James uyandığında Severus'un ona seslendiğini anladı. Ne olduğunu sormak için Severus'tan tarafa döndüğünde masanın üzerindeki saati görmüş ve ne olduğunu anlamıştı. Eğer biraz daha geç kalksaydı akşam yemeğini kaçıracaktı. Hızla yataktan çıktı ve Severus'u kucağına aldı ama Severus bu sefer ona yük olduğunu düşünüp mırıldandı.
'' Beni tekerlekli sandalyeye koy, gerisine karışmak zorunda değilsin.''
''Oldu artık istersen birde senden uzak duruyum.''
''Bak mantıklıymış bence sen benden uzak dur.''
Ne kadar bunları net bir şekilde söylese de sesi kısıktı ve bir şeye kırıldığını belli ediyordu. James hızla Severus'u yatağa oturtup kendi de karşısına oturdu.
''Farkında olmadan bir şey mi yaptım acaba sümsükus.''(Bunu derken bile sümsükus demesi üzerine çıldırdım.)
''İlki benim ne kadar unutsanız da bir adım var, ikincisi benimle uğraşırken sıkıldığını anlayabiliyorum. O yüzden benimle ilgilenmek zorunda değilsin.''
James uykuluyken olan huzursuzluğunu Severus'a yansıttığını fark etti. Kendine lanetler okumaya başlamıştı bile, ne vardı yatmadan önce biraz önündeki küçük bir çocuk kadar masum olan oğlanla ilgilenseydi. Sahi sadece uykusu olduğu için oğlana hiç bir şey sormadan peşinden sürüklemişti.
Severus'un ne tepki vereceğini tam olarak kestiremese de oğlanın yüzünü elleri arasına aldı ve alnına küçük bir öpücük kondurdu. Sonraki birkaç saniye Severus'un yüzünü incelese de oğlanın yanakları kızarmasıyla daha fazla öpme isteği uyanmıştı ama kendini tutarak konuşmaya başladı.
''Gerçekten senden sıkılmıyorum Severus sadece iki gündür birkaç saat dışında uyumadığım için oldukça yorgundum ve uykuluyken gerçekten çekilmez olduğumu biliyorum. Özür dilerim sana değersiz hissettirdiğim için.''
''Sorun yok, gerçekten değersiz olduğumu kabul edeli uzun zaman oluyor.'' (Hepsi senin suçun James.)
James kısa bir süre karşısındaki narin yüze baktı. Gerçekten onun ne kadar kırıldığını fark etmediğine inanamıyordu. Kendi eğlenceleri için oğlanın bedenine verdikleri yaralardan daha çoğunu ruhuna verdiklerini fark edemeyecek kadar kör(beyinsiz) olduklarına inanamadı. Bir süre daha oğlanı izledikten sonra konuşmaya başladı.
''Bu konuyu akşam yemeğinden sonra konuşalım olur mu? Ayrıca bir daha kendinin değersiz olduğunla ilgili en ufak bir kelime veya başka bir şey yaparsan seni tüm gün boyunca gıdıklarım.''
Severus bir süre ciddi mi diye James'in yüzüne baktı sonrasında sadece kafasını salladı. James Severus'u kucağına aldı ama bu sefer tekerlekli sandalyeyi küçültemeden Severus elindeki asasıyla tekerlekli sandalyeyi uçurdu.
Aslında bunu yaparken ona çok fazla muhtaç olmadığını göstermek istiyordu ama James yine anlamamazlıktan gelmiş ve çocuğun anlına bir öpücük kondurmuştu. Pekala Severus'un bundan rahatsız olduğu söylenemezdi. Sadece biraz utanıyor ve hemencecik kızarıyordu ama şu anda tüm dikkati sandalyede olduğundan utanmadı.
James ise hızlı bir şekilde büyük salona ilerledi. Büyük salonun önüne geldiklerinde Severus sandalyeyi yere indirmişti. James ne kadar büyük salona Severus kucağındayken girip insanlara sözsüz bir uyarı yapmak istese de kucağındaki minik oğlanın bundan rahatsız olduğunu anlamıştı ve onu dikkatli bir şekilde sandalyeye oturtmuştu.
Severus sandalyeye oturur oturmaz ellerinden yardım alarak James'in yanından ayrılmayı denedi ama James ondan önce davranıp hızlı bir şekilde tekerlekli sandalyeye ittirerek ortak salona girdi ve Severus'un kulağına eğildi ve etkileyici bir ses tonuyla fısıldadı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Lenta Caritate (SNAMES)
FanfictionSeverus, Sirius'un yaptığı bir büyü sonucu kısa bir süre yürüme yetisini kaybeder ama James tüm suçu kendi üzerine aldığında Severus'la ilgilenmek zorunda kalır peki bu aralarındaki nefreti alıp yerini başka duygularla doldurursa nasıl bir sonuç olu...