Aşk-ı Dava

405 10 4
                                        

Serseri halimden artık eser yok
Gençliğimi kopardın da gittin
Ruhumda mutluluğa bir yer yok
Hüznümü çoğalttın da gittin

Yaşlanmış duyguların telvesinde
Yaşanmışlığın yorgun sesinde
Umutsuzluğun son perdesinde
Son sahneyi yaptın da gittin

Sözcükleri yok yere yıpratmıyorum
Ruhuma acıları keyifle satmıyorum
Bildiğim küfürleri sırf sana saklıyorum
Dilimin kemiğini kırdın da gittin

Rüyalarımın uğursuz yabancısı
Soğuk gecelerin samimi yalancısı
Kırık hatıraların en keskin sancısı
Sanki cehenneme attın da gittin

Henüz doldurmadan bir avuç sevdayı
Yarım kaldı böylece gönül sarayı
Kaybedip bir kez daha aşk-ı davayı
Doğruyu yalana sattın da gittin

Ay ışığında eriyince özlemin kanatları
Unutulmaya başlıyor yarin yüz hatları
Kaybolmuş hayallere boğuk feryatları
Gözyaşıma bakmadan kattın da gittin

Sensizliğe DairBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin