Elimde tuttuğum kağıtta her ne varsa beni işkillendirmeye yetti. Daha fazla merak ettim keşke etmeseydim açtığımda karşımda bulduklarım gerçi çok feci değildi asıl sorun ne cevap vereceğim. Kağıtta
Bu okulda yenisin galiba çok tuaf bi karşılaşma oldu. Ben Güney yinede tanıştığımıza memnun oldum :)Bu cümlelerden sonra kağıdı en az on defa okudum belkide. Anlam vermem biraz uzun sürsede yüzüme yayılan gülümseme bütün gece sürdü. Çantamı bi kenara fırlatıp dolaptan geceliklerimi çıkardım. Tabiki de en sevdiğim pandalı olanlar. (Beyzacım yaparım didim dimi cnm sjsjsjs) Yatağa kendimi attığımda yorgun hissediyordum. İlk defa bu kadar çok duyguyu bi arada taşıdığım için de yoruldum. Uykuya dalmak zor oldu biraz düşünmekten olsa gerek. Sonra göz kapaklarım ağırlaşmaya başladı ve gerisini hatırlamıyorum..
Sabah erken kalkıp saçlarımı ördüm (tabiki en sevdiğim gibi mısır ördüm.) Aşağıya indim annem ve babama bakmak için çoktan çıkmışlar bile. Mısır gevreği yedikten sonra çıktım evden. Okula gitmem çok uzun sürmedi eve yakın bi okul.
Sınıfa girmeme ramak kala bi heyecan basdı içimi hızlıca sınıfa girip yerime oturdum. Birkaç dakkika sonra içeri Güney denen çocuk girdi gelip yerine oturdu.(yani benim yanım istemsizce biraz kayıyorum duvar kenarına.) Hemen kendime bir şeyler bulmaya çalıştım. Ellerim çantama gitti iki tane defter çıkarttım biri matematik diğeri çizim defterim. Sonra fark ettim ki Güney her hareketimi izliyor gibi. Hemen birkaç şey karalıyorum deftere sonra bana dönüp fısıldayarak "Güzel çizimler hepsini sen mi çizdin? "
" Evet ben çizdim" diyorum
Hoca dersi anlatmaya başlıyor ve yavaş yavaş dikkatimi derse vermeye başladım bile. Ders bittiğinde elimdeki küçük notu sıraya bırakıp çıktım. Kesinlikle çıkmamalıydım.
Çıkınca fark ettim ki aptalın tekiyim işte. Niye o kağıdı verdiysem offf yaa offf!!! Kağıtta yazanlar yaptığımdan daha da komikti galiba "Bende memnun oldum tanıştığımıza.Sizin değiminizle ben de Mandalina.
Aslında memnun falan olduğum yok bu patates beyinli yüzünden artık şu koca okulda beni tanımayan yok. Hadi meşur oldum bana taktıkları lakap en kötüsüydü. Hızlıca resim sınıfına koşdum. Geç kalmamam lazım. Ders resim yanımda hiçbir şey yok ama sonuçta konunun ne olduğu bilmediğinim için hocanın bir şey diyeceğini zannetmiyorum.
Resim dersinden sonra öğle yemeği molası veriliyor. Bende önümdeki kalabalığı takip ederek yemekhaneye giriyorum. Önce yüzüme sıcak bi yemek kokusu çarptı. Ardından büyük bir uğultu. Tepsimi aldıktan sonra boş bir masaya oturum. Başımın üstünden bi gölge düştünü fark edip yan tarafa doğru döndüm. Güney. Yine o çocuk. Bu çocuk da mı burada yaaaa ben kaçıyorum o buluyor sanki.
"Afiyet olsun " diyor ama yüzüne bakmadım bile. Ağzım doluymuş gibi sadece başımı salladım. İşe yaradı. Sonra ilk gün gördüğüm sarı saçlı kız bize doğru gelmeye başladı Güney'in koluna girip "Masadakiler bizi bekliyor hadi ama Güney." dedi. Güney:
"Geliyorum Nisa." dedi. Demek adı Nisa. Kız çok güzel ve bakımlı gözüktü gözüme. Zaten öyledir de. Taktığı takılardan,çantadan bu güzelliğini belli etmeye çalışır gibi bir hali var. (Bende hiç olmayan bir hal bu. )
Bu sözlerden sonra fark ediyorum o kızın neden bana öyle davrandığını,içindeki kıskançlığı ve bencilliği. (Ama zaten ne işim olur böyleleriyle, selam selam yani başka türlüsünü ben de istemem zaten.) Yemeğimi yedikten sonra babama msj attım. Beni alması için yağ çektiğim bir mesaj.
Sonrasın da sınıfa girip oturdum. Okul hayatı öyle pek rahat değilmiş anlamış oldum. Güney de geliyor birkaç dakkika sonra.
