Saçlar

2 3 0
                                    

yola çıkalı yakalaşık bir saat olmuştu. Vedanın verdiği kasvet hala arabada dolanırken ben sessizce camdan dışarı bakıyordum ,Egfemen çoktan uykunun kucağına atlamış annesi ise döktüğü göz yaşları ileoğlunun saçlarıyla oynuyordu. Melda teyze oğluna o kadar düşkündü ki ara ara okula onu konturole gelirdi.

gözlerimi açtığımda hava kararmaya yüz tutmuştu. güneş son ışıklarını bırakıyordu yer yüzüne . AAraba durunca yola çıktığımızdan beri gözlerini kırpmadan uyuyan Egemen de sonunda uyanmayı becermişti. Kapı açılınca hemen ayaklarımı yerle buluşturdum . Bu iyi gelmişti uyuşan bacaklarım için .

'Neden durduk ?' siyah giyimli şöför sanki küfür etmişim gibi bakarken ona dil çıkarmamak için var gücümü sarf ettim. 'Akşam yemeği vakti ' dieyrek yanıtladı bendi en itici haliyle. karnım guruldayınca bunun ne kadar mantıklı bir fikir olduğunu anladım.

diğer arabanın kapısda açılınca içeriden Levent bey yanından ayrılmayan o adam ve en sonda ....yok artık . gözlerim kocaman açılırken emin olmak için tekrar baktım son inan kişiye . Yok yok kesinlikle .Şaka mı ! neden şaka olsun ki ? Sonunda yanımıza geldiklerinde şaşkınlığımı di,le getirdim.

'sen o ukala çocuk .! levent bey ve yanındaki herkes bana manyakmışım gibi bakmaya başladılar. Sonunda Lvent bey oldu ilk konuşan . 'oğlum tanışıyor musunuz' adını bilmediğim ukala bana yine muhteşem ukala gülüşlerinden birini attı ve ' tanışmıyoruz baba sadece küçük bir yardımım dokunduda kediciğe ne kadar hala teşekkür etmesede '

Rüyamda bile göremeyeceğim kadar lüks bir lokantada Egemen ben ve ukala aynı masada büyükler ise tam arkamızdaki masaya oturmuşlardı. bir kadın önümüze mönüleri koyup gittiğinde çok acıktığım için eline ilk alan ben oldum . Ama keşke açmasaydım . Fiyat kısımlarını görür görmez gözlerim yuvalarından fırlayacak kadar açıldı ve ağızımdan bir oha nidası koptu. 'Sanki altın yiyeceğiz bu ne len böyle ben bu yemeğe bu kadar para versem ölesiye kadar yemem.' Egemen ve bay ukala bana gülerken ben söylediklerimde çok ciddi olduğum içi hiç gülmedi. 'Merak etme kedicik para ödemiyeceğiz rahat ol.' Eğer biz bunları beleş yiyeceksek ya lokantanın müdürü çok mübarek biri yada fakir olduğumu ta girişte anladı. ' Neden ?' gözlerini benden ucra bir köşeye çekip bir kaç saniye düşündü . ' bunu sana söylmek istemiyorum kedicik bu sefer ukala olan adımı havalı yada züppe diye çıkarmanı istemem .'

sonunda yemeklerimiz önümüze geldiğinde yemek için sabırsızlanıyordum . Garsonlardan biri işimi bitirdikten sonra saygılı bir şekilde ellerini önüne koyarak 'Başka bir isteğiniz var mı Deniz bey ' ağzıma aldığım lokmayı adamı cevaplamak için yuttum. 'hayır yok .' masadakiler gülerken bense söylediğim kelimeleri tartmaya başladım . İyi de bunda gülünecek bir şey yoktu ki . 'Tekrar sorar mısın ?' garson komut üzerine sorusunu yineledi. 'Başka bir isteğiniz var mı Deniz bey ' Bey mi .? ' Adamda haklı tabi yok sorun değil arasıra beni erkek zanneden oluyor sorun değil dur bak.' şapkamı çıkırıp içine soktuğum saçlarımın dağılması sağladıktan sonra tekrar garsona baktım . ' gördün mü erkek değilim' Egemen kahkaha atarken karşımda oturan hala adını bilmediğim ukala gamzesini ve önümdeki tabaklardan daha beyaz olan dişlerini sergiliyordu tebessüm şeklinde . 'Zaten erkek olduğunuzu düşünmemiştim efendim. ' 'Dalga geçmek için mi bey dedin öyleyse .' 'Size demedim hanımefendi Deniz beye dedim ' diyerek eliyle bay ukalayı işaret etti . Gözlerim bir kez daha şaşkınlıkla açılırken gözlerimi tam akrşımda oturan ukala çevirdim ve parmağımlı bir onu bir kendimi gösterdim oysa hala bana bakıyordu . Bu sefer yüzünde ne gülümseme nede başka bir duygu yakaladım . Sanki bana bir şey söylemek istiyor ama cesaret edemiyormuş gbi bakıyordu mavileri.

Bu sefer araçtabir misafirmiz daha vardı. Deniz . Restoran dan sonra tek bir kelime dahi konuşmamıştık birbirimizle ama ben gerçekten adını ondan duymak istiyordum. yola çıkalı bir saat olmuştu ve mavi gözlerini bir saattir benden almıyordu . Bende bakılamının etkisiyle oturup camdan bakmaktan başka bir şey yapamıyordum ama sonunda tüm benliğimi toplayıp bende gözlerimi ona dikip sordum. 'Neden bakıyorsun.' Melda teyze ve tabiki Egemen uyuduğu için kısık sesle konuşmuştum. 'Nden hep şapka takıyorsun ve saçlarını hep topluyorsun.' soruma başka bir soru ilke karşılık vermesini es geçip cevap vermeyi tercih ettim çünkü muhtemelen zaten cevabı sorduğu soruydu. 'Böylesi daha çok hoşuma gidiyor.'
"peki neden kız gibi değilsin. Topuklu ayakkabı yerine paten yapıyorsun. Ve hep siyah giyiniyorsun mahallenizde kime sorsam sana pamuk prenses diyor ama üzerinde buna dair bir şey yok söylesene kedicik seni bu hala getiren ne?"
"bazı şeyleri anlatacağım kadar çok tanımıyorum seni pek güven verici bir tipte değilsin zaten. Ve bilirsin ki insanın başına ne gelirse ya meraktan yada..."
Son lafıma yine gamzesiyle gülümsedi. Bende çocuğun gamzesine taktım kafayı ha. Tövbe tövbe.

Deniz Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin