-III-

552 68 43
                                        

Taehyung evin zilini birkaç defa çaldıktan sonra annesinin evde olmadığına kanaat gidererek çantasının derinliklerinde anahtarını aramaya koyuldu. Çanta uzaktan temiz gibi gözüksede içi tam bir çöplük yuvasıydı. Hatta geçen sene aldığı ama arkadaşını gördüğü için yiyemeyip çantasını attığı çikolata bile burdaydı. Çantayı eğer yatağınızın altına koyup uykuya dalarsanız çarpılmanıza garanti verebilirim. Hatta üstüne olmayan evimi koyup iddaya bile girebilirim.

Taehyung sonunda anahtarları bulup kapıyı açtı. Eve sanki Süriyeli bir dilenci girmiş gibi yerde sürünerek kendi odasına gitti. Yerde sürünürken geçen ay kaybettiği tokasını buldu.

Taehyung: Ahh... hiç görüşemiyeceğiz sanmıştım. Seni tatlı şey gel bakalım çantama ehehehe

Aslında çantasını koyduğunda bir daha görüşürler mi aceba neyse. Taehyung sonunda ayaklanıp evlerindeki ilk yardım kutusunun yanına gitti. Doktorlar dizisini çok izlediğinden ufak tefek şeyler öğrenebilmişti. Aklına 'Babam'ın beynini çaldın' repliği gelince kendini tutamadı ve bir kahkaha patlatmak için ağzını açtığında çenesindeki ağrı buna izin vermedi. Taehyung " Iyi dövmüşler kodumun pezevenkleri ağzımı bile ayıramıom püü dolmuşçuluk bitmişş"

Taehyung'un yüzünde pek yara yoktu. Dayak yerken en azından yüzünü kapatabilmişti. Dudağı patlamıştı ve küçük bir morluk vardı. Taehyung'a göre yüz en önemli yerdi sonuçta vücudunun diğer bölgelerini kapatabilirdi ama yüzünü kapatması epey zordu.

Ilk yardım çantasını eski hâline bıraktı, kendi odasına geçti. Rahat kıyafetler giymeyi unutmadı tabiki. Bu hayatta en önemli olan şey rahatlıktır. Yatağına sanki intihar edermiş gibi kendini bırkatı. Ve kendini uykuya adadı...

1 saat sonra

Anne: GALH LAN MISAFIR GELECEK SEN DAHA HORUL HORUL YATIYON

Tehyung umursamaz, yatağa daha da sokuldu. Bunun üzerine annesi yorganı üzerinden aldı. Taehyung çok yorgun olduğu için düşlere gömülmekle uğraşıyodu. Annesi uyanmayacağını anlayınca mutfağa gitti, bir bardak soğuk su alıp geldi. Önce bir kaç yudum içtikten sonra hepsini Tehyung'un üstüne döker. Taehyung suyun kaldırma kuvvetiyle uyandı ve yarı açık yarı kapalı gözlerle annesini süzdü.

Anne: BAH HELE DAHA UYUYO BEN SANA BUGÜN MISAFIR GELECEK DEMEDİM Mİ? AAAAA SENI DOĞURACAĞIMA TAŞ DOĞURSAYDIM KEŞKE.

Taehyung: Bu biyolojik olarak imkansız.

Anne: Biyolojiyi o kadar iyi bilion niye notun 100 değil?

Taehyung: Kim gelecek bize?

Anne: Sabah dedim ya. Ay bu çocuk beni hiç dinlemiyo. Ama para istemeye gelince nasılda istion. Bu arada o 50yi unuttuğumu sanma sana 1 hafta para yok, dayınlar akşam yemeğine gelecekler. Şimdi hemen yatağını topla odanıda topla çabuk bağırtma beni evin ortasında.

Taehyung: sende bağırma o zaman

Anne: Efendim? Toplamazsan babana söylerim interneti kapattırır. Zaten çok geliyo diye söyleniodu

Taehyung: Tamam tamam topluyorum.

Yarım saat sonra: Yemekte
Baba: Bizim oğlanda meseleğe gidiyo işte. Elektirik falan düşünüyo. Elektirikde iyi para var diyolar.

Anne: Heee aha her yer ceryanla çalışıyo.

Dayı: Sizin demeniz önemli değil. Eee Taehyung bey oğlum kızların arkasından mı koşuyosun, yoksa ders mi çalışıyosun?

