Bir hafta boyunca sarışın etkilendiği çocuğun peşini bırakmamıştı. Ne yemekhanede, ne öğle aralarında ne de tuvalette. Her saniye Kiyoomi'nin peşinde olmak onun için bir meslek hâline gelmişti. Ve aslına bakarsanız kıvırcık saçlı gencin bir süre sonra buna alıştığı, hatta bir miktar hoşuna bile gittiği söylenebilirdi.
"Omi, kedilerin otuz üç tane canlı türünün sonunu getirdiğini biliyor muydun? Tanrım, kediler korkunç."
Sarışın meyve suyu paketini kafasına dikmeden önce konuştuğunda telefonun kılıfındaki köpek çıkartmaları söylediklerini destekler şekilde parlıyordu. Kiyoomi karşısındaki sarışının bu hâline aldırmadan yemeğini yemeye devam ettiğinde gözlerini devirmişti.
"İnan bana umrumda değil."
Sakusa'ya göre Atsumu fazlasıyla tuhaftı.
Kim ilk defa gördüğü bir çocuğun peşinde koşar ve ona yakın olmak için bu kadar uğraşırdı ki? Üstelik karşısındaki ona çoğu kez hakaret etmiş ve kendisinden defalarca uzak durmasını söylemişken...
Ama Atsumu yapıyordu.
Ne kadar sabırsız ve mızmız bir karaktere sahip olsada konu Kiyoomi olunca kişiliğinden ödün vermekten çekinmiyordu.
"Çıkışta boş musun?"
Kiyoomi kendisine yöneltilen soruyu biraz bekletmişti. Sebebiyse; Atsumu'nun üzerinde hissettiği gözlerindeki yoğun bakışlarıydı.
İster istemez yutkunmuş, göz temasını bozmuştu.
"Sanırım,"
Normalde reddeder ve kesinlikle olumluya yakın bir cevap vermezdi ama sarışın günlerdir yakasından düşmüyordu. Düşsün ister miydi tartışılır ama onunla bir kereliğine dışarı çıkmakla küçük bir istisna, farklı bir etkinlik ve kendini aşmak adına bir şeyler yapmak demekti.
"Güzel, seni alırım."
Atsumu sevincini bastırmayı becerip, samimi sayılan bi gülümsemeyle masadan ayrılıp, kıvırcık saçlı gence başka her hangi bir söz hakkı tanımadan uzaklaştığında; ikizinin ve yakın arkadaşının başını yemek için adete bir zafer sırıtmasıyla elindeki boş meyve suyu kutusunu çöpe atmıştı.
Tuhaf olan bir şey vardı ki Kiyoomi heycanlıydı.
Kısa bi gecis bolumu😪✌🏻
Bilgi cr'sini de birakayim: azos🤭💖
