"Değil mi ki, kavuşmalarımız topal, ayrılıklarımız koşar adım"
Etrafta meraklı gözlerle olanları izleyen köy halkı
Korktukları için birbirinin ellerini tutan kızlar
Vereceklekleri tepkilerden çekinen aileler
Herkes bir olmuş ikisine bakıyordu.
Bu suskunluğu birinin bozması gerekiyordu herkes biliyordu.
Ama hiçkimsenin buna cesareti yoktu.
Yıldız gözleri dolu, elleri titrek ne hissettiğini şaşırır halde gözlerinin içine bakıyordu.
Bir tarafı gidip yakasına yapışmak, avazı çıktığı kadar bağırıp neden yaptın diye hesap sormak istiyordu. Ama diğer yanı...
"Kırgın yanı"
İşte o hiçbir şey yapmak istemiyordu. Söyleyebileceği hiçbir söz, uydurabileceği hiçbir bahane yılların ondan götürdüklerini, içinin acısını geri getirmeyecekti.
Bunu çok iyi biliyordu.
Kabullenilmiş çaresizlikti onunkisi.
Acı olgunlaştırırmış insanı, Yıldız hiç olgunlaşmaması gerektiği kadar olgunlaşmıştı.
Sadece acı acı yutkunuyordu.
Baktı, baktı, baktı...
Gözlerinin en derinine baktı. Dili hiçbir şey söylemese bile gözleri o kadar şey söyledi ki...
Ama artık gitmesi gerektiğini hissetti.
Çünkü kaldıkça içinin acısı artıyor, sanki o ilk terk edildiğini öğrendiği anlara geri dönüyordu.
Yere baktı, kendisini toparladı, kafasını kaldırdı tam gitmek için adım atacakken
Kuzey: Yıldız
Flashback
Yıldız, Kuzeyle sahil kenarında kayalarda oturmuş Yıldız'ın evden getirdiği yiyecekleri yiyorlardı.
Yıldız: Çok yoruldun mu bu gidişinde?
Kuzey: Yoruldum ama seviyorum babamla beraber denize açılmayı biliyorsun.
Yıldız: Seversen değer diyorsun yani.
Kuzey: Değer tabi.
Yıldız: Bence de seversen her şeye değer.
Kuzey: Yıldız
Yıldız: (gülümseyerek) efendim?
Kuzey: (Anlam veremez, şaşırır) Sen neden ben her Yıldız dediğimde böyle gülücükler saçıyorsun etrafa?
Yıldız: (Derin bir nefes alır)
Ben senin ağzından kendi adımı duymayı bile o kadar çok seviyorum ki, kendimi göğün en parlak yıldızı gibi hissediyorum.
FLASHBACK SON
İnsan sevdiğinin ağzından adını duymayı bile özler mi? Özlermiş. Sever mi? Severmiş.
Kuzey: Bari sen dinle beni.
Yıldız: ( kafasını acır gibi sağa sola sallar titreyen sesiyle)
Yedi cihan dolaşsan, sana benden daha sağır daha dilsiz birini bulamazsın.
Der ve hızlı adımlarla alandan uzaklaşır.
Koşarken ardından Nahide gelir.
Nahide: (nefes nefese)
Yengem dur!
Yıldız: (Yıldız arkasını döner çantasını yengesine verir ve sadece bakar)
Yıllar dertlerle beraber onların dostluklarını öyle güzel büyütmüştü ki bir bakış yeterdi.
Nahide: Nolur kendini harap etme Yıldız'ım.
Der yıldız bir şey söylemeden koşmaya devam eder.
.
.
.
