Selaam. Paylaştığım ilk kitabım bu. Tabi sildiğim kitapları saymazsak :(
Neyse, güzel vakitler geçireceğimizi umuyorum.
Başlangıç tarihini buraya alabilir miyim?🌸
İyi okumalar🖤
•••
"Az hızlı yürü kızım ya! Geç kalacağız yine, çekemem şimdi fizikçinin suratını."
Hümeyra'nın yüzünü buruşturarak söylediği cümleye ben gülümsemekle yetindim ve adımlarımı hızlandırdım.
Lise son sınıftık, hocaların bizi ders çalışmak için rahat bırakması gereken yerde, daha çok üstümüze düşüyorlardı. Bir düşününce mantıklı gelmeye başladı fakat bu iki saniye falan sürdü.
O fizikçinin yüzünü 3 senedir görüyordum, bu bana çok bile yeterdi!
Kadın kafayı sınavla bozmuş durumdaydı cidden. Sürekli "sınav olacaksınız, bırakın bu ergenliği, kendinize çeki düzen verin." derdi. Neymiş, aşk meşk işleri bu yaşlarda olamazmış. Aynen hocam, ben evde kaldım diyemiyorsunuz zaten.
"Yine daldın gittin." Hümeyra'nın sesi ve önümde sallayıp durduğu kolu sayesinde, daldığım düşüncelerden çıktım. Kadın psikolojimi bozmuştu, suç bende değil ondaydı.
"Bu sene ne yapacağız onu düşünüyorum ya. Söylesek, ömrünüzün en güzel yaşları bu yıllar derler ama az gezelim hayatı yaşayalım dediğimizde ise 'otur evde ders çalış, ne işin var gezmekte,' derler. Çok yoruldum çook.." dediğimde yüzümde sıkıntılı bir ifade vardı.
Ben bu eğitim sisteminin!
"Haklısın kanka ama sen yine şanslısın. Bir benim anneme, aileme bak, birde senin ailene bak." dedi yine milyonuncu kez.
"Ya bebeğim ben sana ne diyorum, sen ne diyorsun. Ailem beni görmezden geliyor, serbest bıraksalar ne olur, bırakmasalar ne olur. Ben şu içimde sevgisizliği hissediyorum ya, gerisi önemli değil." dediğimde ise milyonuncu kez yüzünde pişmanlık ifadesi belirdi.
Aniden kollarını boynuma sardı, ben de kafamı omzuna yasladım. "Üzülme sen yavrum. Benim sevgim sana yeter. Aile sevgisi bir başka ama konuşularak halledilecek konular bunlar." dedi. Ses tonundan bile emin olmadığı belli oluyordu. Ona göre konuşmak herşeyi çözerdi, keşke öyle olsaydı.
Sonunda okula varmıştık. Kapıya yaklaştığımızda ders zili çaldı. Daha da hızlanmamız gereken yerde, biz yavaşladık. Çünkü fizikçinin ilk ders çay alacağını bildiğimizden rahattık.
"Bugün okul çekilmez, keşke kırsaydık okulu." dedi Hümeyra. "Bunu zaten geçen senelerde çok yaptık. Şimdi güzel bir üniversiteye beraber gitmemiz için çalışmamız lazım. Hayallerimiz var bizim, unuttun mu?" Evet öyleydi. İkimiz de aynı bölümü okumak istiyorduk. Aynı şehirde, aynı üniversite.
"Ne unutması? Aklımdan hiç çıkmıyor ki. Zaten sen olmasan, market yolu gözükmüştü bana." dediğinde kahkahama engel olamadım.
O sırada sınıfa girmiş, çantalarımızı yerleştirmiştik. Geriye fizikçinin gelmesini beklemek kalmıştı.
Gözümü sınıfın üstünde gezdirdim. Çoğu kişi gelmiş, kendi gruplarıyla takılıyordu. Can'la göz göze gelince, adımlarını bizim sıraya çevirdi.
"Naber kızlar? Bakıyorum da pek mutlusunuz." Ya çok mutluyuz, çok. "Bizden iyi. Asıl seni sormalı, haberler senden." deyip göz kırptı Hümeyra. Can'ın utandığını hissedince daha çok incelemeye başladım onu. Öğretmenlerden bile utanmayan çocuk, neden şimdi utandı?
"Ne haberi kızım ya aynı işte, bir değişiklik yok." dedi. Hümeyra, "Sen öyle diyorsan öyledir." dediğinde, Can,"Sabah sabah hiç çekilmiyorsun." diyerek uzaklaştı.
Ciddi olmadığını bildiğimiz için sadece güldük. Hümeyra o gittikten sonra bana döndü. "Sen niye hiç konuşmuyorsun ya? Biliyorum, kendine uzak gördüğün kişilerle pek konuşmazsın ama Can iki senelik arkadaşımız." dedi.
Evet öyleydim. Sessizlik her zaman ilk tercihim olmuştu. Özellikle başkalarının yanında.
"Bunun arkadaşımız olup olmadığıyla alakası yok ki. Ben konuşmayı pek sevmiyorum. Aramız da fazla iletişim olmadığı için çoğu zaman ne diyerek konuşmaya katılacağımı bilemiyorum." dedim. O sırada içeri fizikçi girdi, yoklamayı almaya başladı. Sıra bize gelene kadar, "Ama haklısın tabi ki. Bir yerden arkadaşlık kurmaya başlarsam, devamı gelir. En kısa sürede halledeceğim." dedim ve yanağını öptüm.
"Çisem Barin." Sıra bana gelince "burada," demek yerine elimi kaldırmayı tercih ettim, her zamanki gibi.
"Sen konuşmaya pek istekli değilsin biliyoruz seni ama empati yaparsan onu da anlarsın. Güveniyorum sana." dedi a harfini uzatarak.
Etrafımdaki insanların neler hissettiklerini umursayan biri değildim. Herkesin ne düşündüğünü takarsak, kendimizin ne istediğine vakit ayıramazdık. O yüzden içimden ne gelirse yapıyordum.
İçimden gelen şeyler genelde sevdiğim insanlarla ilgili oluyordu.
Hümeyra ile ortaokulda, kavga ile başlayan bir arkadaşlığımız olmuştu. Kavga ile başlamıştı ancak sonradan birbirimize ne kadar çok benzediğimizi farkedip, güzel bir arkadaşlık başlatmıştık. Hala devam ediyordu, bitirmeyi de düşünmüyorduk.
"Onun ne hissettiğini kafama takmak istemiyordum ama oturup bir düşününce haklısın. Dediğim gibi kısa sürede halledeceğim bu konuyu." diyerek önüme döndüm.
Geri kalan günümüz sıradan geçti. Can'la konuşacaktım ama kendimi henüz hazır hissetmiyordum. Hümeyra'da çok üstüme gelmemişti.
Şimdi ise eve gelmiş, yatağımda uzanıyordum. Eve gelip yemek yiyene kadar, biraz da ders çalışana kadar hava çoktan kararmıştı. Bende kendime biraz zaman ayırıp, dinlenmeye karar vermiştim.
Hayatımda en sevdiğim yer, yatağım olabilirdi. Çünkü gökyüzünü izlemeyi çok seven ben, yatağımı pencereye yakın koymuştum. Ayaklarımı uzatmış, kollarımı kafamın altına çapraz koymuş, gökyüzünü izliyordum.
Yıldızlar o kadar güzel gözüküyordu ki...
Yatağımın yan tarafında duran komodinden kulaklığımı aldım ve pinhani-yıldızlar şarkısını açtım. Sessizce mırıldanmaya başladım. Tam, "diğeri sanki burada," diyeceğim sırada mesaj sesi geldi.
Bilinmeyen numara: gökyüzünde ne çok yıldız var değil mi?
Bilinmeyen numara: benim en güzel yıldızım sensin.
Bilinmeyen numara: ama sanki burada değil,
Bilinmeyen numara: tam sol tarafımda.
Dondum kaldım.
•••
Düşüncelerinizi çok merak ediyorum.
Nasıl buldunuz?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
yıldızlar
Short Story"Ve bazen farkedersin, ölümden beterdir unutulmak.." Bilinmeyen numara: bir gün beni unutursan sevgilim, Bilinmeyen numara: yıldızlara bak ve gülümse. Bilinmeyen numara: çünkü, ben seni orada bekliyor olacağım. ••• Not: Bu kurgu, yarı texting'dir. T...