You lied to me. Every day. To my face. About who you are!

462 37 15
                                        

"Başka bir ziyaretçi daha! Hoş geldiniz Mr. Luthor!" Alex tebessüm etti ve elini uzattı.

Lex gülümsedi. "Lex de lütfen. Hoş buldum." Kara'ya sinsi bir bakış gönderdi.

"Lex hastanenin bu kısmından haberin olduğunu bilmiyordum!" Lena şaşkınca konuştu.

"Biliyorsun kardeşim, ben her şeyi bilirim." Lex güldü. Lena gözlerini devirip Kara'ya döndüğünde Kara hâlâ Lex'e bakıyordu.

"Kar? İyi misin?"

Kara cevap vermedi. Lena gözlerinin önünde ellerini salladı. "Kar?"

Kara gözlerini sıkı sıkı kapattı ve derin bir nefes alıp verdi. Gözlerini tekrar açtı. "Evet iyiyim."

Aslında değilsin." Alex hızlıca konuştu ve kan testinin sonuçlarına tekrar baktı.

"Ne oldu?" Lena Alex'e baktı. Kara ise cevap vermedi. Lex ile birbirlerine ölümcül bakışlar atıyorlardı.

"Güçlerini kaybetmiş." Alex Lena'ya ve Kara'ya baktı.

"Ne?"

Kara bu sefer bakışlarını ablasına yöneltti. "Geçici ama değil mi? Yani daha önce olduğu gibi."

"Evet. 2-3 güne toparlarsın."

"Oh, iyi." Lena derin bir nefes verdi.

"Şehrimizin 2-3 gün bile olsa kahramanından ayrı kalması kötü oldu." Lex sedyeye yaklaştı ve Kara'nın omzuna elini koydu. Omzunu Kara'nın canını yakacak şekilde sıktı. Kara dişlerini sıkıyor, canının yandığını belli etmemeye çalışıyordu. "DEO eksikliğini aratmayacak merak etme. Değil mi Direktör Danvers?"

"Evet efendim." Alex Lex'e tebessüm etti.

Kara sedyeden yavaşça kalktı ve Lena'ya döndü. "Canım, biz artık eve dönelim mi?" Kara Lex'e kısa bir bakış atıp zafer bayrağını kaldırdığını temsil eden bir tebessüm edip hızla bakışlarını tekrar Lena'ya döndürdü. Lex Lena üzerinden bir araştırma yapmadığı için ikisi hakkında hiçbir fikri yoktu. Başka şeylere hazırlanıyordu. Bu yüzden de anlamayarak ikisine baktı.

"İstersen biraz daha dinlen. Acele etmemize gerek yok."

"İyiyim sorun yok." Kara tebessüm etti ve sedyenin yanındaki sandalyede oturan Lena'nın yanağına buse kondurdu. Lex boğazını temizledi ve herkes ona anlamsızca bakarken Kara zafer bayrağını tamamen kaldırmış gülümsüyordu.

"Pardon, ben su içeyim." Lex Kara'ya korkutucu derecede tehditkâr bakışlar attı ve odadan çıktı. Lex'in çıkmasıyla Kelly kapıyı çalıp kafasını içeri uzattı.

"Müsait misiniz?"

"Kelly!" Kara gülümsedi.

Kelly gülümsedi ve içeri girdi. "Nasılsın?"

"İnsan gibi biraz.." güldüler. Bir süre daha sohbet ettiler. Kelly çalan telefonuna baktı.

"James arıyor." Diğerlerinden izin alıp çıktı. Kara hâlâ Lex'in planları hakkında düşünceliydi ve morali doğal olarak bozulmuştu.

"Kara iyi olduğuna emin misin?" Lena Kara'nın yüzünün önündeki saçını kulağının arkasına attırdı ve Kara'nın gözlerine baktı.

"Biraz yorgunum sadece. Sorun yok."

"Biraz yat uyu istersen." Alex konuşmaya dahil oldu.

"Eve gitsek?" Alex'e bakmayı bırakıp Lena'ya baktı. Bu saatten sonra Lena'yı dizinin dibinden ayıramazdı. LuthorCorp bile bir tehditti.

Alex ve Lena birbirlerine baktılar. Alex kafasıyla onay verdi.

