teklif

3.9K 292 108
                                        

heyyoo!
günler önce yazmaya yeltendim
ve o sırada
Tae weverse üzerinden
bi çok kişiye cevap verdiğinden
hevesim kaçtı
🤧

-

"Taehyung." Bir dizi üstüne çökmüş ve elinde tuttuğu alyansı kutusundan çıkarırken devam etti.

"Eylül gibi bir şey istiyorum ben senden. Yakmasın... Üşütmesin. Yeşil ve mor süslesin. Yeşil yaprakları, mor çiçekleri olsun. Rüzgar ılık essin, yağmurları huzur versin. Şu yangın, kavga ve acı bitsin... Şu acı bitsin. Güneş umuda doğsun. Bağlar bozulsun, üzümler şarap olsun. Eylül gelsin, şu yangın mevsimi kenara çekilsin. Mor ve Yeşil'in baharı şenlensin. Taehyung benimle sadece bedenini değil, ruhunu da paylaş. Haftanın bir kaç günü değil her günü birlikte geçirelim."

Yavaşça ayaklanması bile gözlerimizi birbirinden ayırmazken, uzandığı elimin yüzük parmağında hissettiğim ağırlıkla konuştum.

"Jungkook.." Dedim, ince uzun parmağımı saran yüzüğe bakarken.

"Taehyung benimle ortak bir hafızaya, ortak bir geçmişe ve anılara sahip olmak ister misin?"

Bilirsiniz, birini sevmeye başlamak gerçek bir iştir. Enerjik, cömert ve kör olmak zorundasınızdır. Hatta en başlarda uçurumdan atlamak zorunda olduğunuz bir an vardır ki eğer üstünde düşünürseniz, atlamazsınız.

Yanılgı.

Birini sevmek kendini tamamen o kişiye adamak falan değildir, çünkü sevgi günü gelir ve ansızın bitiverir. Lakin aşık olmak öyle değil. Aşk, köklerini salmak için zamana ihtiyaç duyar. Fırtınalı havalarda bile birlikteliği tercih etmektir. Aşk koşulsuzdur ve ben ne olursa olsun ona olan aşkımı asla soldurmayacağım. Hep çiçek açacak, renkli renkli mis kokulu çiçekler.

Tam o an bir cevap bekleyen Jungkook ve etrafta oluşan kalabalığa karşı yapabileceğim tek bir şey vardı. Bal dudaklarımı zarif dudaklarıyla birleştirmek. Yüksek sesle gürleyen alkışlar, gökyüzüne yol almış havai fişekler ve bizimle birlikte birbirine sarılan çiftler. Dudaklarım dudaklarındayken oluşan net gülümsemesi, çoktan kendi parmağına taktığı alyans ve bir çok detay bizim ateşimizi harmanlamıştı bile.

Ayrılıp birbirimize sarıldığımız zaman sağ elimde takılı olan yüzük ve sol elimde duran çiçeklerle bir yandan etrafıma bakınıyordum. Tüm bu olanlar gerçekçi gelmese de şu an soluduğum koku çoğu şeye bedeldi.

Karanlık geceyi aydınlaran fişeklerin tadını sadece biz değil, bizimkiler de çıkarıyordu. Namjoon ve Jin'in elleri kenetli bir şekilde birbirlerini öpmesi, giydiği kıyafetleri hala çıkarmayan Hoseok'un Yoongiye çiçekler vermesi ve Jimin'in Sungwoonla sarılmaya devam etmesi de geceyi güzelleştiren etkenlerdi.

"Güzelim?" Ellerimizi birbirine kenetlerken bir yandan kafasını gökyüzündeki aydınlanmaya dönmüş konuşuyordu.

"Bana hala net bir cevap vermedin, öpmekle yetinemezsin."  Haklıydı. Bizi izleyen onlarca kişi de bir cevap bekliyordu ve ben cevabı kesin bir dille verecektim.

Ellerimi ellerinden ayırdığım vakitte bana dönen gözleri aldırmadan, Namsan Kulesinin başındaki merdivenlerden bir kaç basamak çıktım. Adımladığım son noktada duraksamış, yüzümü kalabalığa ve önünde duran Jeon Jungkook'a dönmüştüm.

"Jungkookshi, beni duyabiliyor musun?"Bağırmamla iyice odak noktası olurken,

"Evet Taehyungshi, seni duyuyorum." Diye cevap almıştım.

"Beyaz kadar saf, masum, kırmızı kadar heyecanlı ve tutkulu olalım. Pembe gibi hayran kalalım birbirimize, gerçek aşkı temsil etsin turuncu. Mavi gibi bağlanalım birbirimize, yeşil kadar mutlu olalım...Mor kadar karşılıksız sevelim birbirimizi. Renkler gibi bağlı kalalım, bir tanesiyle yetinmeyelim." Gereksiz gelen özgüvenim ve akışkan konuşmam ile alkışları almış son sözümle bitirmiştim.

"Ve evet! Jungkook evet seninle evlenirim!"
. . .

"BRAVOOO!!"

"TEBRİKLEERR!!!"

"TAEKOOK!"

Bizim çocukların tezahüratlarıyla gece boyu , sokak, sahil ve caddelerde dolanmış bir şekilde sabahı etmiştik. Girmediğimiz bar, uğramadığımız mekan kaldı mı inanın hatırlamıyorum. Tabii ardı ardına gelen buseleri eksik etmemiş, şefkatli dokunuşlar ve sözlerle birlikte devam ediyorduk. Bu halde bile onlarca mikrofona konuşmuş herkese duyurmuştuk haberimizi.

Şimdi ise;

Sağıma baktığımda gözleri üzerimde dolanan, belimi sıkıca sarmış bir adet Jeon, solum da ise birbirlerine özenle bakan 3 çift vardı. Ne zaman olaylar buraya taşındı, işte o zaman biz gerçek bir aile olup birbirimizi kolladık.

-bölüm sonu-
tamam daha fazla renklerler
ilgili bir şey yazmayacağım
teşekkürler

Per Job // taeggukBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin