10.

931 96 59
                                        

Kıvırcık saçların sahibi kendisini soyunma odasında bekleyen pasöre doğru çekingen adımlarla yaklaşırken kanın yanaklarına çekilmesine engelleyemiyordu.
Ne de olsa Atsumu bir maç kaybetmişti, üzgündü, dahası anormal bir şekilde sinirliydi.
Daha öncelerinde maç kaybettiğinde hiç bu kadar sinirli olduğunu hatırlamıyordu.
Tırnaklarını defalarca derisine geçirmiş, bir şekilde sinirini çıkarmaya çalışıyordu.
Ama bunun öncesinde Kiyoomi onun kendisine; ne kadar nazik ve düşünceli davrandığını biliyordu.

Bu etek, ilk giydiği etekten daha kısa olduğu için; beyaz, ince bacaklarını daha fazla açığa çıkarıyor ve Kiyoomi'nin utancını ikiye katlıyordu.

Yinede zorunda değildi; sadece yapmak istemişti.

Bir kez daha emin olamayarak Atsumu'nun özellikle seçtiği eteği aşağıya çekiştirdiğinde sarışının tam yanına oturmuştu. Atsumu henüz yanınaki kişinin varlığını hissetmemişti, Kiyoomi'nin sesi onu dünyaya geri döndürmüştü.

"Atsumu," Kiyoomi tereddütle sarışının kendisini dönmesini izlediğinde gözlerinin şaşkınla açılmasını şahit olmuştu.
Bir kaç saniyelik utangaç bakışmayı Atsumu bozmaya çalışmıştı.

"O-omi, ben-"

Pasörün kelimeleri bir araya getirmekte zorlandığı açıktı, Kiyoomi utançla yüzünü elleriyle gizlemeye yeltendiğinde bileğini tutan elle durmak zorunda kalmıştı.

"Tanrım, yapma şunu. Çok güzelsin."

"Ugh, utanç verici şeyler söylemeyi bırak."

Kiyoomi ellerini çekerken bakışlarını kaçırmıştı. Ama saçlarının arasında hissettiği parmaklarla sarışına dönmesi uzun sürmemişti.

"Etek, kıvırcık saçlar ve sen. Dünya üzerindeki en iyi bileşen olabilirsiniz."

"Ne saçmalıyorsun?" Kiyoomi anında cevap verince sarışının gözlerindeki yoğunluk daha da artmış gibiydi.

"Omi, seni öpmeme izin verir misin?"

Sadece bir kaç saniyelik sessizlik kıvırcık saçlı gencin derin bir nefes bırakmasıyla bozulmuştu, hemen ardından gülümsemeyi ihmal etmedi.

"Buraya gel, aptal."
Atsumu yüzündeki sırıtmayı yok etmeye çalışarak, elinin altındaki genci kendine yakınlaştırmış ve aralarındaki mesafeyi sıfıra indirmişti. Sarışın, Kiyoomi'nin yumuşak, davetkâr ve açık kırmızı dudaklarının üzerinde tuttuğu dudaklarını aralayarak dilini içeriye itmişti. Muhtamelen, Kiyoomi bundan hoşlanmayacaktı ama izin almıştı.
Sonradan bunun için özür dilemeli miydi?
Kiyoomi'nin karşılık vermesine bakılarak; hayır.

Uzun ama kısa sayılan bir öpücükten sonra Atsumu ve Kiyoomi aynı anda geri çekilmişti.
Pasör anlını, yarısı kıvırcık saçlarla gizlenmiş anla yasladığında bir bacağını karşıya geçirmişti.
Küçük tatlı bir gülüşle kollarını Kiyoomi'nin beline sardığında; bakışlarını beyaz ve kızarık tenin üzerinde tutmuştu.

"Benimle çıkar mısın peki?"

Kiyoomi omuz silkip cevap bekleyen sarışına döndü.

"Sanırım,"

Atsumu başını sarıldığı bedenin sırtına gizlediğinde kıvırcık saçların sahibi şaşkınlıkla belini saran kolu tutmuştu.

"Sen ağlıyor musun?"

"Hayır, alerji!"

Açıkcası sarışın pasörün alerjisi yoktu.
Kiyoomi gerçeğini bildiği yalana gülümsemekle yetindi.










Final konusması yapmak benim icin cok zor bu yuzden kısa kesiyorum
Umarım begenmissinizdir seviyorum sizi🥺💕

skirt and curly boyBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin