-Kitchen Of Secrets-
Yazar: Lay_HungryOppo
Çeviri: maxxidexx
Düzenleme: QueeN*
12.Bölüm
#D.O
Kai odadan çıkarken derin bir nefes aldım. Kalbim o kadar hızlanmıştı ki kalp krizi geçiriyormuşum gibi hissediyordum. Neden ona her şeyi itiraf etmiştim...
Şimdi geri almamın imkânı yoktu, değil mi? Garip bir şekilde utangaç hissederken odamı temizledim ve sonunda bir karara vardım. Eğer ona üzüldüğümü söylersem... Ve moralimin bozulduğunu... Belki de bu yanlış duyguları nasıl söyleyiverdiğime bir bahane olabilirdi. Hayal kırıklığıyla başımı iki yana salladım. Hayır, bu asla işe yaramayacaktı... Çoktan ona söylediğim için geri alamazdım! Sadece onu görmezden gelmeyi deneyeceğim... Her ne kadar yarın bir... 'randevumuz' olsa da, ona sadece basit cevaplar vereceğim. Bu ona, ondan aslında hoşlanmadığımı hissettirir değil mi?
*****
#Kai
T-shirtümü çıkartıp aynada ki görüntüme baktım. Karnımın etrafındaki kaslarımı inceleyip gülümsedim çünkü daha geçenlerde onları altıya tamamlayacak bir kas daha yapmıştım. Yatağıma yatarken genişçe sırıttım ve elimi başımın altına yerleştirdim. Tavanı izlerken gülümsemem yavaşça soldu.
Yarın için gergindim... Ya batırırsam? Ayrıca... Artık ondan hoşlandığımı bildiği için aşırı derece de utanıyordum Yani... Benden hoşlanıp hoşlanmadığını dahi biliyor muydum ki? Evet, diyelim ki beni kıskandığını itiraf etti...
Ama daha ziyade arkadaşçıl bir şekilde olabileceğini söylemişti... Belki de bu sefer üstüne fazla gitmiştim... Yarın görecektik... Üstüne fazla gittiğimi düşünmüyordum. Gözlerimi kapattım ve büyüleyici anılarla dolarak kendimi uykuya bıraktım.
-- 'E.X.O Listen!' Telefon alarmımı kapatmak için uyandım. Telefonumu almak için uzanırken homurdanmam oda da yankılanmıştı. Alarmı susturmak için başparmağımı ekranda kaydırırken saat baktım. Sabah saat 6'yı gösteriyordu.
"Ugh!" Yatağıma oturdum ve güneş bedenimi ısıtırken elimle saçlarımı karıştırdım. Ufak bir gülümsemeyle kalkıp dans kıyafetlerimi seçtim. Kolsuz bir bluz ve düz bir kot, en sevdiğim ayakkabılarımla birlikte... Saçımı da dağınık bıraktım, böyle daha iyi gözüküyordu.
Hala iyi görünüyor muyum diye kontrol etmek için t-shirtümü kaldırırken dudaklarımı ısırdım. Evet... Tabi ki iyi görünüyordum.
Ardından bir düşünce kafama dank etti. Bu bir randevuydu sonuçta... Ona çiçek ve hediye almalı mıydım? Daha en azından iki saat vardı, yani bol bol zamanım da vardı. Şapkamı alıp usulca kafama taktım, önünü açık bıraktığım deri ceketimle birlikte...
Sonra sessizce odadan çıkarken ona ne alacağıma karar vererek girişe yöneldim. Sonunda Kyungsoo ile yarı zorunlu randevuya çıktığımı bilmek beni biraz heyecanlandırmıştı.
-- Normal seviyemi de aşacak bir özgüvenle markete girmiştim. Marketteki tüm çikolatalara bakarken kalbim heyecandan hızla atıyordu. Sonunda içinde birçok aroma çeşidi olan, benim favorim olan karamelli de vardı, büyük bir kutu seçmiştim. Kasiyer etiketini tarayıp poşete koyarken kasaya parayı koymuştum. Sonra hala konsantrasyonumu kaybetmemiş bir şekilde çiçek dükkânına gitmiş ve bir hayli güzel güller almıştım.
Ardından saatime baktım ve saat 8 olmadan Kyungsoo'yu almam için yalnızca on dakikam kaldığını gördüm. Yurdumuza doğru hızlıca koşmaya başladım. Kalbim randevuya geç kalacağım korkusuyla hızla atıyordu. Saat tam 8'i gösterdiğinde kapısına ulaşmıştım. Rahatlamayla bir nefes aldım. Büyük bir gülümseme ile kapısını tıklattım. Odanın içinden bir sızlanma duymuştum. Anında kapıyı açarken gözlerim de genişlemişti. Hala yatağında uyuduğunu gördüğümde alnımda büyük bir çatılma oluşmuştu.
Ayağımı sinirle yere vurdum. Sırf geç kalmayayım diye yurda koşarak gelmiştim... Ama o hala uyuyordu. Yatağının yanına koştum ve omuzlarını salladım. Gözleri birden açılmış ve şokla bana bakmıştı.
*****
#D.O
Bir şeyin beni sarsmasıyla birlikte aniden uyandım. Gözlerim panik içinde odada dolaştı. Kai'yle nerdeyse burun burunaydım. Bir çığlık attım ve yorganımla yüzümü kapattım.
"Tanrım! Burada ne yapıyorsun?!" Kai tavrımdan pek de etkilenmemiş gözüküyordu.
"Saat 8... Geç kaldın Kyungie."
"G-geç mi?" Saate baktım, gerçekten de geç kalmıştım... Ardından gözlerim bir fikirle parladı. Yorganın altından gülümsedim.
"Alarm kurmama gerek yoktu, seninle gelmek istemiyordum nasılsa." Sözlerimden etkilenmiş gözükmüyordu. Sadece gülümsedi.
"Sorun değil, sadece giyin. Benimle geliyorsun." Arkasını dönüp giderken elinde bir hışırtı duymuştum. Bakmaya gittiğimde elinde her ne varsa arkasına saklamıştı.
"Sadece giyin Kyungie, çok meraklısın." Kıkırdayarak odadan çıkıp kapıyı arkasından kapatmıştı.
Hızlıca yataktan kalkıp bir kazakla birlikte pantolonumu giydim ve hızlıca saçlarımı taradım. Dudaklarımda istemsizce bir gülümseme belirmişti. Neden heyecanlıydım... Kapıya koştum ve bir enerji patlamasıyla açtım. Kai şaşkın bir şekilde bana baktı. Sadece sırıttım. Belki de sadece bugünün keyfini çıkarmalıydım...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
-Kitchen Of Secrets-
Fanfiction-Kitchen Of Secrets- Yazar: Lay_HungryOppo Çeviri: QueeN* Çift: KaiSoo *Tanıtım* KyungSoo Seoul üniversitesinin yeni öğrencilerindendir, profesyonel bir aşçı olabilmek için aşçılık kursuna gitmektedir.Jongin KyungSoo'ya karşı birtakım hisler besleme...
