Selam :)
Beğenmeyi, yorum yapmayı unutmayın .d
İyi okumalar 💛
*********************************
Beş ay, beşinci katta, dört farklı kişi ile aynı evde. Tanımadığım dört kişi... Beni öldürebilecek olan, ya da sevip benimseyecek kişilerle beraber...
Bu riski göze alır mıydınız? Cesaret eder miydiniz?
Ben çoktan almıştım.
Ya batacaktım, ya da kazanacaktım.
Garip bir yolculuk ve garip anılar olacaktı. Bunu biliyordum.
"Özgür, sadece pijama koydun!"
Sırt çantamı kapatırken kafamı kaldırıp ona baktım.
"Abiye de koymamı ister misiniz Sevgi hanım? Evin içinde giyip defileye çıkıyormuş gibi yaparız. Hatta istersen makyaj malzemesi de koyayım, her gün aynada canım sıkılınca yapar sonra da silerim. Bence çok mantıklı!"
Dalga geçer gibi konuşmama göz devirip dolabıma ilerledi. Dolabı açıp eline iç çamaşırlarımı aldıktan sonra yüzüme fırlattı. "Al salak, iç çamaşırlarınla podyuma çıkarsın!"
Kafamı kaşıyıp yere düşen iç çamaşırlarımı alıp sırt çantama koydum. "Sağ ol kanka, sen olmasan ne yapardım ben?!"
Göz devirip yanıma geldi ve ellerini iki taraftan kollarıma koydu. Konuşmaya başladığında pür dikkat onu dinlemeye başladım. "Dün, beni yanlış anladın. Biliyorsun, bir şeyleri açıklarken zorlanıyorum. Amacım senden kurtulmak değil, biz beraber büyüdük Özgür, kardeşim olduğunu ve seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun. Ben sadece çok fazla asosyal bir kız ve benden başka arkadaşın olmadığı için katılmanı istedim. Beni anlıyorsun değil mi?"
Kafamı sallayıp sıkıca ona sarıldım. "Özür dilerim biraz fazla çıkıştım." gözlerim dolmaya başladığında gülerek və gözleri dolu dolu benden ayrıldı. "Ay vedaları da hiç sevmem." dedi.
küçüklüğümden beri gördüğüm kızı beş ay göremeyecektim. ilk defa ondan bu kadar uzak kalacaktım.
Dışarıdan korna sesi gelince irkilip yatağımın üstünden çantamı ve küçük bavulu aldım. "Eksik bir şey koymadın değil mi Özgür? Kişisel eşyalarını umarım tam koymuşsundur!" dediğinde gülüp kafamı salladım.
Beraber evde çıktık. Dışarıda duran büyük arabaya baktığımda dudağımı dişledim. siyah ve büyük bir arabaydı. Bakışlarımı arabadan çektim ve arabaya yaslanmış olan Araf'a baktım. Onun da bakışları bana döndüğünde gülümsedi.
"Ya kanka ben sensiz bu evde ne yapacağım?" Sevgi'ye dönüp dudağımı dişledim. "Pes ederim ben merak etme." deyip tekrardan sıkıca ona sarıldım.
"Eğer sonuna kadar gitmezsen herkesi üstüne salarım!" dediğinde gülüp kafasına vurdum.
"Salak!"
"Neyse çok konuştun git hadi." beni itekleyerek gönderirken bir yandan da göz yaşını siliyordu.
"İteklemesene salak, düşeceğim!" dedim sinirle.
Arabanın önünde durup Araf'a baktım. Ne demeliydim?
"Günaydın efendim." dediğimde kocaman gülümsedi ve gamzelerini ortaya çıkardı. "Günaydın efendim."
Beni taklit ettiğinde kıkırdadım. "Ben senin 'efendin' değilim..." deyip sustu. "İsmim Özgür." dedim neden sustuğunu anladığımda.
Elini uzattığında heyecanlanıp elimi uzatıp tuttum. "Memnun oldum Özgür." kafamı gülerek sallayıp "memnun oldum oldum Araf bey." dedim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
5. KAT
Teen FictionBir milyon dolar karşılığında; aylarca tanımadığınız insanlarla, bütün teknolojik aletlerden uzak, dışarı çıkmama şartı ile aynı evde kalır mıydınız? Bir oyunun içinde kalmış beş kişi, işler istedikleri gibi gitmeyince kaçmayı deneyen ama kaçamayan...
