Medya: Aşkı kendi basit ilişkilerinizle kirletmeyin! Gerçekten sevmediğiniz insanların duygularıyla oynamayın.
Kayla'nın azından:
Hızlı adımlarla gözümden akan yaşları silerek sınıfa doğru yürümeye başladım.
Doğrusu Meriç'in bana bunu soracağını tahmin etmemiştim çünkü aralarında bir bağlantı kuramamıştım ama şimdi bütün cevaplar ortaya çıkmaya başladı. Mesela; Meriç kesinlikle tek başına değil. Daha doğrusu işlerin başındaki kişi o ama onunda arkasında birisi ya da birileri var. Ayrıca teyzemin dediği gibi; son görevde takip edilmişim. Buda işlerin neden ters gittiğini açıklıyor. Ayrıca görevlerimi hafife almamalıyım. Hafife alınca kabak gibi elimede patlıyor.
Son görevimde Şevval diye bir kızın şikertteki bağlantılarını belirten bir belgeyi imha etmiştim. Aslında önemli bir şey değildi diye fazla önemsememiştim ama anlaşılan bazıları için önemliymiş. Allah'a şükür teyzem önlem almamı istemişti.
Teyzemin dedini iyiki yaptık ama Yürüyen Bela başımıza iş çıkarabilir. İlk önce bu konuyu halletsek iyi olur.
Yürüyen Bela'nın başımıza dert açıcağını en başından beri biliyorduk. Bu konuyu teyzem halledicektir ama yinede bizimde tedbir alsak iyi olur. Arkasında kimin olduğunu bilmiyoruz. Başımız yeterince dertte zaten bir de bunlarla mı uğraşıcam?
İçimden bir ses Meriç'in arkasındakilerin tahmin ettiğimizden daha büyük olduğunu söylüyor. Yapmamız gereken ilk iş Meriç'in kime çalıştığını bulmak olmalı. Yoksa ava giderken avlanırız.
Hayır o ikinci olarak yapacağımızı iş. Arkasında kim olduğunu öğreniceksek ilk önce yakınlaşmamız lazım ama Meriç ona yaklaşmama izin vermez. O fotoğraflardan sonra imkanı yok. Yürüyen Bela ile aramızda bir bağ olduğunu biliyo.
Kızıcaksın ama yinede söyleyim. Bizimkiler öğleden sonra geliceklerya. Aceba Tolga'nın ilgisini cezbederek bir şeyler öğrenmeye çalışsak. Sonuçta Meriç'le araları yakın gibi duruyo.
Kesinlikle hayır! Ben hiçbir zaman bu denli onurumu kıracak bir davranışta bulunmam. Bu benim felsefeme ters. Düşüncesi dahi alçakça. Başka bir şey düşünmemiz lazım ama önce bizimkilerin gelmesi lazım.Teyzem bazı evraklardan bahsetmişti o evraklar olmadan hareket edemeyiz.
Derken bir anlık dalğınıkla önümdeki iri cüsseye çarpmam bir oldu.Tolga:
-Derin düşüncelere dağlıcana önüne baksan keşke.
-Pardon. Bir an dalmışım. Diyerek çarpmanın etkisiyle dağılan dengemi toparlayarak kafamı eğip tam yoluma devam edecektim ki sol kolumu tutarak önüme geçti. Ben tam ne yaptığını sorucakken göz hizzamı yükselttigimde karşımda Meriç'i görünce bir an afallasamda hızlı bir şekilde kendime gelerek sol kolumu hızlıca çekerek elinden kurtarmaya çalıştım. O ise kolumu dahada sıkı tutarak kendine doğru çekti. O denli bir kuvvet uygulamıştıki ona doğru bir adım atmak zorunda kalmıştım ve sağ elimi ani bir refleksle göğüsüne dayadım. Elim bir an yandı sanki. Hemen elimi çekerek:
-Ne yapmaya çalışıyosun! Bırak kolumu!
-Ondan bahsederken neden ağladın?
-Sanane! İstediğim zaman ağlarım! Ayrıca ben ağlamadım, bırak artık kolumu!
-O adamla nasıl bir bağlantın var!!
Öyle bir bağırmıştıkı, yerimden sıçramama engel olamadım. Gözlerinde öyle garip bir duygu varki.. sanki sırf bunun için beni öldürücek gibi bakıyordu. Ama neden? Yürüyen Bela'yı neden arıyo? Aramızdaki bağı neden merak ediyor?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yürüyen Bela
FantasyAynur'un karanlık geçmişi... Meriç'in sır dolu dünyası... Birbirine ezelden beri bağlı olan iki ruh... * * * Geçmişin ve geleceğin kördüğüm olduğu bir anda oldu her şey. * * * -Kanlı ölümlerin sebebi nasıl daha doğmamış bir çocuk olabilir? * * * ...