Jungkook'un Bakış Açısından
Taehyung adlı çocuk evimi terkedeli 2 gün olmuştu. Pekala, adını bana verdiği karttan biliyordum. Ama garip olan, aklımdan çıkmamaya devam ediyordu. Yüzü her zaman aklımda beliriyordu.
"Seokjin hyung... Biliyor musun ? Taehyung adında bir çocuk var... O gerçekten sana benziyor... Onda seni görüyorum sanki... Ya da gerçekten sen misin ?" Erkek arkadaşımın fotoğrafını koyduğum çerçeveyle konuşuyordum. Taehyung'un sarhoş olduğu o gece, Seokjin hyung beni terk edeli 1 yıl olmuştu.
Ya da Tanrı Taehyung'la tanışmamı mı sağlamıştı ? Tanışmamız için bir neden olmalıydı. "Seni özledim.." Çerçeveye sarılırken söyledim.
Aniden Seokjin hyungun son olarak ayrılmadan önceki sözlerini hatırladım...
*Flashback*
Onu hastane yatağında uzanırken gördüm. Yanına oturdum. Ailesi hastaneye gelmek üzereydi. Kendimi tutamıyordum, çok fazla ağlıyordum.
"Ama beni bırakırsan ne olacak ? Gitmeni istemiyorum... !" Seokjin hyungun yakınında ağladım.
"Kookie... Seni bırakmak istemiyorum... Ama eğer yaparsam, lütfen bana söz ver... Lütfen mutlu ol... Arkana bakma. Başka birini bul, seni benim yaptığımdan daha çok mutlu edeceğine eminim." Seokjin hyungun eli gözyaşlarımı sildi ve bana gülümsedi.
"Hayır ! Seni her zaman seveceğim ! Başka kimseyi bulmayacağım !" dedim.
"Böyle yapamazsın... Üzgün olacağım... İnan bana, Kookie... Söz ver bana, lütfen mutlu ol..."
Bunlar Seokjin hyungun son sözleri olmuştu.
*Flashback end*
Yatak odamdan dışarı yürüdüm. Aniden ön kapının çalındığını duydum, ama bu alışılmadık geliyordu. "Hırsız mı... ?" Beyzbol sopamı benimle birlikte almıştım, eğer o kişi bir hırsızsa ona vuracaktım.
Yavaşça kapıya doğru yürüdüm. "Kimsin sen ?!" Kapıyı açtığımda yüksek sesle bağırdım ama sonra üzerimde bir vücutla yere düşmüştüm. Onu uzaklaştırdıktan sonra hızla ayağa kalktım ve kim olduğunu kontrol ettim. "Taehyung ??"
"Oh ! Yani yine sarhoş ! Harika ! Bir evi yok, haha çünkü tekrar benim evime yürüyor !"
Onu aldım ve kanepeye yatırdım.
Hızlıca odama koştum. "Neden tekrar geldi ? Tanrım."
Sabah
Kapımın milyon kez çalındığını duydum. "Kim bu ?!" diye bağırdım.
"Odandan çık !" Adam bağırdı. Yüzümü yıkamak ve dişlerimi fırçalamak için banyoya gittim.
Bitirdikten sonra, kapıyı açtım. "Lütfen sessiz olabilir misin ? Aish." Dedim Taehyung'a.
Taehyung'un yüzü kulağımın yakınına geldi ve söyledi. "Git bana kahvaltı hazırla, acele et. Şikayet etmek yok." Sonra kanepeye oturdu ve televizyon izlemeye başladı.
"Lanet olsun ! Neden yapmalıyım ? Ben senin kölen değilim !" diye protesto ettim. O kimdi ki bana böyle şeyler yapmamı söylüyordu ? Ama sonra bana bakmadan ve sadece televizyona odaklanarak "Acele et ! Açım !" dedi. Bebek çizgi filmleri izliyordu ama o bir lise öğrencisiydi. Bu bana Seokjin hyungu hatırlatmıştı. O da genellikle bu gibi şeyleri izlerdi ama Taehyung en kötüsüydü.
"Tanrım. Ondan nefret ediyorum."
Ona tost, yumurta ve salam hazırladım. Eğer tadı kötüyse umrumda değildi. Yemek yapamıyordum. "Hey maymun ! Yemeğin burada !" Mutfaktan bağırdım. "Ne dedin sen ?" Taehyung kızmış görünüyordu. "Sadece sana kahvaltı hazırladığıma şükret !" Taehyung sessizce oturdu ve kahvaltısını etti.
"Hey. Neden evine gitmiyorsun?" Diye sordum.
"Bilmiyorum, ben sadece yürüyordum ve senin evine geldiğimi fark etmedim bile."
"Neden erkek arkadaşının evine gitmiyorsun ?" Diye alay ettim.
"Ne erkek arkadaşı ?" Taehyung kaşlarını çattı.
"2 gün önce cebinde bir fotoğraf gördüm" Sırıttım.
"Eski sevgilim" diye açıkladı.
Mutfaktan çıkmak üzereyken, Taehyung kolumu yakaladı. "Gitme, otur."
Onun yanına bir sandalye çektim.
"Bana yemek hazırladığın için teşekkür ederim..."
"Seokjin hyung... ?" diye mırıldandım.
"Ne ?" Taehyung sordu.
"Uhh... Hayır... Yok bir şey..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Obsession | TaeKook [Çeviri]
FanfictionTaehyung adlı çocuk, gerçekten geçen yıl vefat eden erkek arkadaşım Kim Seokjin gibi görünüyordu. Ve Taehyung'un hayatıma girmeye başladığı gün, Seokjin hyungun beni bırakmasının tam 1. yılı olduğu gündü. Thank you for permission @-vvtaekook
![Obsession | TaeKook [Çeviri]](https://img.wattpad.com/cover/116829961-64-k339021.jpg)