Finale son bir bölüm oldu o yüzden bol bol oy vern
Anna nın ağzın dan. . .
Dün Jungkook la konuştuktan sonra bana sürpriz yapacağını söylediği andan beri heyecan dan takla atıyorum resmen "kızlar ben ne giyecem, saçım , başım kızlarrrr!" Evet hiç biri beni tınlamıyor sinirden kendimi koltuğa attım
"Neden beni dinlemiyor sunuz?" Eunsun saçımı çekti "dinlesek ne olacak sanki seçtiğimizi giyiyorsun da birde yardım istiyor." Galiba bu konuda haklı kızlar. Ama bu sefer onlara muhtaçım "kızlar tamam bu sefer dediğinize uyacağım lütfen yardım edin" ellerimi birbirine kenetleyip yalvarmaya devam ettim.
On dakika sonra sonunda ikna olmuş şimdi de dolabımı deşelemeye başladılar. Ve bütün kıyafetlerime burun kıvırdılar. Yok yanı hepsini de yeni aldım neresi çirkin bunların anlamıyorum ki. Eunsun çok beğendim buluz umu elinde sallamaya başladı "bu ne Anna"
"buluz bebeğim ne gibi görünüyor sana" alayla söylediğim cümleden sonra Eunsun buluzu kafama atmış ve böbürlenmeyi de ihmal etmemişti. Eunsun bitti sıra min jee başladı " ne çocukça şeylerin var senin be" "kendine bak sen şalvar gibi don üstündeki de uzun sivit resmen babaanneme benziyorsun"
Kızlarla laf dalaşımız bittiğinde sonun da hepimizin saçları bir birine girmiş haldeyiz. "Yuh yaa bana yardımcı olacağınıza beni dövdünüz pislikler." Eunsun yüz üstü yerde yatıyor saçı başı dağınık poposunun üzerinde ben oturuyorum tabii aynı zamanda ağlıyorum. Min jee mi galiba Eunsun geçen sene aldığı deri çantayı fazla hızlı vurduğu için beyni sulandı garibimin.
Ben ağlamaya devam ederken min jee kafama vurdu. "kes sesini de banyo yap bizde birşeyler seçeriz o zamana kadar" yumuşak götlü kankamın üzerinden kalkıp banyoya ilerledim. Yarım saatin ardından sonunda mis gibi, tertemiz banyodan çıktım.
Banyo dayken aynada kendimi görünce ben bile korktum fena benzetmiş ler beni de haberim yok muş. "Kızlar seçtiniz mi?" Eunsun elime elbiseyi tutuşturdu "bunları dene ona göre seçeceğiz" "tamam" "peki makyaj saç onlar" Eunsun çıplakta olan koluma yapıştırdı "makyaj bende saç min jee de"
Eunsun arkasını döndüğü anda koca götüne tekme atıp lavaboya koştum. Üç elbiseden sonra sonunda siyah elbiseye karar vermiş sıra makyajıma ve saçıma geçe bilmiştik. Saate baktığımda yediye on dakika kaldığını fark ettim. Makyaj masamdan kalkıp kızlara döndüm "nasıl olmuşum?" "Mükemmel" telefonu elime aldığımda Jungkook un mesajını gördüm
Jungkook
Hayatım aşağıda bekliyorum💜
Me
tamam geliyorum
Çantamı alıp kızları öptükten sonra aşağı indim Jungkook takım elbise giymiş bir şekilde görmek bana bile fazla geldi be. Yavaş adımlarla yanıma gelip kulağıma eğildi "çok güzel olmuşsun" yanağımı öpüp arabaya doğru ilerledik.
Nereye gideceğimizi sormaktan dilimde tüy bitti ama Jungkook cevap vermemekte ısrarcı olduğundan yene öğrenememiş mal gibi etrafa bakmaya başladım. Yarım saatlik yolculuğumuz dan sonunda kumsala geldik. Jungkook önden inip kapımı açtı. "Bilseydim topuklu ayakkabı giymezdim" gerçekten de giymezdim topuğu çok ince ve ben düz yolda bile zor yürüyen insanım.
Arabadan indiğim an Jungkook beni kucağına aldı "indir beni Jungkook yorulursun" sözümü dinlemeyip beni taşımaya devam etti kaslı sevgilim. "Geldik sevgilim" Jungkook a bakmaktan geldiğimizi fark bile etmedim. "Kucağımı çok sevdin galiba Anna cım"
Boynundaki kolumu biraz daha sıktım "bence sen beni taşımayı daha çok seviyorsun" göz kırpıp kucağından indim. Etrafa baktığım da istemsizce gözüm doldu o kadar güzel hazırlanmış ki ağlamamak mümkün değil. Jungkook kolumdan tutup bedenimi kendisine çevirdi. Eliyle göz yaşlarımı silip gözümden öptü (ne alaka demeyin bende bilmiyorum)
"Aglamana dayanamam Anna" gülümseyip yüzlerimizi yaklaştırdım. "Seni seviyorum Jungkook" "seni seviyorum Anna" dudaklarımızı birleştirdi elimi boynuna koyup saçlarıyla oynamaya başladım. Jungkook belimden kavrayıp bedenlerimizi bir bütün hale getirdi. öpüşmemiz gittikçe hareketlenir ken Jungkook dudaklarını ayırdı.
"Anna dur yoksa ben duramam" dediği şeye gülmeden edemedim resmen sapık bir velete aşığım. Elimden tutup masaya doğru ilerledik. Yemekleri yedikten sonra yan yana oturup denizi izlemeye başladık. "Rüya daysam uyandırma beni Jungkook" dediğim şeye Jungkook gülmeye başladı "asıl sen beni uyandırma yoksa kâbusun olurum."
Hava soğudukça Jungkook a daha sıkı sarılıyorum. Malum bu soğukta çocuktan çeketini alamam yani "Anna üşüdün mü sen?" "Yok hayatım sadece ne kadar kasın var ona bakıyorum" Sorulacak soru mu yaa adam donuyorum ben "bu kadar kısa giyersen olacağı bu sevgilim" "yuh Jungkook burda damı kıskandın, birde senin için hazırlan mıştım."
Jungkook benim tir tir titreyen bedenime dayanamayıp çeketini bana verdi. Tamam tamam en sonunda dayanamadım ve çeketini istediğim. Biraz daha kumsalda oturduktan sonra Jungkook daha fazla durmamız gerektiğini düşünüp önceden hazırladığı dağ evine geldik.
Jungkook şömine yi yakarken bende temiz kıyafetler varmı diye etrafa bakınmaya başladım sonuç elde sıfır
"Anna sen şöminenin önüne geç ben getiririm" sevgilimi kırmayıp ısınma ya başladım. Sonuçta bu soğuk seni beni kavgası yapamam ben. Kaslı sevgilim elinde eşofman ve tişörtü sallaya sallaya gelip yanıma oturdu.
"Sevgilim sadece bunlar var idare edeceksin artık" omzumu silktim "seninse idare ederim sevgilim" elinde ki kıyafetleri alacağım sırada da durdurdu. "Özür dilerim sevgilim, seni incittim, kalbini kırdım, şuan bile kırıyorum sosyal medya da yazdıkları bütün kötü şeyler benim yüzümden"
İki elimle Jungkook un yanaklarını sıktım "boş ver olanları bak ben unuttum sende unut ve özrünü kabul ediyorum tabi bir daha üzmemek şartıyla." Kaslı sevgilim sımsıkı sarıldı narin bedenime "hadi sevgilim üzerini değiştir, minicik şeyle üşüteceksin" konu nasıl yene eteğimin boyuna geldi anlamadım.
Üzerimi değiştirdikten sonra Jungkook un yanına doğru sokuldum. "Uykum geldi benim" "benimde" şöminenin yanına önceden hazırladığı yatağa yattık. "Gece dokunma bak bana" burnunu burnuma sürttü "söz veremem Anna"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Endlesslove
Fanfictionİstemsizce gözüme kızla yiyişen biri çarptı yüzünü görmüyorum ama baya bildiğiniz sokakta birbirlerinin olacaklar. Oğlanın bir anda arkasını dönmesiyle gözlerimi kocaman açtım "Jungkook" "Anna ne dedin sen Jungkook mu?" Elimle baktığım yeri gösterdi...
