0.9

2.3K 120 344
                                    

Severus uyandığında yanındaki sandalyede yatan James'i gördü. Dün olanlar aklına geldiğinde ağlamak istedi ama yinede James'in ondan bıkmasını istemiyordu. Kendini ağlamamaya zorlarken bir yandan James'in yüzünü inceliyordu. 

Uzun süredir James'e aşıktı ama James ona sadece acıdığı için iyi davranıyordu. Onu bir kez öpmüş olması bir daha yapacağı anlamına gelmiyordu. O James'in hakkında düşünürken James uyanmış ve ona bakıyordu. Genç çocuğun yüzünde ağlamamak için kendini sıktığını belli eden bir ifade vardı ve James onun ne düşündüğünü anlamıştı.

Genç çocuğun kafasında öyle şeyler geçiyordu ki insanların her hareketi için kendini suçluyordu. James bunu onun hafızasına girdiğinde düşüncelerini okuduğundan bilebiliyordu. Hemen çocuğa sarıldı ve dudaklarına bir buse kondurdu.

'Sev beyninin içinde ne var bilmiyorum ama bu gidişle ağlayacaksın. O yüzden aklındakileri benimle paylaşmalısın.''

Sev James'in yüzüne baktığında cidden onunla paylaşması gerektiğini düşünmüştü. Yani kim yanında kendine aşık olan bir oğlan barındırmak isterdi ki hele hele onun gibi birini. Sonunda cesaret edip konuşmaya başladı;

''James seni seviyorum ve bunun için özür dilerim. Kızmakta haklısın, benim gibi biri sana aşık olmamalı. Ama elimde değildi, gerçekten seni sevmeyi bırakamadım. Çok denedim ama başaramadım. Bana vurabilir veya aşağılaya bilirsin nede olsa benim gibi çir-''

James cümlenin nasıl ilerleyeceğini anladığında hızla Severus'un dudağına bastırdı dudağını. Ama sonrasında Severus'un dudaklarının şaşkınlıktan açılmasıyla dilini küçük çocuğun ağzını talan etmeye başlamasını durduramadı.

Yıllardır bu anı bekliyordu ve şimdi çocuğun kendine has kokusu ve tadı onu çığırından çıkarıyordu. O kadar tutkuyla öpüyordu ki gören biri bunu James'in ikinci öpücüğü olduğuna inanmazdı. Doğrusu ilki de Severus'laydı ve üzerinden sadece saatler geçmişti. Severus ise acemiliğinin hakkını veriyor ve uyum sağlayamıyordu. 

James sonunda çekildiğinde ikiside nefes nefese kalmıştı ve Severus kıpkırmızıydı. James ise yüzüne bir sırıtış yerleştirmiş Severus'un bu halini izliyordu ama ikisininde yerinde donmasını sağlayan bir ses duyuldu.

''Hadi artık sevişin ya.(Bunu biri istemişti ama o Peter demişti ben Sirius yaptım:) ) Tüm gün sizi izleyebilirim ama hızlıca olsun sonra Remus kızmasın.''

İkiside  sesin geldiği yöne baktığında odanın kapısından onları dikizleyen Sirius'u gördüler. James arkadaşının zamanlamasına hastaydı, her Severus'la ilgili bir şey yaptığında orada oluyordu. Sirius 1. yıldan beri James'in Severus'u sevdiğini biliyordu ama sırf sevgili olduklarında artık Severus'la uğraşamayacağını bildiği için James'e her şeyde yardım ediyordu.

''Black gördüğün gibi değil James'i zorla öptüm, onun suçu yok.''

Severus James'in arkadaşıyla arası bozulmasın diye aklına gelen ilk yalanı ortaya atmıştı. Tabi Sirius her şeyi bildiği için büyük bir kahkaha attı. Bir süre güldükten sonra gülmeyi bıraktı ve konuştu.

''Severus, James'in seni başından beri sevdiğini bilmesem inanırdım ama inandırıcı olmadı ayrıca kayıp günlüğünü sen uyurken James'e verdim ondan alabilirsin.''

Severus bir süre Sirius'un yüzüne baktıktan sonra sordu.

'' Kızmadın mı? ''

'' Ne diyorsun ya sen, ben gizli bir snames hayranıyım. Ayrıca birinci sınıftan beri senin ne kadar güzel olduğunu dinleyerek büyüdüm. James her seferinde seni öpmek istediğinden bahsederdi. Daha bir sürü şeyden bahsetti ama onlardan sanane değil mi?''

