Yuvayı Koru

4 0 0
                                    

Yüksek duvarlarımız ve dikenli telimiz vardı ama giriş kapısını güçlendirmemiz gerekiyordu. Yakınlardaki ağaçlarla kapıyı güvenli bi hale getirmeye karar verdik. Muammer ve Tayfur arkadaşlarını bulmak için erkenden yola çıkmıştı. Mehmet ve Emre kamyonetle çıkıp biraz kalın ağaç dalı getirecekti. Bizde Apoyla sığınağı gezecektik, belki işimize yarayacak bir şeyler bulabilirdik. Bodrumda 7 8 metrelik dikenli tel bulduk. Trafo merkezi hayvanlardan korunması için dikenli tellerde yüksek gerilim vardı. Fakat olaylardan sonra elektrikler kesilmişti.Bir radyo buldum telsizi de vardı. Alıp bi kenara koydum. O sırada kamyonetin sesi geldi. Dışarı çıktık. Mehmet ve Emre yeterince ağaç toplamıştı.Uçlarını sivriltip kapının önüne tuzak kuracaktık. Ağaçların iki ucunu sivrilttik. Bi ucunu yan bir şekilde toprağa sapladık. Yakınlarda bir pet shop vardı. Emre ve Mehmet gelirken ordan kuş ve fare getirmişti. Ağaçların arkasına kafesleri koyduk. Amacımız hayvanları öldürmek değildi. Aylaklar düşünemediği için hayvanlara yaklaşmak isteyince sivriltilmiş ağaçlara saplanacaktı. Hava kararmaya başlıyordu acaba Muammer ve Tayfur nerde kalmıştı. Silah dükkanından beri daha hiç insan görmemiştik. Şehirdeki aylak sayısı da bir hayli artmıştı. Kapıda günde 2 kişi sırayla nöbet tutacaktı. Bu gece de Emre ve Hasan nöbetçiydi. Bir şeyler yemek için ateş yaktık ve başında sohbet etmeye başladık. Eda Muammer için endişeleniyordu. Gece yarısı olduğunda bazıları içeri geçip uyumaya gitti. Emre:
-Muammer! Muammer geliyor.
Muammer çok telaşlı gözüküyordu. Koşarak yanına gittik.Ve içeriye aldık.
-Dostum ne oldu Tayfur nerde?
-Onlar onlar...
Nefes nefeseydi
-Onlar ne
-Tayfur öldü beyler. Onu öldürdüler ben kaçtım.
-Nasıl kim yaptı.
-Bir şeyler yemek için yolda mola verdik o sırada etrafımızı bi grup motorcu adam çevirdi. Yemeğimizi istediler. Bende vermeyince silahı çekip Tayfuru vurdular. Beni de bıraktılar. Takip etmiş olabilirler.
Başımız büyük beladaydı. Tayfurun ölümü hepimizi şoka sokmuştu. Şimdi ne yapacaktık. Yuvamızı korumak için sonuna kadar savaşacaktık. Herkes odasına çekildi. Öğlen bulduğum Radyoyu çıkardım. Şansımı denemek için frekansları tek tek deniyordum. Sonra cızırtılı bi ses duydum. Antenle biraz oynaşınca arkadan çalan kısık sesli caz müziği anladım. Ardından bir ses:
-Hey orda kimse var mı...

Yeni HayatHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin