masal'ın abisi benimde abim sayıldığına göre Masal'in abisinin arkadaşı benimde abimin arkadaşı sayılır" demesiyle Ömüş'e sarılması bir oldu.
Abimin ayağa kalkmasıyla hep beraber ayaklanırken abimin "Bu sefer ucuz atlattınız. Masal dua et de Ömür tanımış seni babam duysaydı boku yemiştin." demesiyle abime
"Çok teşkür canım abim" diyip sulu sulu öptükten sonra tekrar Ömürcan abiye dönüp ona da teşekkür edip kendimizi koridora attık.
-MERİÇ'İN AĞZINDAN- Koridorda beklerken bir çift topuk sesi duymamla kafamı kaldırdım ve karşımda sinirle bize yaklaşan annemi gördüm. "Yine ne yaptınız?" diyerek azarlamaya başlamasına kalmadan Uraz
"Arzu Teyze motorlarla gezerken gereksiz üç kız bizle yarışmaya kalktı eee bizde derslerini verdik". Hazar araya girerek
"Aslında onlar bize dersimizi verdi kardeşim" Uraz'la kaşlarımızı çatmış bir şekilde Hazar'a bakarken kapı sesi duymamla kafamı kapıya çevirdiğimde kapıda Cenk'i gördüm.
Annem "Ceenkk" diyerek ayağı kalktı. Cenk annemi görünce şaşırsa da bize doğru yaklaşıp anneme sarıldı.
Sonra annemden ayrılarak "Merhaba Arzu Teyze nasılsın?" diye sordu.
Annemle Cenk kısa bir muhabbet ettikten sonra annem neşeli bir şekilde esmer, mavi gözlü kıza sarılarak "güzelim senin ne işin var burada? Özlemişim nasılsın?" diye sorunca kızla hafif tebessümle
"Yanınızda ki çocuklar olayı anlatmışlardır Arzu Teyzecim sizi gördüm daha iyi oldum, siz nasılsınız?" diye yanıt verdi.
Ah bu kadınlaaaar ayak üstü sohbet etmeye bayılırlar.
Annem "iyiyim canım bu güzellikler de kim tanıştırmıyacak mısın?"
Dikkatimi onlara verdim çünkü kim olduklarını merak ediyordum fakat onları dinlerken fazla dikkat çekmek istemediğim için çocuklara döndüm ama kulağım annemgildeydi. Çocukların da benden farkı yoktu gerçi onlar da durmuş pür dikkat kızları dinliyorlardı. Bi gülme geldi ama kendimi tuttum.
"Tabi Arzu Teyze bu Melis" diyince gösterdiği kıza baktım.
Bu polis memuruna laf atan güzel kızdı. Kumral saçları ve can alıcı mavi gözleri vardı. Diğer arkadaşına dönüp "Buda Kayra" dedi esmer kızı göstererek.
Elimde olmadan kumral kızı incelemeye başladım. Annemle selamlaşmasını izledim. Konuşma tarzı çok düzgündü. Yanlarında ki çocuklara döndüm, galiba sevgilileriydi.
Tam o sıra annem sanki içimi okumuş gibi "Peki bu yakışıklılar kim?" diyerek çocuklara döndü.
Çocuklardan biri yaklaşıp anneme elini uzatarak "Eren" dedi ve arkasına dönüp diğer iki arkadaşını göstererek "Atilla ve Oğuz" dedi.
Annem çocuklarla tanıştıktan sonra beni yanına çekerek "Oğlum Meriç" dedi. Sanki ben yaptım, benim eserim der gibi. Sonra arkadaşlarımı göstererek
"Bunlarda Uraz ve Hazar" dedi annem. Kayra Masal'ın kulağına eğilerek
"Hazar ne kardeş, Hazar her pazar azar.."
Bunu sadece ben değil Hazar, Uraz ve Melis'de duymuştu. Biz gülerken Hazar
"Her pazar değil güzelim her gün azar azar"dedi ve göz kırptı.
Annemler durumu anlamamış şekilde bakarken biz gülmeye devam ediyorduk. Kayra iğrenen bakışlarını Hazar'a atarken bende Melis'in gülüşünü izliyordum. Annem ve Cenk işlemleri halledince annem kızlara sarılıp vedalaştı. Biz motorlarımıza yerleşirken Melis ve Masal da motorlarına atladılar.
Kayra ise "şu motora binmek zorunda mıyız ya bu gece başımıza ne geldiyse bu iki tekerlekliler yüzünden geldi" diye söylene söylene Masal'ın arkasına bindi.
Yalnız bu gece olanlardan tek şikayetçi o gibi gözüküyordu. Çocuklarda Cenk'in arabasına yerleşince hepsi gözden kayboldu...