Derste hoca "DERİN BAYKAR aramızda mı??"dediğinde bacaklarim titriyor. Ayağa kalkıp "buradayım" dedim. Bende ki bu cesaret şaşılacak durumda açıkçası. Hoca
"Anladığım kadarıyla bu okulda yenisin."
"Evet yeni geldim." dedim. Ama arka sıralardan gülme sesleri geldi bile. Yeni olmak zor olacak gibi.
"Hoşgeldin o zaman Derin. " dedi hoca. Hemen oturdum ve sadece gülümsedim. Bu bana hem iyi hem kötü geliyor işte. Ben insanlarla konuşmaya çekinirken şimdi bu olanlar güzel güzel de ; geri kalanlara alışmak,sonradan gelmek her şeye "çok zor."
Geriye kalan dersler Fizik,Biyoloji,Matematik. Çok sıkılıyorum son iki ders , çok iyi değildir matematiğim. Zaten dersleri iyi dinlediğim de sayılmaz aklım sürekli ne olacak diye dolu. Ya da şu mandalina olayı yüzündendir bilemiyorum.
Telefonuma baktım babam almaya geleceğini yazmış. Zil çalar çalmaz çıkıyorum sınıftan. Bir an önce eve gitsem yeter.
*************
Eve girer girmez annem bugün resim dersimin olduğunu hocamın bir iki saat içinde geleceğini söyledi. Aklımdan çıkmış bile. Biraz yemek yedikten sonra odama çıktım. Eşyalarımı hazırlamaya başladım. Fırçalar,ıvır zırlar işte.
Genellikle boş vakitlerimde resim yaptım hep. Fotoğraf çektim falan. Yani hastayken yapardım. Sonra alışkanlık oldu. Ama çok seviyorum bunları yapmayı. Çok az hobimin, çok fazla fobimin olmasını alıştım çünkü.
Hocamın gelmesiyle resim yapmaya başlıyoruz. Sonbaharla ilgili bir şeyler yapmak geliyor aklıma sonbaharı seviyorum. Ben gibi ne de olsa. Hocam giderken de yüzümün biraz olsun güldüğünü söyledi. Yakışıyormuş. (Gülerken güzel olmak hiç bakmadım kendime böyle.)
Dersten sonra yorgun düştüm. Kulağıma kulaklıklarımı takıp müzik dinlerken uyuya kaldım.
************
Sabah okula geldiğimde arkamdan Güney sesleniyor (artık sesi tanıdık geliyor)
--Mandalinaaa
Büyük bir öfkeyle arkamı döndüm. Bana böyle hitap etmesi hiç hoşuma gitmedi. Zaten beni tanımıyor bende onu tanımıyorum bunu yapması iyice öfkenlenmeme sebep oldu. Yanıma gelip
"Bugün okulda sergi var gelicek misin??" dedi. Çok sinirliydim.
"Bundan sanane ki nereye istersem oraya giderim !!!!. "
"Niye kızıyorsun ki sadece bi soru sordum"
"Doğru mandalina diyerek küçümsediğiniz ben değilim tabi. Benden uzak dur artık ben oyuncağınız değilim. !!!. "
"Özür dilerim,ben incindiğinin farkında değildim ama o gün çantandan mandalinanın düşmesini ben sağlamadım. Okulun dalga geçmesi de elimde olan bir şey değil "dedi.
Yavaş yavaş sinirim geçti ama bunları söydediğim için şimdi de pişmandım. Yüzüm kızarmıştı çoktan.
"Ben özür dilerim farkında değildim çok sinirliydim ve patladım ben normalde sinirlenmem aslında. " dedim. Gerçektende öyle çok nadir bağırırım ama zaten hiçbir şey gerçek değil gibi.
Sonra kafasını kaldırdı ve
"Sana bir şey sorabilir miyim??" dedi.
Hissettiğim neydi bilmiyorum artık sadece akıl yürütüyorum. Ama artık eminim korkmaya başladım bile bana soracağı her neyse gerçekleri söylemek zorunda kalabilirim. Hiç istemesem bileee....
Yazmaya yeni başladım hobi olarak yani ve bu yüzden hatalar yapmış olabilirim kusura bakmayın artık.
Bana ilham kaynağı olan meleklerime (hepsi bir birinden gıcıktır aslında ) çok teşekkür ederimmmm. Bu arada güzel bir planımız var yoldaaaaa...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
MANDALİNA
Teen FictionHerkesin bi lakabı vardır belki ama benim ki en tuaf olanı. Tanıştırayım ben mandalina. Bir karar almıştım tüm hayatımı değiştirme kararı çünkü mutlu olmayı epeyce özlemiştim. Hastalığım engeldi başlarında ama iyileştikten sonra bu hayata tutsak kal...