"Tamam, kalk hadi." Lena Kara'ya tekrar döndü.

Kara ayağa kalktı. Kapıya doğru yürüdüler. Kelly kapıyı açtı. "Gidiyor musunuz?"

"Evet. Kusura bakma muhabbette yarım kaldı." Kara saçlarını düzelirken cevap verdi.

"Yok yok ne olacak evinde dinlen tabii."

"Daha ne kadar şehirdesin?" Kara dikkatlice Kelly'e bakan Alex'i gördü.

"Bir hafta falan."

"Yarın akşam bize akşam yemeğine gelmek ister misin? Hem arayı kapatırız?" Lena araya girdi.

"Aynen bende onu diyecektim." Kara tebessüm etti. "Hem Alex falanda gelir belki?" Kara Alex'e döndü.

Alex birkaç saniyelik sessizliğin ardından cevap verdi. "Bana uyar."

Üçü de Kelly'e döndü. Ondan cevap bekliyorlardı. "Tamam o zaman. Hazır şehirdeyken ikinizle de arayı kapatmak hoş olur." Tebessüm etti.

"Güzel!" Kara zafer gülümsemesiyle Alex'e kısa bir bakış atıp tekrar önüne döndü. "Gidelim mi?"

"Gidelim." Lena cevap verdi. İkili odadan çıktılar ve Lena'nın şöförü çoktan gelmişti. Alex ve Kelly odada yalnız kalmıştı. Kelly boğazını temizledi. "İyi akşamlar o zaman."

"Kalacağın bir yer var mı?" Alex hızla cevap verdi.

"Otelde kalıyorum eşyalarımı yerleştirdim."

"Araban var mı?"

"Hayır, muhtemelen yürüyeceğim ya da otobüse bineceğim."

"İstersen seni bırakabilirim?"

"Sana zorluk olmaz mı?"

"Yok benim evimde aynı yolda zaten."

"Daha otelin adını söylemedim ki?" Kelly güldü.

Alex'te güldü. "Benim eve her yol çıkıyor yeri güzel."

"Tamam o zaman."

Alex kapıyı açtı ve tebessüm etti. Otoparka geldiklerinde Kelly hiç araba olmadığını gördü. "Araban nerde?"

"Araba kullanmıyorum ki." Gülümsedi ve son model bir siyah motorun kilidini açtı. Kaskını takıp koltuğu kaldırarak ikinci kadı çıkardı ve uzattı.

"İyi motormuş." Kaskı aldı.

"Maaşım fena değil." Güldüler ve kasklarını takıp yola çıktılar.

Bu sırada Kara ve Lena eve varmışlardı. Lena anahtarını çıkarıp kapıyı açtı ve içeri girdiler.

"Aç mısın? Bir şeyler atıştırmak ister misin?" Lena ceketini üstünden çıkarıp askılığa asarken Kara odaya gitmiş üstünü değiştiriyordu.

"Bir dakika- Jonathan nerde?!"

"Sam'de. Hastaneye getirmek istemedim."

"Yarın sabah alırız o zaman artık."

Kara kendini koltuğa attı. Kostümü çıkarıp rahat bir şeyler giymek iyi gelmişti.

"Nasıl istersen." Lena Kara'nın yanına oturdu. "En son ne zaman güçlerini kaybetmiştin?"

Kara ne cevap vereceğini düşündü. Bu evrende farklı mıydı? Red Tornado normalde güçlerini kaybetmesinin sebebiydi ama bugün Red Tornado'yu kimse tanımamıştı o da bozuntuya vermemişti.

"Seninle tanışmadan önce." Biraz daha düşündü. "Kolumu kırmıştım." Güldü.

Lena'da güldü. "Tekrar yapmazsan sevinirim."

"Elimden geleni yapacağım." Kara tebessüm ederek konuştu. "Ofisini dağıttım yine biraz.."

"Olsun. En azından birkaç gün tatil yaparım tadilatı olurken."

Kara esnedi ve Lena'nın dizlerine kafasını koydu. Lena saçlarıyla oynarken gözlerini kapattı.

**

"Bana yalan söyledin. Her gün. Her yüzüme baktığında kim olduğunla alakalı yalan söyledin!"

Vicissitudes | SupercorpBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin