Annemin seslenişlerine uyandım. "Claire... Claire... Bebeğim" Gözlerimi kırpıştırdım, kulaklığımı çıkardım ve anneme baktım. "Tamamm. Sen haklıydın, senin hayatına bu şekilde müdehale etmem tamamen hataydı, kahretsin Claire. Bir şey söyle beni afettiğini söyle, öyle susup bana bakma, nasıl olmasını istiyorsan öyle olsun. Şuan uçaktayız Türkiye'ye gider birkaç gün gezer sonra geri döneriz heh ne dersin ?" Çok sevinmiştim annem beni sonunda anlamıştı. Anneme gülümseyerek baktım. " Ta.. Ta.. Ta.." noluyordu neden içimden geçeni söyleyemiyordum. Sevinçten dilim mi tutulmuştu. Anneme ne olmuştu, neden birden bire böyle bir konuşma yapıyordu benimle hemde uçaktayken artık fazla geç değil miydi ? Eşyalar Türkiye'deki eve çoktan gitmiş ve yerleştirilmişti. Birden uçak sallandı her yer biranda karardı. Işıklara ne olmuştu ? Herkes bağırmaya başlayınca hostes kimseye sözünü dinletemiyordu. Ben neden sadece susuyor ve etrafı izliyordum. Işıklar geri geldiğinde tavandaki oksijen tüpleri açıldı ve hepsi aynı anda sallanmaya başladı. Yakınında olan herkes onlardan almaya başladı. Pardon da ben mal mıydım ? Neden kolumu bile kıpırdatamıyordum, annemide göremiyordum ne yani beni bırakıp gitmişmiydi ? Ayağa kalkmaya çalıştım. Annemi aramaya başladım. Şok geçiriyordum galiba içimde ne korku ne de hüzün vardı. Karşıya baktığımda annemi tuvalet kapısını zorlarken buldum. Bana baktı ve eliyle 'gel gel' diye işaret etti. Sonra kapıdan içeri girdi. Hemen koştum ve annemin yanına gittim kapıyı açmamla yer yüzüne düşmeye başlamam bir oldu.
~
Sarsılarak uyandım. Kulaklığımı çıkardım ve anneme baktım elinde kitap ile uyuyakalmıştı ve her şey normaldi. Tanrı'ya şükür. Türkiye'ye geldiğimize dair anons yapılıyordu ardından hostes ne yapmamız gerektiğini söyledi. Annemi uyandıracakken aklıma rüyamın başı geldi. Ne güzelde gitmekten vazgeçiyordu diye düşündüm. Ama herşey için artık çok geçti. Anneme seslendim. "Geldik anne uyan artık" annem kıpırdandı ve bana gülümsedi. Gülümsemesine her zaman karşılık verirdim ama bu defa yapmadım. Kafamı çevirip yanımdaki çantama kitabımı ve kulaklığımı koydum. Uçak piste inmişti. Camdan Türkiye'ye baktım. Buraya artık alışmam gerekiyordu galiba. Uçaktan indik bavullarımızın gelmesini bekledikten sonra havaalanın içine girdik. Her yerde bir insan topluluğu vardı. Herkes birbiriyle konuşuyor ya da sarılıyordu. Yanımdan koşarak bir kız çocuğu geçti. "Babaaa" diye bağırdı ve karşısında duran adama yani babasına sarıldı.
Ads by SaveLotsAd Options
Durdum.
Bir süre onları izledim. Sonra annem "Claire" diye seslendi. Yanında üç tane iri yarı, kaslı ve yakışıklı adamlar vardı. Yanlarına yaklaştığımda annem "Bu insanlar Amerika'daki iş ortaklarım, bize yardım etmek için buradalar" dedi. Hepsine hafif tebessüm ettim ve telefonuma baktım. Arabaya doğru yürümeye başladık. Arabaya bindiğimizde annem adamlarla sohbet ediyordu. Yolu izlemeye başladım. Adamlardan biri "İzmir'i beğendin mi Claire ?" diye sordu. "Serin. Adım Serin" dedim. Annem bana dik dik baktı. "Artık Türkiye'de olduğumuza göre Türk ismimi kullanmalıyım." diyerek adama döndüm. "Evet, beğendim." dedim. Gerçektende çok güzeldi. Hakkını yiyemem. Yol boyunca annem annem adamlarla konuşmaya devam etti bende susmaya. Bir evin önünde durduk. Herkes arabadan inince anladımki gelmiştik. Bu ev bizimdi, çok güzeldi. İki katlı beyaz kocaman bir ev bahçeside büyüktü. Kapıyı açtılar annem ve adamlardan biri eve girdi. Arkama baktığımda diğer adamlar eşyaları taşıyorlardı. Kapıdan içeri girdim. Geniş saray gibi holü vardı. Bembeyazdı. Kapının yanında boy aynası sağdaki kapı mutfak, soldaki kapı salona gidiyordu. Kapının karşısında beyaz ahşaptan bir merdiven vardı. Merdivenin arkasında iki kapı vardı hemen hemen yan yanaydılar. Biri kitaplarla dolu bir oda, diğeri ise tuvaletti. Merdivenlerden çıktım. Sağa döndüğümde yan yana iki kapı vardı. Biri açık diğeri kapalıydı. Açık olan kapı yatak odasıydı, galiba benim diyerek içeri girerken adam seslendi. "Hayır, Serin yan oda senin orası boş kullanılmıyor ve Bayan Cast (anneme soyadı ile seslenmişti.) holün sonunda kalan sağdaki oda sizin karşısıda lavabo" dedi. Annem odasına yürümeye başladı. Bende kapalı olan odayı açtım. Kapının yanında aynalık ve üzerinde her çeşit makyaj malzemesi vardı. Onun yanındaki duvarda çalışma masası, yanında kocaman kitaplık ve gardolap, karşısında camın kenarında koltuk takımı ve köşede televizyon vardı. Kapının sağ tarafında kalan duvarda ise bildiğiniz prenses yatağı gibi kocaman bir yatak vardı. Odanın duvarları siyah - kırmızı - gri renklerindeydi. Eşyalar bembeyazdı. Duvarlarda çerçeveler vardı. Yatağın kenarındaki komidinde babamın elimde tek olan resmi vardı. Yatağın olduğu duvar siyah renkti ve eski odamda duvara yapıştırılmış bir sürü resim aynı şekilde oradaydı. -Arkadaşlarımla olan resimlerim- onları ne kadarda özlemiştim. Annemi aşağı inerken gördüm. Dönüp odaya geldi. " Çok güzel değil mi Claire ? " diye sordu. "Evet" dercesine kafamı salladım. "Hadi aşağı gel" dedi. Ve odadan çıktı. Camdan dışarı baktım hava kararmıştı. Aşağı inmeye başladım. Salona geçtim annem ve üç adam oturuyordu. Yanlarına gittim ve bana gideceğim okuldan bahsetmeye başladılar. Dinlemedim ne de olsa yarın gidince görecektim. Sadece anladığım özel bir okul olduğu ve her imkanın sağlandığı bir yermiş. Daha fazla dinleyemezdim. "Tamam, hepinize teşekkür ederim daha fazla anlatmanıza gerek yok yarın gidince zaten görücem. İyi geceler ben yatıyorum, malum yarın okul var ve ben çok yorgunum." diyerek odaya çıktım. Üzerimi değiştirip yatağa girdim. Fazlasıyla rahattı.
Merhaba umarım beğenmişsinizdir, henüz ikinci bölüm hiçbir şey olmadı standart ve biraz sıkıcı ilerleyebilir kabul ediyorum. En kısa sürede bir sonraki bölümü yayımlayacağım. Lütfen takipte kalın :)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
AŞKA ŞANS VER
Randomİki yıl boyunca Londra' da yaşayan 17 yaşındaki Serin. Annesinin işi nedeniyle Türkiye'ye yerleşmek zorunda kalıyor. Türkiye'de harika bir aşkın kapılarını açmak için anahtarlar onun ellerinde fakat aşka ulaşmak için önünde birçok kapalı kapı var on...