Taehyung kız diyince aklına direk Jisoo gelir ve ağzına aldığı prinç boğazına kaçar. Dünya bi kaç saniyeline kararır. Dayısı sırtının tam ortasına okkalı bir yumruk indirir ve prinç dışarı çıkar. O prinç cıkana kadar da Taehyung'un tüm iç organları çıkar.

Dayı: Sende cılız bir şeymişsin biraz kilo al. Yoksa okuldaki tüm dayakları sen yersin.

Taehyung: peki dayı. Anne ben doydum odama gidiyorum.

Annesi kulağına fısıldar: Bak şimdi doğruca salona git ninenle biraz konuş sonra bir yere gittiğinde senin onun hâlını hatrını sormadığını söylüyomuş. Yoksa babana der...

Taehyung: tamam ya

Salona hızlıca gidip ninesinin yanına oturur. Artık odasına geçip oyun oynamak istiyodu. Jungkook whatsappdan sürekli mesaj çekiyodu ve bu artık katlanamayacağı boyuta gelmişti. Direk sohbete daldı.

Taehyung: Nineneleriin en güzeli ne yapıyomuş bakalım. Kolun hâlâ ağrıyo mu, romatizmaların geçti mi, eee nasılmış benim tatlış ninem diyerek yanaklarına öpücük kondurur.

Nine: Eh iyiyim be oğul neyse senin okul nasıl gidiyo?

Bi sohbettede okulu açmasalar ölürler dimi.

Taehyung: Hangi okul?

Nine: Senin gittiğin okul.

Taehyung: Ben okula mı gidiyomuşum?

Nine: Okula gitmiyon mu?

Taehyung: Okula gidiyom mu?

Nine: İlk ben sana sordum?

Taehyung: Bende sana sordum?

Nine: eeee?

Taehyung: eeeeee?

Baba: Ne konuşuyonuz bakalım?

Nine: Taehyung'u okuldan mı aldınız?

Baba: Yoooo?

Taehyung: Baba ben odama geçem.

Nine: Ben size dedim bu çocuk büyeyecek mühendis olacak siz okuldan almışsınız ayıp ayıp. Ben kızımı ne eğitimsiz, ne modrnsiz bir kocaya vermişimde haberim yok. Pes yani pesss

Baba (tae'e bakarak): Bok mu var lan odanda, otur oturduğun yerde.

Nine: tı tı tı tı tı tı bi de çocucuğun yanında küfür ediyo. Ne kadar terbiyesizce.

Baba: Yok efenim Taehyung okula gidiyor. Hatta teşekkür getirdi. Sözel dersleri güzel olsada sayısalda biraz zorluk yaşıyor.

Nine: Büyüde doktor ol e mi yavrum. Bak bu dizlerimi tedavi edersin.

Taehyung: Ne doktoru?....  ha Yani tabikide parasıyla.

Nine: Bak bak bak bak bu çocukda iyice cimrileşmiş aynı babası aaaaa

Baba: Yok efendim benim nerde cimriliğimi gördünüz?

Nine: KESSSSSS kanal 7'yi aç benim dizim var.

Taehyung: benimde bacağım var.

Taehyung babasıyla göz göze geldi. Babası ona öldürücü bakış atınca direk kumanadayı aldı ve 7 rakamına tuşladı.

Nine: aaa bitmiş habeler başlamış. Neyse haber izleyem.

Taehyung haber izlemekten nefret ederdi. Resmen insanın psikolojisini bozduğunu düşünürdü. Odasına doğru yol aldı.

Nine: Aaaaa bak bu Taehyung değil mi? Amooooww ne dövmüşler el kadar çocuu

Baba: Eliyle yüzünü kapatmış, yüzü belli değil.

Taehyung televizyona baktığında dolmuşculardan ölesiye dayak yiyen kendisini görür. Kim videoya çekmişti ki. Videoya çeken biri olsa bile dolmuşçulardan biri olamazdı. Bu işin peşini tabikide bırakacaktı. Bi de onunla uğraşamazdı. Ama babasının çoktan 100 tane soru beyninin etrafında dönmeye başladı.

Baba: Lan zibidi bu sen misin?

Nine: Nasıl dövüyolar piçler küçücük çocuktan ne istediniz gahbeler.

Baba: Bu sen olsaydın yapacağımı biliyodum.

Dingiller-vminHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin