"Eğer bir masal perisi girerse rüyalarına
Öldü dersin Gül Güzeli
Tılsımını Kaybetti"
Yıldız dün geceden sonra üstünü değiştirmeden, koltuğun üstünde ağlamaktan yorgun düşüp uyuyakalmıştır.
Yıldız'ın uykusunu çalan kapı sesi keser. Aniden yerinden sıçrayıp, kapıya yönelir:
Yıldız: Bu kim sabah sabah
(kapıyı açar, etrafa bakar)
Ee kimse yok ya burda
(kendi kendine)
Yayla da bile çocuk terörü
(içeri girecekken yerdeki gülleri görür)
Bu ne ula
(eğilip gülleri kucağına alır, notu okur)
11 tane gül getirdim sana
Seninle beraber bir düzine gül oldular artık
Günaydın
Not:Beni kapının önüne koydun güllerimi koyma ben çok üşüdüm onlar üşümesin
Yıldız istemsizce gülüyordur ama kendini toparlaması çok uzun sürmez.
Koyacam ula değil seni, gülü yedi ceddinizi koyacam kapının önüne
Feride: (sıcak gir gülümseme ile)
Beni de mi?
Yıldız: (şaşırır) Feride
Feride: Günaydınnn
Yıldız: Günaydın da senin ne işin var burda hastaneden yeni çıktın. Bir şey mi oldu?
Feride: Kızlar uyanmadı tüm gece bana bir şey olur korkusuyla nöbet tutuyorlar bende uyandırmak istemedim. Biraz da acıktım. Ama tek kahvaltı etmeyi hiç sevmem Komşuma gideyim dedim.
Beraber kahvaltı edelim mi?
Yıldız: (Gülümseyerek) Edelim tabi gel içeri
Feride: (İçeri girer koltuğa oturur) Elim boş geldim ama kahvaltıyı ben hazırlayabilirim
Yıldız: Olur mu öyle şey misafirimsin sen benim ben hazırlarım
Feride: O zaman beraber
Yıldız: E hadi gel beraber
Mutfağa gidip konuşarak, gülerek kahvaltı hazırlarlar. Konuşurlarken ne kadar çok ortak noktaları olduğunu anlarlar. Çabucak samimi bir ortam kurulur. Sofraya geçip kahvaltı ettikten sonra
Feride: Biliyor musunuz hastaneden çıktıktan sonra ilk defa bu kadar çok yedim
Yıldız: Hayır canım yanlış cevap. Bu kadar çok yedim değil bu kadar güzel hazırlayanını görmedim diyeceksin.
(Feride güler) bu arada bana sen de. İstersen ismimle de hitap edebilirsin
Feride: Yıldız abla diyebilir miyim?
Yıldız: De tabi ne istersen onu de
Feride: Benden neden nefret etmiyorsun
Yıldız: Anlamadım
Feride: (ağlamaya başlar) Benim yüzümden babam sana geri gelemedi, benim yüzümden oldu
Sen neden bana kızgın değilsin
Yıldız: (Elindeki bardağı masaya burakıp Feride'yi sandalyeden kaldırır. Koltuğa oturtur, yanına da kendisi oturur.) Bu hikayede sen herkesten daha masumsun. Benden bile daha masumsun sen Feride.
Sen bu hikayede babanın hayatındaki yük değilsin. Aksine her zaman gurur duyduğu ilk göz ağrısısın. Benim hayatımı mahveden değilsin. Babanın yıllar önce İstanbul'a gitmesi de (yere bakarak) tek seferlikte olsa nişanlısı varken annenle beraber olması da babanın sen yokken yaptığı tercihti.
O yüzden sakın benden seni suçlamamı bekleme. Sen bu hikayenin en masumusun. Az buz şey değil yaşadığın nolur bunları da yüreğine dert etme
