Universitemin İlk Günü

71 5 3
                                    

Eveeet bugün pazartesi... Alışmıştım gezmeye. :)) Mike'la aynı üniversiteyi seçmiştim. Şimdi bu kararımın ne kadar yerinde olduğunun farkına vardım. 

Çünkü öğrenci olduğum için paramı doğru kullanmak zorundayım.  Ev için para yok, gıda için yok  :) Ailemin gönderdiği parayı kişisel ihtiyaçlarım için kullanacaktım.

Kampüse geldiğimizde bizi çevresindeki ağaçlarla birlikte, karşısında kamelyalar bulunan büyük bi gölet karşıladı.

Mike Arkeoloji bölümüne gidiyordu, ben tıp fakültesi öğrencisi olacaktım bugün :)

Binanın içine girdim. Sınıfım koridorun sağındaydı. Sınıftaki arkadaşlarım güzel görünümlü hoş insanlardı özellikle de önde oturan sarı saçlı kız :))

Gelir gelmez başladım Aksoy bulaştırdı bana :) Onu da davet ettim bikaç haftaya gelecekmiş Amerika'dan. Onun tabiriyle Amarika' dan -böyle diyordu sanırım :)- 

Sarı saçlı kızın yanı boştu hemen gidip onun yanına oturdum kaçırır mıyım bu fırsatı? :))

-" what's your name? "

-"My name is Jane.  Nice to meet you. "

-" nice to meet you ,too."

-where are you from? I guess you're new to here :)"

-" Yes I am. I'm from Turkey"

-" Ben beş yıl orda yaşadım. Babam ingilizce öğretmeni. Bu yıl kendi ülkemize Avustralya'ya döndük"

Allah'ım burda ingilizce konuşandan çok türkçe konuşan var. :) Ya da ben mi kendime çekiyorum onları?  Hani insanın sevmediği ot dibinde bitermiş ya onun gibi.

Anatomi hocamız Mr. Gary geldi bu arada. Hemen derse başladı.  Makine gibi çok hızlı işliyordu dersi. Sonra ben "Sir,can you say the sentences slowly please? "

Sonra arkadan herkes gülmeye hayır hayır kahkaha atmaya başladı. Sonra Jane arkaya dönüp ileri ingilizce bişeyler dedi. Tabi ben onu anlayamadım. :)

Dersler bitince göletin karşısındaki cafe ye gittik Jane'le birlikte.  Orda Mike'ı gördüm ve yalnız başına oturuyordu. Mike ve Jane'i tanıştırdım. Sonra lattelerimizi sipariş ettik ve konuşmaya başladık. İşte onlar kendi arasında ingilizce konuştu. Ama aksanları bunu anlaşılmaz kılıyordu.

Sonra Jane Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne gideceğini söyledi. 

"Neden gidiyorsun ki oraya? " dedim. O da "Türkçe'yi unutmamak için" dedi. "Mike da gelebilir mi çünkü Türkçesi çok kötü :)?" dedim.  "Tabi ki gelebilir. " dedi. Ve ekledi: "Ayrıca senin de gelmende fayda var çünkü anadili türkçe olanlar bu bölüme gidip öğrencilere yardım ederse rektörlük onlara aylık 200 AU$ civarında para veriyor. "

Ooo o! ! Moneyyy!  Bunu sevdim Dostumm :) Ama Mike alamayacak zaten gerek de yok para içinde yüzüyorlar :)) Olsun yüzsün kankam :) Dolayısıyla ben de yüzüyorum :))

Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne doğru yola koyulduk.  Birden telefonuma gelen mesajla irkildim. Mesaj aynen şöyleydi :

...

Merhaba Australia !!!Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin