Selamın aleyk
.
.
.
Şila'nın ağzından:
Arkadaşlar kusura bakmayın ben yine alarmın çılgın sesiyle uyanıyorum müsaadenizle... uyanıp hemen hazırlandım annemler iş görüşmesi için Urfa'ya gittiler ayrıca orda romantik bir akşam yemeği yiyecekler. Onların yokluğunu fırsat bilip hemen üzerimde çürümekte olan ayrıca yüzlerce aynısından klonladığımız elbisemi çıkardım okula doğru yol aldım. Püfür püfürdü. Kendimi çok özgür hissediyordum. Altımda don üstümde sporcu atleti tam bir afrodittim. Süzüle süzüle yürürken bana bakanlara 'ne bakıyon kardeş açıkta bir yer mi var' diye söylenmeden edemedim. Hepsinin cevabı maalesef ki 'evet' oldu. 'Offf abiiğğ çomalar yhaa hiç mi kız görmediler' diye içtem içe sitem ediyordum. Gözlerim yanmaya yanaklarım ise kızarmaya başladı... bu hayat çok zordu... Nasıl olur da bana bakarlardı! Tamam çok güzelim bu bir gerçek ama bu bakışlara yıllar boyu dayanmak zor geliyor artık.
Sonunda kreşe vardım. Kreşin arka bahçesinde bizim sınıfın serseri erkekleri sigara içiyordu. Ah şunlar yok mu! Özellikle Kayu... Gözlerinin derinliklerine dalıp dalıp boğulup durduğum adam. Ne yaptın bana zalim yar!?
Sınıfa doğru yürüyüp içerdeki kankama selam verdim o benim en yakın arkadaşımdı dostumdu inşallah hep mutlu olurdu. Mutluluktan kastım kötü çocuklarla sevgili olması. Biz onlarsız mutlu olamayız ki :'( Kim
bizi koruyup kollayacak bu zorlu hayatta? Her eve bir kötü çocuk lazım.
Kayu sınıfa adımını atar atmaz:
-DESTUUUUUURR YA ALLAHHH!
Beni bu halde görmesi onu imana getirmişti. Ah şu sersem çocuk, kesinlikle bana aşık.
Kayu:
- Şila bu ne hal sen beni katil etmek mi istiyorsun?
Şila:
- K-kayu ben...
Cümlemin devamını getiremeden osmanlı tokadı yedim. Destur demesinden eskiye döndüğünü anlamalıydım zaten ama o benim sevgilimdi ister döver ister sever, asla ağzımı açmam. Orada öylece durup yanağımı tuttum sanırım dudağım kanıyordu. İçimdin sevinç naraları atıyordum. Kayu beni ölesiye kıskanıyordu canım kocam.
Kayu sakinleştiğinde ona biraz cilve yapmak istedim. Yanına gidip:
- Kocacığııımmm.
- Efendim karıcığım?
- Seviyon mu beni maal?
- Seveyem len!
- Ülürüüümm.
Ne kadar tatlıydık biz öyle, sınıftakiler bize imrenerek bakıyordu. Kayu iyice yoldan çıkmaya başlıyordu bu çocuk havayı şaşırmıştı ama onu da anlıyordum karşısında saf güzelliğimle ben vardım. Ona evlenmeden olmaz diyip çantamı alıp çıktım okuldan.
Eve geldiğimde dünyam başıma yıkıldı annemler eve gelmişti ayrıca ben elbisemi giymeden gitmiştim okula(!) Bu halde beni görürlerse boku yerdim. Sessizce kilidi açtım ışıklar kapalıydı tam bir adım atıyordum ki ışık açıldı ve karşımda gördüğüm manzara şu şekildeydi: Annem önde, elinde doğum günü pastası arkasında babam dahil tüm akrabalar.
- İyi ki do-
Annemin elindeki pasta yere düştü. Akrabalar şok içinde bana bakıyordu. Babam. Babam ise... Bir dakika babam amuda kalkıyordu. Hayır hayır, sanırım bana doğru uçuyor.
.
Selam gülçiçekler bu bölümü şilanın ağzından yazdım diğer bölüm de şilanın ağzından olcak hatta olamicak çünkü babası ağzına etcek zaaa. Her neyse bugün meh diye bi kelime öğrendim gidin sizde öğrenin.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ibne caillou
Ficção Adolescentebad boy Kayu'nun maceralari Şila: Kayu bana zombala bombala dansı yapar mısın?
