Five

746 45 14
                                        

Taehyung'un Bakış Açısından 

"Neden ondan hoşlanıyorum...? Ah her neyse... Sadece bunun hakkında düşünme..."

Banyo kapısı birkaç dakika sonra açıldı. 

Jungkook banyodan çıktı. Saçları ıslaktı. Havluyla saçlarını kuruttu. Gerçekten saçlarını dağıtmak istiyordum ama bundan nefret edeceğinden emindim.

"Taehyung, bir sorun mu var ?" Jungkook sürekli ona baktığımı yakalamıştı. Yüzüme bir tokat attım. "Aigoo... Neden bakıyorsun, Taehyung ?" dedim içimden. "Uh oh... Yok bir şey... Boş boş duvara bakıyorum... Endişelenme" Ona zoraki bir gülümseme verdim. "Tuhaf... Gidip duş al, ben bitirdim." dedi. "T-Tamam..."

Jungkook bana bir havlu verdi ve hızlıca banyoya girdim. 

Jungkook'un Bakış Açısından 

İç çektim. Taehyung'un bana baktığını düşünüyordum çünkü nereye yürüsem, gözleri beni takip ediyordu. 

Ama... Bana bakma tarzını seviyordum... Haha. Garip. Biliyorum. 

Seokjin hyung her zaman bana bakıyor ve sonunda şöyle söylüyordu. "Jungkook, biliyor musun ? Yürüyüşün bir çocuk gibi... Çok sevimlisin !" 

Tanrım... Onu o kadar özlüyorum ki...

Bir saat sonra, tamamen hazırdık. Taehyung'u benim kıyafetlerimle görmek, o gerçekten tatlıydı. 

Büyük boy tişörtüm ona tam uymuştu. Kahverengi saçları hala biraz dağınıktı. 

"Jungkook, bu büyük siyah pantolonu beğendim !" Kıkırdadı. "Beğenmene sevindim. Büyük boy kıyafetleri seviyor olmalısın." Dedim. "Gerçekten seviyorum !" Bana gülümsedi. 

Evin kapısını kilitledim ve sonra birlikte yürümeye başladık. "Pekala, nereye gidiyoruz ?" Ona sordum. "Sana favori bubble tea'mden almak istiyorum ve gerçekten parka gitmek istiyorum. Manzarası çok güzel ve gün batımını görebiliriz, bunu sana göstermek istiyorum !" diye açıkladı. 

Başımı salladım. Taehyung'un dediği şeye kadar gülümsediğimi fark etmemiştim. "Ne var biliyor musun ? Gülümsediğinde bundan gerçekten hoşlanıyorum. Bana karşı soğuk davranıyor olsan bile, ama senin gerçekten nazik olduğunu ve tanıştığım en nazik kişi olduğunu biliyorum." 

Bekle, şu anda kızarıyor muydum ? Yüzüm ısınmıştı. 

"U-um... Teşekkürler..." dedim. 

Bubble tea standına gelmiştik. 

"Sıra neden bu kadar uzun ?" Heyecanlı görünen Taehyung'a sordum. "Çünkü herkes bunu seviyor, bilmek için denemelisin !" "Tamam..."

Birkaç dakika sonra, nihayet sıra bize gelmişti. Taehyung orijinal aroma olan, sütlü çay aromasından sipariş etti. 

2 büyük bardak almıştı. "Um... Bunu kendim bitirmem mümkün olmayacak sanırım, bana orta boy olanını alır mısın ?" Dedim. "Oopps... Geri veremeyiz... Üzgünüm Jungkook ! Ama söz veriyorum, bunu seveceksin ve bitireceksin !" Yine beni neşelendirdi. 

Bubble tea hazırdı. Bir yudum aldıktan sonra "Tanrım, haklısın Taehyung. Bu çok güzel !" Hafifçe güldüm. Taehyung bana sırıttı ve sonra başımı okşadı. "Gördün mü ? Sana söylemiştim, hadi parka gidelim !" Beni sürükledi. 

Park aslında çok uzak değildi, ama ikimizde önünden geçtiğimiz mağazalara hayran kalmıştık. Bazıları oyuncak, kitap ve CD mağazasıydı. Farkında olmadan, saat neredeyse 6 olmuştu. "Acele et Jungkook ! Gün batımını kaçıramayız !" Taehyung koşmaya başladı. 

"Bekle !!"

Taehyung'un Bakış Açısından 

Banka oturdum, hemen ardımdan Jungkook'ta gelmişti. "Yavaş koşmalıydın..." Jungkook neredeyse nefes nefese konuştu. "Özür dilerim !" Güldüm ama yine de, kötü hissediyordum. 

İkimizde oturduktan sonra, Jungkook birine baktı ve o kişiyi işaret etti. "Taehyung... O fotoğraftaki kişi değil mi?... Eski sevgilin ?" 

Gözlerim genişlemişti. "N-Nerede ?" Panikle sordum. 

"Hayır, o olamaz." 


Obsession | TaeKook [Çeviri]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin