0.7

2.4K 135 519
                                    

Akşam yemeğine kadar orada oturduktan sonra hep birlikte ortak salona ilerlediler. Kimse Severus'u yadırgamamıştı hatta Sirius bile onu kabul etmişti. Ortak salona girdiklerinde hep oturdukları yere oturdular ve Sirius'un isteği üzerine Profesörler gelene kadar tıp oynamışlardı. Sonunda profesörler gelmiş ve yemeklerini yemeye başlamışlardı. 

Sirius en sonunda dayanamamış olacak ki tek kaşık yemek yemeyen Severus'un Ağzına bir kaşık çorba tıkmıştı. Severus bir anda gelen çorbayı yuttu ama James sanki onu öldürmek istermiş gibi parmağıyla dudağındaki çorba kalıntısını sildi ve parmağını yaladı. Severus James'in bu hareketiyle öksürmeye başlamıştı. Sirius hemen bir şişe suyu Severus'a uzatmış ve James ile konuşmaya başlamıştı.

'' Ah! Hadi ama James, neredeyse çocuğun  kalbine iniyordu.''

Sirius bunu dedikten sonra Remus ve Peter'le birlikte gülmeye başlamıştı. Severus ise utanmış ve kızarmıştı. James dersek o Severus'u izliyordu, yemek sürekli böyle ilerlemişti.

Akşam yemeğinden sonra ise Severus James'e yatmak istediğini söylemişti. James ise hiç itiraz etmeden onu kucağına almış ve tekerlekli sandalyeyi uçurarak odaya ilerledi. Odaya geldiklerinde ise yine dünkü gibi James yatakta Severus'un üzerine uzanıp kafasını boynuna koymuştu. Severus ise sessiz bir kabullenişle uyumuştu. 

Sabah uyandığında ise James çoktan hogsmadeye gitmek için hazırlanmıştı ve onun kıyafetlerini hazırlamıştı bile. Ama onun takıldığı nokta James'in yavaşça Severus'un üzerindeki cüppeyi çıkarması ve bir süre küçük bedeni süzmesiydi. En sonunda James elleriyle kendini örtmeyi deneyen Severus'u süzmeyi bırakmış ve üzerini giydirmişti minik olanın.

Çapulcuların hogsmadeye geldikleri her zaman buluştukları hogsmade girişine geldiğinde diğerlerinin onları beklediğini görüp yanlarına varmışlardı ama James hızlı bir şekilde konuşmaya başladı.

''Biz Severus'a yeni cüppe alacağız o yüzden siz her zamanki kafeye gidin.''

''Tamam ama geç kalmayın.''

''Peki annecim.''

James hızla oradan ayrılıp cüppe dükkanına girdi. Sadece Severus'a yeni cüppe aldıklarında kafeye ilerlediler. Yolda Severus dikkatini çeken bir kitabı aldığında James onunda parasını ödedi ama Severus hemen buna itiraz etti. Tabi James Severus her itiraz etmeye başladığında boynunu ısırıyor ve onu susturuyordu.

Sonunda kafeye geldiklerinde Hep birlikte turta yemişlerdi ki Severus turtaya bayılırdı. Hiç yemek yemeyen çocuk iki turta bitirdiğinde tüm çapulcular ona hayretle bakıyordu ki bir Sirius en sonunda patladı.

''Nasıl iki turta yediğini anlamıyorum ama bu gidişle her yemekte sana turta alsak iki yüz kiloyu geçersin.''

''Annem ölmeden önce sürekli turta yapardı o yüzden turtayı oldukça seviyorum.''

''Ah! anneni hatırlattığım için özür diliyorum ama şu andan itibaren bu konuşmayı unutuyoruz.''

''Pekala Sirius çenemizi kapatıyoruz ve sana patavatsız demiyoruz. Ayrıca özür dilediğin için seninle dalga geçmiyoruz.''

Severus Sirius'un bir anda asılan yüzüne bakıp kahkaha attı. Hadi ama karşınızda her zaman dudaklarını bükmüş bir Sirius göremezdiniz. İki gündür olduğu gibi onların bulunduğu masadan gülüş sesleri yayıldı.  

Birkaç saat sonra Hogwartsa varmışlardı ve Severus tenha bir yerde onlardan ayrılmıştı James ne kadar onunla kalmak istese de odaya gidip Severus için aldıkları cüppeyi bırakmayı daha doğru bulmuştu.

James odaya girdiğinde yatağın üzerinde küçük bir defter olduğunu gördü. Normalde olsa karıştırmazdı ama kendi yatağında olduğu için açıp okumaya başladı.

-Merhaba sevgili günlük ben Severus Snape. Bu gün okulda Regulus adında bir çocuğun ağladığını gördüğümde çocuğa neyi olduğunu sordum ama anlattıklarından sonra nutkum tutuldu sonra bana abisi Sirius ile konuşsam mı konuşmasam mı diye sordu ama ben konuşmaması gerektiğini söyledim.-

James bir an sinirle kalkıp Severus'a hesap sormak için yanına gitmek istese de içinden bir ses Severus'un böyle bir şey yapmayacağını söylemişti. Yada haklı bir sebebi olmadan yapmayacağını. O yüzden ikinci sayfaya geçti;

-Çünkü eğer Regulus Sirius'a gidip eş cinsel olduğunu ailesinin öğrendiğini ve eğer onun bir kızla evlenmesi için Sirius'un hayatıyla tehdit ettiğini öğrendiğinde Sirius'u uzaktan tanıdığım kadarıyla çıldırır ve kötü bir şey yapar, sonrasında ise başına bir şey gelirse James üzülür. Onun yerine üzülmek isteyebilecek kadar çok seviyorum James'i.-

James okuduklarıyla kafası karışmıştı, hislerinin karşılıklı olmadığını düşünmüştü ama şimdi ise karşılıklı olduğunu öğreniyordu ama yinede okumaya devam etti. Daha ne öğrenebilirdi ki.

-Aradan iki gün geçti. Geçen gün Regulus'un babasının karısını aldattığını öğrendim. Normalde olsa fotoğrafları bayan Black'e verirdim ama o fotoğrafların ucunda James'in mutlu olması için lazım o yüzden onları kullanarak Bay Black'e şantaj yapıyoruz. Kötü bir şey ama aklıma başka bir şey gelmedi.-

James gördüklerine inanamadı. Sonrasında ise iyi ki Severus'un sevdiği birini üzmediğini düşündü ama her şeye rağmen okumaya devam etti. Son yazılı olan sayfanın onu ne kadar kötü hissettireceğini bilemeden yaptı bunu.

- Merhaba... Dört gün önce James bana ölmem gerektiğini ve iğrenç olduğumu söyledi. Beni gördüğünde içinin bulandığını ve kötü hissettiğini söyledi. Ve ben onu beni görmekten kurtarmak istedim ama başaramadım. Uyandığımda hastane kanadında bileklerim sarılı bir şekildeydim. Sadece birkaç milimle bıçağın damarı es geçtiğini söyledi Madem Pomfrey. Ah! ölmeyi bile başaramıyorum.-

James okuduğu şeyle birlikte gözleri doldu, neden söylemişti ki ona bunu. Hatırlıyordu o günü, Sev Regulus'la konuşurken yüzünde hafif bir gülümseme vardı ve deli gibi kıskanmıştı onu. O yüzden aptalca bir şey yapmıştı. Sonraki iki gün ise Sev derslere girmediği için neredeyse aklını yiyordu.

James geçmişin etkisinden kurtulduğunda içini Severus'u kaybetme korkusu sarmıştı ve koşarak onu bıraktığı yere ilerledi. Ama yaklaştıkça kulağına gelen Severus'un yardım çığlıkları ve hıçkırıklarıyla iyice hızlandı. Sonunda Severus'u gördüğünde kan beynine sıçramıştı. Asasını kaldırdı ve  bir insanı altı ay komaya  sokabilecek bir büyü fırlattı.

Bir haykırış duyuldu ama sesin sahibi Severus değildi. James koşarak Severus'un bedenini yerden aldığında Severus James'in göğsüne yaslanmış ve hıçkırarak ağlamaya devam etmişti James ise hızla hastane kanadına ilerledi.

İvvet (özellikle ivet yazdım yanlış anlaşılmasın) bölüm sonu, acaba haykırış kime aitti. Severus niye ağlıyordu ve James neden o kadar sinirlendi. Bir daha ki bölüme bir daha ki bölüm ise km bölümün ne zaman geleceğini sorduğu günün akşamına.

Slkasdhgıajgfgıd.. Evet bölümü yazarken aklıma daha kötü bir şey gelmişti ama Severus'a kıyamadım.

Lenta Caritate (SNAMES)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin