Bütün herşey hayal ürünüdür.
Hukuk Bürosu açacağıma o kadar seviniyordum ki, sokakta insanların içinde çılgınca dans ediyordum. 2 dakika boyunca kimseyi takmadan dans ettim, fakat sonra insanların alaycı bakışlarından dolayı dans etmeyi bırakıp eve doğru gitmek için otobüse gidecektim. Yaptığım danstan ve insanların alaycı bakışlarından hiç utanmamıştım çünkü babam bana hep "insanların düşüncesi senin hayatını yönetmesin." derdi. Karaköy'den Eminönü'ne giden otobüsü bekliyordum. Beklerken telefonumdan şarkı dinliyordum, otobüs geldi, bindim ve tam akbili basacağım sırada telefonum çaldı. Yabancı numaraydı. Açsam mı, açmasam mı diye düşünürken otobüse binecek yolcular uyardı beni hemen akbili basıp bir yere oturdum. Telefonu açmaya karar verdim, açtım karşıdaki bana alo deme izni vermedim. "Annen ve baban Eminönü Mısır Çarşısınına yakın hastanedeler, istersen gel: dediği ab buz kesildim. Zar zor bir şekilde kekeleyerek "tamam" dedim. Şoförden durmasını istedim fakat "bu taksi değil istediğin yerse inemezsin" deyince sinirli bir şekilde "annem ve babam hastanede" diye bağırdım. Kapıyı açınca aceleyle taksiye binip Mısır Çarşısı'na gittim. Otobüsle de giderdim fakat taksi daha hızlıydı. Hastaneye geldiğimde doktordan annem ve babamın katını öğrenip odalarına gittiğimde yoklardı. Doktora sorduğumda ameliyatta dedi. Hemen ameliyat odasına gidip, ameliyat odasının karşısındaki oturma yerine oturdum. Yaklaşık 3 saat sonra doktor çıktı ve bana ilk önce olayı anlattı. Annem ve babam bir yere giderken 2 tane adam annem ve babamı bıçaklayıp herşeylerini çalmış. Bunu duyunca çok sinirlendim. Sinirim geçince doktora ameliyatın nasıl geçtiğini sorduğumda "maalesef" dediği an hastane koridorlarında hüngür hüngür ağlamaya başladım. Nasıl olur böyle bişey?
Annem ve babam hayatını kaybetmişti ve bende iki tane canımdan çok sevdiğim insanı kaybetmiştim.
