#3

39 2 0
                                    

   Ayra büyük bir baş ağrısıyla gözlerini açtı. İlk başta heryer bulanıktı fakat görüntü netleştiğinde büyük bir odada olduğunu farketti. Odadaki en dikkat çeken şey ahşap bir kitaplık ve büyük bir pencereydi.Pencerenin perdesi ardına kadar kapalıydı ve dışarıdan gelen gün ışığını engelliyordu.Odada bulunan mumlar ortama loş ve kasvetli bir hava katıyordu.Odaya renk katan şey sadece kırmızı bir kaç koltuk ve mavi masaydı.

   Ayra yavaşca ayağa kalktı ve güçsüz adımlarla pencerenin yanına doğru ilerledi.Perdeyi aralayıp dışarı incelemeye başladı.Gördüğü manzara karşısında nutku tutulmuştu.Yerden kilometrelerce yukarıdaydı.Ve manzara tam anlamıyla muazzamdı.Tüm orman ayaklarının altındaydı.Her yer yemyeşildi, bu yeşillik etkileyici ve huzur vericiydi.Binlerce ağaç vardı..Kocaman kocaman binlerce ağaç...Ağaçları incelerken şu anda içinde bulunduğu evin de bir ağacın üzerinde olduğunu anladı.Daha önce onunda bir ağaç evi olmuştu.Küçük,şirin ve huzur verici.Babası -babası olduğuna inandığı adam- ile birlikte yapmışlardı.Ne zaman bir şeye sinirlense,canı sıkılsa veya yalnız kalmak istese oraya kaçardı.Kendiyle baş başa kalırdı ve yeşilligin dinlendirici büyüsüne kendini bırakırdı..Ağaçların kokusunu içine çeker ve ciğerlerini bu temiz havayla doldururdu...Derin bir nefes aldı..

   Daha önce hiç böyle bir yerde bulunmamıştı.Değil bulunmak böyle bir yerin fotoğrafını bile görmemişti.

   Ayra açılan kapı sesiyle hızla arkasına döndü ve içeri giren gence baktı..

"Demek kendine geldin.Nasıl hissediyorsun,ağrın var mı ? "dedi adını bilmediği genç ona doğru yaklaşarak.

"Birazz.."dedi Ayra çekingen bir tavır sergileyerek..Genç,Ayra'nın elini,eline aldı; fakat Ayra hızla çekti elini ondan ve bir iki adım geriledi.

"Sakin ol.Benden korkmana gerek yok sana zarar vermeyeceğim.Sadece kızarıklık geçmiş mi ona bakmak istemiştim."dedi genç ellerini havaya kaldırarak.Ayra koluna baktı.Evet hala kızarıklık vardı.Kızarıklığın nedenine  dair hiç bir fikri yoktu.Buraya nasıl geldiğini,karşısında duran Bu gencin kim olduğunu da bilmiyordu.

"Dün ormanda gördüm seni.Aslında ışığı gördüm ve o ışığın ne olduğuna bakmak istedim.Işığa doğru yaklaştığımda seni gördüm.Dönüşümün başlamıştı yanına yaklaşamadım.Uzaktan izledim seni.Ama bir şeyler ters gitti ve dönüşümünü tamamlayamadın.Bünyen zayıf olduğu için bayıldın ve yere düştün.Hemen koşarak yanına geldim.Ama bilincin kapalıydı ne yapacağımı bilemedim ben de seni buraya getirdim." dedi genç.Ayra bu gencin dediklerinden pek bir şey anlayamamıştı.

"Dönüşüm..? Ne dönüşümü ? Ben senin dediklerinden hiçbir şey anlamadım."dedi.

"Ne yani bi Damgalı olduğunu bilmiyor musun?"dedi genç şaşkınlığını gizleyemeyerek. Ayra ise gencin söylediklerinden hiçbir şey anlamaz halde sordu;

"Damgalı ne?"

Genç daha fazla şaşırarak Ayra'ya yanı başlarındaki koltuğa oturmasını işaret etti.Ayra dan sonra da kendisi oturup konuşmaya başladı.

"Bak... Sanırım kendin hakkında hiçbir şey bilmiyorsun.Sen insan değilsin.Dün gece dönüşüm geçirmeye başladın ve bu da senin bir damgalı olduğunun göstergesi. Şimdi işe en baştan başlayalım.Önce sen kendini anlat.O ormanda ne işin vardı ? Ailen nerede ?

"Neden sana kendimden bahsedeyim ki ?  Seni tanımıyorum.Adını bile bilmiyorum ve söylediklerine de inanmıyorum." dedi Ayra.

"Adım Yankı. Bak bana inanmak zorundasın.Dün kendini kontrol edemedin dönüşümünü tamamlayamadın.Ve bu ciddi bir sorun.Kendini tanıman lazım.Dün yaşadıkların normal şeyler değildi.Sen insanlardan farklısın.Amacım sadece sana yardım etmek.Eğer bana inanmaz ve gidersen hakkındaki gerçekleri asla öğrenemezsin.İzin ver sana yardım edeyim" dedi adının Yankı öğrendiği genç.

TamAyHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin