Yemek🍴

20 3 1
                                    

MM:Yeonjun


Minoe

Biz her zamanki gibi ortak katta toplanıp konuşmaya başlıyorduk. Zaten başka bir yere gittiğimiz de yoktu. İçeri Bang PD girdi. 

- " Evet gençler. Size bir haberim var. Kulağa biraz garip gelebilir ama 25 kişi lokantaya gitmeye ne dersiniz?  Söyleyince daha garip oldu aslında. "

- " EVETT!!!!! " diye bağırdık. Dışarı çıktığımızda 2 tane koca limuzin bizi bekliyordu. kızlar birine erkekler birine oturdu. Bang PD de diğer araçla gitti. 2 limuzin birlikte yola çıkınca bayağı garip duruyordu.

                                                               ***********************

Uzun yolculuk sonunda lokantamıza geldik. Lokanta aşırı derecede büyüktü. Tabi 25 kişiydi. İki büyük masayı birleştirdik. Alan kapatılmıştı. İnsanlar bizi görmesin diye kapattırmıştı Bang PD. Herkes mekanı çok beğenmişti. Ardından çalan telefonuyla Dila masadan ayrıldı. Ahh Dila kalkınca Yeonjun'umu daha iyi görüyordum. Çok tatlıydı. Txt ile konuşuyordu. Bi an bana bakınca gözümü kaçırıp yanımdaki Sun mi ile konuşmaya başladım. Sonra ayağı kalkıp konuştu.

- " Ben biraz hava alacağım. Biraz bunaldım da. " sonra gitti. Ben de izin aldım.

- " Ben de bir Dila'ya bakayım. "

Yeonjunu takip etmeye başladım. Tam düşücekken beni tuttu. Gözleri parlıyordu. Ayağı kalkacakken bileğim acıdı.

- " Ah bileğim. " ve o güzel kollarına geri düşmüştüm. Sonra beni kucağına aldı.

- " Ne? Ne yapıyorsun? "

- " Bileğin burkuk. Yürüyemezsin. " 

- " Yürüye... " sözüm kesildi çünkü Yeonjun'un telefonu çaldı. Çalınca irkildim ve anlığına dudaklarımız birbirine değdi. Sonra beni merdivene nazikçe bırakıp telefonunu açtı.

- " Ah efendim... Hı hı... Tmm geliyoruz. "

- " O kimdi? " 

- " Sun mi idi. Yemek gelmiş bizi çağırıyor. " 

- " Tamam. Sen git ben geliyorum. "

- " Gelebilir misin? "

- " Evet. Gelirim artık seke seke.  " hafifçe güldü. Aşırı tatlıydı.

- " Tamam ama kendine dikkat et. " deyip gitti. Ben de dışarı çıkıp hava aldım. Bileğim acıyordu ama çok değildi. Bir an beni tuttuğu anı anımsadım. Biz... nerdeyse öpüşmüştük... Dışarıda yürümeye başladım. Beni mi? Sun mi'yi mi? Seviyor mu? Sevmiyor mu? Sorular aklımdan çıkmıyordu. Çıksa ne güzel olurdu. O tatlılığı aklımdan çıkmıyordu. Onu çok seviyordum. Ama niye? Sonra biri arkamdan gözlerimi kapattı. Aniden acaba kaçırılıyorum da adam yanlış yeri tuttu diye düşündüm. Sonra bu düşünce yok oldu çünkü gözlerimi kapatan kişi beni dudaktan öptü. Bu kimdi? İttiriyordum fakat etki etmiyordu. Sonra beni bırktı. Şoku atlatınca gözlerimi açtım. Ama o kişi yoktu. Acaba Yeonjun mu diye düşündüm ama o içeri gitmişti. İlerlemeye devam edince yere çökmüş Dila ile karşılaştım.

- " Dilaa!! " ağlamaklı ve korkmuş görünüyordu.

Soobin

Minoe ve Dila bayağı sonra geldiler. Yemeğe zor yetişmişlerdi yani. Yemekten sonra yurda dönünce Minoe beni durdurdu.

- " Ah şey Soobin. Sana bir şey soracağım. Erkekler nasıldır?

- " Ne anlamda nasıldır? "

Mix StepHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin