Ardı ardına basılan zille yerinden fırlayan Taehyung merdivenlerden öyle büyük bir hızla inmişti ki bir an ayağının basamaklara değip değmediğinden kendi bile şüphe etmişti. Ama şu anki büyük sorunu bundan daha önemliydi.
Kapıyı açtığı anda kelimenin tam anlamıyla üzerine atlayan sevgilisi yüzünden biraz yalpalamış, dengesini kısa sürede toparlayıp koştuğu için terli olmasına rağmen minik bir bebeği sarmalar gibi sarılmıştı.
"Hadi Taehyung, hadi." dedi siyah saçlı telaşla Taehyung'un elini kavrayıp onu merdivenlere doğru çekiştirirken. "Çabuk ol beni bulmadan sevişmeliyiz."
"Jungkook dur-"
"Duramam! Hadi ya, sevişmek istiyorum artık. Kafayı yemek üzereyim!"
"Jungkook beni bir saniye dinler misin?" Küçük olan, kendisini durdurmak için yerinden kıpırdamamakta inat eden sevgilisine dönüp ani bir hızla dudaklarına yapıştı. Öyle büyük bir istekle öpüyordu ki, bu hareketi hiç beklemeyen sarışının gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
"Anlaşılan birileri kızışma döneminde." İkisinden bağımsız olan bu cümle Jungkook'un korkuyla yerinden sıçrayıp geriye çekilmesine neden oldu. Bakışları büyük bir hızla merdivenlerin en üst basamağında, kollarını göğsünde bağlamış, imalı imalı bakan Heena'ya dönmüştü. Yüzünün ısınmaya başladığını hissedebiliyordu, muhtemelen birkaç saniyeye kulaklarına kadar kızaracaktı.
"Taehyung! Neden Heena'nın da evde olduğunu söylemedin?" diye çıkıştı kısık bir sesle. Utancından içine konuşuyor dense yeriydi.
"Sadece Heena değil, ben de buradayım." Mutfak kapısından görünen orta yaşlı kadınla Jungkook yeri yarmayı, dibine girmeyi ve orada kaybolmayı dilemişti.
"Söylemeye çalıştım." dedi Taehyung. Birkaç saniye sonra küçüğü yavru bir tavşan gibi kollarının arasına girip yüzünü göğsüne gizlemiş ve saklanmıştı. Taehyung onun sevimliliğine gülerken kardeşinden ve annesinden aynı anda gelen "Uwu" nidalarını işitebiliyordu...
ᚔ
Günün geri kalanı biraz sıkıcıydı. Jungkook büyük bir hevesle geldiği sevgilisinin evinde annesi ve kız kardeşi tarafından basılmanın utancını üzerinden yeni yeni atıyordu. Tabi bu biraz zor olmuştu. Taehyung domatese dönen küçüğünün renk tonu eşitlenene kadar oturma odasında onunla yalnız kalmış ve o göğsünde uzanırken televizyon izlemişti.
Belli aralıklarla gelen bıkkın nefes verişlerden biri daha boynuna çarptığında bakışlarını önce saate, ardından sıkıntıdan uyumaya çalışan sevgilisine çevirdi.
"Daha iyi misin?" diye sordu. Bu soru Jungkook'un çatık kaşlarla ona dönmesine neden olmuştu.
"Olayın üzerinden sekiz saat geçti. Tanrı aşkına, sıkıntıdan utanç mı kalır artık?" Bu manzaraya dayanamayıp kahkahayı basan sarışın dudaklarının üzerine yediği tokat yüzünden susmak zorunda kalmış, küçüğünün ona vuran elini yakalayıp avucunun içine, odada sesi yankılanacak bir öpücük kondurmuştu.
"Kalk bakalım zıp zıp, yeteri kadar bekledik." Jungkook bu lakap yüzünden bir kez daha vurmaya hazırlanıyordu ki aynı öpücükten bir tane de boynunda hissettiğinde afallayıp sevgilisinin göğsünden yuvarlanmış, koltuğa düşmüştü.
"Sonra dövüşecek bol bol zamanımız olacak, kalk." Sarışın, küçüğünün bileğinden tutarak kalkmasını sağladı ve elini kaydırıp parmaklarını iç içe geçirdi. Bu saatte Heena odasından çıkmazdı; annesi de onlar oturma odasına geçmeden komşuya gitmişti, geç saatlere kadar dönmezdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Errorist≒TaeKook [Completed]
FanfictionKurdumun temas etmek için yanıp tutuştuğu kişi bir omega değil, sensin. ᚑMpreg, Boy×Boy ᚑTaekook (Uke Jungkook) ᚑTexting ᚑOmegaverse ᚑTarih: 22.11.2019 - 12.02.2020✔
![Errorist≒TaeKook [Completed]](https://img.wattpad.com/cover/206576928-64-k318859.jpg)