''James'in bana aşık olabilme ihtimali bile yok o yüzden beni kandırma ve doğruyu söyle.''

'' Oha, bu çocuğun egosu hiç kalmamış veya aynaya bakmayı unutmuş. Hangisi sence James? ''

''Aslında ,ikiside var Sirius. Her şeyi kendinin çirkinliğine yüklüyor ayrıca odasında ayna yok ve aynaların önünden geçerken yüzünü eğiyor.''

''Dedim ben sana o kadar çirkin demeyelim gerçek sanacak diye.''

''Hey hey, bende buradayım. Ayrıca saçmalamayı ve yalan söylemeyi kesmelisiniz.''

Sirius ve James Severus'a öyle bir bakış atmışlardı ki Severus anında sustu. Sirius cebindeki aynayı çıkardı ve Severus'un yüzüne tuttu. Severus'un gördüğü şeyle gözleri doldu, aynada hatırladığından tamamen farklı bir insan vardı. Ve oldukça güzeldi. Bir an Lily'nin neden ona yüzün dışında tamamen bir pislikten ibaretsin dediğini anlamıştı.

Yüzü mükemmel denebilecek kadar güzeldi. Ah Merlin yüzü şu ana gördüğü en güzel kızın kinden bile güzeldi, ama pasaklıydı ve dikkatli bakılmayınca yüz hatları çok belli olmuyordu.Biraz bakımla insanlar ona imrenerek bakardı ama o aynada sadece normal bir insan görüyordu. 

Yine de düşündüğü kadar çirkin değildi. Ama James anlına bir öpücük bırakmış ve mırıldanmıştı.

''Bir Melek kadar güzel olduğunu fark ettiğinde bana acayip kızacak olman beni üzecek ama olsun. Yeter ki sen kendini değersiz hissetme. ''

''Aşkınızı sonra yaşayın bebeğim beni bekliyor. Bu arada Madam Pomfrey Severus'un tamamen iyi olduğunu o yüzden sandalyeyi almamanız gerektiğini Severus'un senden destek alarak yürüyebileceğini söyledi.''

Sirius hızla odadan ayrıldığında James Severus'a destek olarak Sirius'un peşine takıldı. Severus biraz dengesini kaybede kaybede yürüsede sonunda  ortak salona varabilmişlerdi. Akşama kadar uyuduklarına inanamıyordu ama sonrasında ruhsal yorgunluklarının ağır bastığı kanısına varmış ve kafasına takmamıştı.

Ortak salona girdiklerinde olaylardan haberdar olan öğrenciler Severus'a acıyarak bakıyordu ama Severus hiçbirini takmadı ve James'in onu yönlendirdiği koltuğa oturdu ve profesörlerin gelmesini bekledi. Asasını uyandığında cebinde bulmuştu ve içi rahattı. 

Profesörler geldiğinde yemeğe başladılar ama Sirius onlara sürekli imada bulunuyor ve Severus'un canını sıkıyordu bu durum. Ama bir şey demedi çünkü onun yerine Remus patlamıştı bile. 

''Ne imasında bulunduğunu anlamıyoruz Sirius o yüzden açık açık söyle.''

''Siz bilirsiniz, diyordum ki James'le Severus çıkıyor bende ne zaman sevişeceklerini soruyorum.''

''Sirius sonra açıklayabilirdik biz.''

''Gerizekalılar sanki biz anlamadık sizin sevgili olduğunuzu. Ayrıca Sirius haklı James ne zaman sevişeceksiniz."

"Sende mi Remus? "

"Ne, merak ediyoruz. "

"Çıkmaz ayın son çarşambasında. "

"Ne demek hiç, kabul etmiyoruz. "

"Hiç değil size hiç. Ayrıca Severus yeni bir hadise atlattı yani o ne zaman isterse o zaman, bu konu kapandı. Tartışmaya açık değil."

"Siz nasıl isterseniz. Baskı gibi anlamayın."

"Pekala o zaman yemekleri yiyelim."

Tüm yemek sessiz geçmişti ve James Severus'la birlikte odaya geçti. Ama o gece yataklarının üzerinde bulduklarıyla James Severus'a baktı.

"Belkide kötü bir fikir değildir ha😈"

Bölüm sonu. 👹

Lenta Caritate (SNAMES)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin