Gittiğin Zaman Yüzünden

83 9 2
                                    


Eve girdiğimizde teyzemin yerleri çamaşır suyuyla sildiğini gördüm.

Zorlanarak ayakta duran Burçak'a bakıp iç çektim:

"Teyze, biz geldik."
geldiğimizi yeni fark etmiş oldu. Elindeki bezi masaya bırakıp bize bakıyordu.

Gözündeki endişeyi anlamıştım:

"Burçak'a ne oldu böyle? Siz neden erken geldiniz? Başınıza bir şey mi geldi yoksa?!"

Gökay hemen atıldı :

"Yok teyzem ya. Şey... Burçak 'ın midesi bulandı da, ondan erken geldik."

Teyzem hemen yanımıza koştu. Kollarımın arasında duran Burçak' ın anlına yasladı elini:

"Ateşi yok neyseki. Tamam çocuklar, siz Burçak'ı yatırın. Ben ona bir şeyler hazırlar içiririm."

başımla onaylayıp Burçak'ı odamıza götürdüm.

Ayakta gerçekten de duramıyordu. Öyle ki ölü bir beden gibi tüm ağırlığı üstüme yığılmıştı.

Onu yatağa yatırdım Elçin'in yardımıyla.

Üzerini örttük güzelce.
Hala kırmızı olan gözleri donuk bakıyordu tavana.

Onu böyle görmek canımı çok acıtıyordu.

Bu sırada camı açıp başını dışarı sarkıtmış olan Elçin'i gördüm.

"Elçin? İyi misin?"

deli gibi öksürüyordu. Çabucak yanına gittim.

Dudakları morarmıştı resmen:

"Elçin?! Elçin noluyor?!"

"Ko... Kokuyu almıyor musun?! Her yer çamaşır suyu kokuyor! Ne... Nefes alamıyorum!"

ne diyeceğimi bilemedim o an. Elim ayağıma dolanmıştı.

Kardeşimden farkı olmayan kuzenim ölü gibi yatıyorken yanı başımda en yakın arkadaşım astım krizi geçirmek üzereydi.

" Ta-tamam. Sakin ol. Sakin ol hiçbir şey olmayacak. Hadi bahçeye çıkalım. Hadi yürü."

Elçin'i kolundan çekiştirip odadan çıkardım.

Salonun önünden geçerken Egemen'le Gökay ayaklanmıştı:

"Elçin'e ne oldu?!" dedi Gökay.

evin kapısını açıp Elçin 'i dışarı çekerken yanıtladım onu :

"Elçin' in astımı var Gökay!"

Ben bunu bağırarak söylediğimde mutfaktan gelen teyzemle göz göze geldik.

Ah be teyze, arkadaşımı öldürecek misin sen?!

öyle korkuyla bakmıştı ki, sen ne yaptın teyze bile diyemedim.

Kollarımın arasında nefes almak için çırpınan Elçin'le kendimi bahçeye attım.

Çardağa oturduğumuzdan bir süre sonra Elçin'in öksürükleri azalmış ve en sonunda da kaybolmuştu.

Sonunda derin bir nefes alıp gözlerime baktı:

"Gökçe, bak... Teyzen bize sahip çıkıyor, anne gibi ilgileniyor. Her şeyimize koşuyor ama ben dayanamıyorum artık. Üç hafta geçti. Ve Bu benim üçüncü kez krizin kıyısından dönüşüm."

"Haklısın."

"Gökçe teyzenle konuş. Hergün odamızın buram buram Arap sabunu kokmasını geçtim, ama her hafta çamaşır suyuyla nefessiz kalmak istemiyorum. Ya başka bir şeyle silse olmuyor mu?!"
ne kadar kısık tutmaya çalışsa da ses tonu ani bir yükseliş göstermişti.

Hindistan CeviziHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin