Bölüm -3- psikopat

33 9 16
                                    

Ellerini gözelerimden yavaşça çeken piskopatima dönüp.

"Manyakmisin sen kardeşim? Kafayi mi yedin derdin ne ya"

Bağırarak konusuyordum çünkü o kadar gürültü vardi ki , etrafta birşeyleri duymak oldukca zordu. Birde sinirliyim bağırıcam tabi.

"Tesadüfe ortak oldum"

O ne demekti ya? ne geveliyor bu? neyden bahsediyor.

"Ne sacmalıyorsun sen"

"Diyorum ki kader bizi bir araya getirdi"

Bu dediği ile hemen kafamı kadere çevirdim. Ne yani kader bilerek mi beni buraya getirmişti karşılaşmamız için. Plan mıydı herşey.

Kadere gözümü kapatan psikopatı işaret ederek "Kader bu neden bahsediyor. Bilerek mi getirdin beni buraya." dedim.

Yanımdaki çocuk yani binevi psikopatım deliymişim gibi bana bakıp kahkaha atmaya başladı.

Neye gülüyordu bu. Birde bana bakıp gülüyordu. Resmen dalga geçiyor geri zekalı.

"Ben sana arkadaşın kaderden bahsetmedim ki kizim. Kader ve kaza anlaminda kader"

Psikopatimin dedikleriyle kendimi magmaya kadar gömüp birdaha çıkmak istemediğimi düşündüm.
Resmen aptallık yapmıştım , rezil ettim kendimi uff.

Kader de benim salaklığımı farketmiş olacak ki psikopatımla birlikte gülmeye başladı.

Bende hıh diye önüme dönüp konsere odaklandım.

Bir süre sonra konserin bittigine dair bigi verildiğinde arkamda psikopatımın sesini duymamla ona döndüm.

Evet ona psikopatım diyordum. Hem ismini bilmiyordum hem de belalım gibi dolaşıyordu etrafimda o yüzden psikopat demenin daha iyi olacağını düşündüm.

"Sana bir teşekkür borçluyum. Eğer istersen arka sokaktaki kafeye gidebiliriz."

Onunla gitmelimiydim? Ya güvenecegim biri değilse. Ama neden teşekkür etmesi gerektiğini merak ediyordum.
Ya ben neyin tribine girdim simdi adam bana istersen dedi.

"İstemiyorum"

"Ne"

"İstemiyorum , kafeye gitmek"

Boyle konuşmakta nereden çıkmıştı şimdi ya. Cümleyi ters kurdum ufff.

"Tamam ozaman sessiz bir yere geçelim"

Yanımdaki arkadaşım kadere bakıp "kader eee..."

Kader bana kıkırdayıp "Tamam , tamam anladım ben. Tek dönebilirim."dedi.

Anlayışlı kiz ya sevdim kaderi jsjdkfk

< BARIŞIN AĞZINDAN >

Karşımda tüm saflığı ile duran bu güzel kıza önce ismini sordum.

"İsmin neydi"

"Cansu"

Zaten güzelliği ile duru ve berrak olan su gibi, gözleriyle ölü bir bedene can verecek bakışlara sahip olan bu kıza başka bir isim yakışamazdı.
Ama o benim ismimi sormadı. Merak etmiyormuydu ki?
Bu sorumun cevabını merakla kendisine sordum.

"Benim ismimi sormayacakmısın cansu"

Acaba ne diyecek? Merak ediyordur inşallah. Yoksa kalbimin karşılıksız kalmasını istemem.

Tam o sırada balı andıran dudakların kıpraşmasıyla konuşacağını anlayıp dikkatimi ona daha çok verdim.

İç sesimde baya yavsadı, kıza yürümüyor adeta tanzmanya canavarı gibi koşuyor.

"Gerek duymuyorum. Sadece bana o gereksiz seyleri neden söylediğini ve beni neden Öptüğünü. Birde ne için teşekkür etmek istediğini merak ediyorum"

İsmimi bilmek istemiyordu. Hatta gerek duymuyordu onun için gereksiz birimiydim?
Ona kendimi açıklamam gerekiyordu sonuçta hiçbir kız tanımadığı biri tarafından öpülemezdi öyle değil mi?

"Öncelikle sana sevgilim demenin sebebi yanına gelen kıza sevgilim olduğunu inandırmaktı. Öpmem de ımm"

Lan az kalsın kıza pamuğu andıran yanaklarını görünce dayanamadim diyecektim.
Frene iyi bastim valla.

"Evet ımm ne?"

Lan harbi ımm ne? Sanki çikolata yiyoruz. Kendimi kurtarıcam derken batar mı insan. Ama ben batarım abi dibine kadar hemde.

Yalan uydur oğlum barış hadi , hadi.

Hah buldum " o kızı yalanima daha çok inandırmam lazımdı. Yoksa sevmediğim biriyle evlenecektim."
Yalan ağzıma yuva yapmış, hay maşallah.

O değil de ben ne yaşıyorum ya resmen annemin arkadaşının kızıyla evlenmek için psikolojik baskı görüyordum. Duyguyla evlenmezsem mirastan men edilecegimi söyleyen bir annem var. Oysa ben duyguyla değil sevdiğim kızla evlenmek istiyorum. Sanırım o kizda şuan tam karşımda.

"Nasil yani seni o kızla evlenmeye mi zorluyorlar , yoksa kızla yatakta falan abileri tarafindan mı basıldın doğruyu söyle"

Yuh o nasil kurgu abi , ağzım açık hayran kaldım doğrusu.

"Yok hayır. O kız yani Duygu beni seviyor. Annem de Duyguyla evlenirsem şirketin büyüyeceğini söylüyor. Birde Duyguyla annelerimiz arkadaş , eğer duyguyla evlenmezsem aralarının açılacağını düşünüyor."

Tüm herşeyi özet geçtiğimde cansunun konuşacağını farkedip kulaklarımı yelpaze gibi açtım.

"Aklım almıyor ya , hangi anne evladını sırf işi ve arkadaşı için sevmediği biriyle evlendirip mutluluğunu elinden alır ki"

Ne güzel konuştun be orman gözlüm.
İste çocuklarımın anasi olmayı hak kazanan güzel kalpli bir melek.

"İşte bende mutluluğum elimden alınmasın diye seni öptum"

Pişman miyim?
Hayirr

Cansu kaşlarını çatıp "öptüğün için mi teşekkür edeceksin"

Onun için de teşekkür edicem bir gün merak etme sen.

Dişlerimi gösterip "senin sayende kız peşimi bıraktı" diyerek sarıldım.

Lan bu ufacık yavru kuş gibi kollarımın arasında kayboldu. Çok güzel beehh.

Cansunun belimi cimciklemesiyle ağzımdan bir 'siktir' kelimesi çıktı.

"Ne yapıyorsun sen ya. Bir öpüyorsun bir sarılıyorsun."

Peki bu yaptıklarımdan pişmanmıyım 'aslaa'

"Pardon , o anki heycanla oldu."

"Senin adına sevindim ama bana karşı yaptığın hiç hoş değildi"

Bu kız ne çok hakli soyismi hakli dese inanirdim sanırım.
Hem ne fark eder birgün benim soyismimi alacak. 'Cansu Aras' çok yakıştı lan.

Cansuya "Evet haklısın , özür dilerim" dediğim gibi bana barış diye seslenen kuzenim Tuçeye kafamı çevirip baktım.

"Aaa sakar ve bir o kadar da aptal kızımız da buradaymış"

Tuçe bunlari Cansuya söylemişti. Cansuyu nereden taniyordu ki?

ENKAZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin