Hinata kampüsün çardaklarından birine oturmuş dalgın dalgın etrafa bakıyordu. "Lan!" Hinata yanına gelen çok sevdiği üst sınıflarına baktı. "Tanaka senpai, Noya senpai bir sorun mu var?"
Hinata'dan bile kısa Nishinoya çardağın sırt dayama yerine elin koyup sıçrayarak içeri daldı. "Sorun olması mı gerek lan Shoyo! Seni merak ettik." Hinata mahçuo bir şekilde gülümsedi. "Özür dilerim senpai aklım karışık da biraz bu aralar."
İkilinin karşısına oturan Tanaka hemen bir sigara yakmıştı. "Şu son olaylar mı? Wakatoshi ile ilgili olanlar."
Hinata başını önüne eğdi ve onaylayan mırıltılar çıkardı. Nedense tırnakları çok ilginç gelmeye başlamıştı.
Noya sırtına bir tane geçirdi ve onlara bakmasını sağladı. "Sen böyle terk edilmiş karı gibi ağlarsan kim sana inanır oğlum. İşin aslı astarını bilmiyoruz biz. Yine de sana inanıyoruz."
Hinata Tanaka'nın masaya bıraktığı sigara pakedine uzandığında Tanaka eline vurdu. "Hoşt velet! Sigara yok sana." Hinata elini geri çekti.
"Kimsenin bana inanmasına ihtiyacım yok. Umrumda da değil. Zaten ortaya yeni dedikodu atılınca unutacaklar."
Noya tip tip ona baktı. "E ne o zaman bu surat. Siktir git şu salak arkadaşlarınla eğlen."
Hinata iç geçirdi. "Kageyama'yla tartıştık. Aslında hep tartışıyoruz ama... Bugün tartışmadan somra ilk defa karşılaştık. Yüzüme bile bakmadı. Hiç hiçbir zaman böyle yapmamıştı Noya-san. Ve bir de haklı sanırım. Çok zevzeklik yaptım. Aynısını o yapsa ağzını burnunu kırardım."
Tanaka salak işte boşver dercesine elini salladı. "Arada olur öyle. Kaç senelik arkadaşsınız kendini sigaraya falan vereceğine adam akıllı oturup konuşsana."
Hinata somurttu. "Sen de içiyorsun sigara, bir tane versen ölür müsün?"
Tanaka elinde tuttuğu pakedi bırakıp orta parmağını kaldırınca Hinata hemen masadaki pakedi kaptı ve koltuktan atlayıp koimaya başladı.
"LAN HINATA!"
Arkasından bağıran iki senpaisiyle koşarken kahkahalarla güldü.
"SÖZ SANA YENİ PAKET ALACAĞIM!"
Hinata grup mesajlaşmalarında arkadaşlarının mimarlık fakültesinin orada çimlerde pineklediğini okuyunca rotasını oraya çevirdi.
Sigaraya aslınds çok da bayılmıyordu. Sadece dikkati çabuk dağılıyordu ve sigara da düşüncelerini toparlamasına yardımcı oluyor, baş ağrısını alıyordu.
Bu yüzden yanlarına varmadan önce bir sigara yaktı ve kendi kendisine nasıl bir giriş yapması gerektiğini ve nasıl sakin kalabileceğini düşündü.
Yanlarına yaklaşırken arkasından biri kolunu omzuna attı. "Hinata neredesin ya sen? Gözüm yollarda kaldı." Hinata Atsumu'nun burnuna bir fiske attı hemen ardından kendisini Kageyama'nın yanına bıraktı. Atsumu da hemen onun yanına kuruldu.
"Hinata neredesin sabahtan beri? Ortak dersimizden sonra kayboldun." Hinata yanında rahatsızca kıpırdanan Kageyama'ya aldırmamaya çalıştı.
"İşlerim vardı." Atsumu yanından güldü. "Ne bu ciddiyet?" "Ciddiyet değil ya, öyle gibi oldu bir an."
Hinata kendisini geriye bıraktı ve gözlerini kapattı. "Yok o işi ölene kadar erteleyeceğim sanırım." "Tsch!" Hinata tek gözünü açıp Kageyama'ya baktı. "Noldu?" Kageyama ona bakmadan telefonundaki oyunla ilgilendi. "Hiç."
Hinata sesli bir şekilde iç geçirdi ama hiçbir şey demedi. Ortalık yerde gönlünü almak istemiyordu. Onun yerine Kuroo'ya laf attı.
"Sen neden Bokuto'nun saçını örüyorsun?" Bokuto gülerek onun yerine cevapladı.
"Kenma'nın saçını örecekmiş ama havalı gözükmek istediği için önce en yakın arkadaşını kullanıyor."
Atsumu ona tip tip baktı. "Bunu iyi bir şeymiş gibi söyledin."
Suna ayağa kalktı. "Ben Osamu'yu bulup ekonomi dersine gireceğim. 9 gibi herkesin dersi bitiyorsa takılalım bugün."
Hinata omuz silkti. "EVET!" Atsumu bağırarak onayladığı sırada Kageyama da ayağa kalktı. "Ben de gidiyorum."
Herkes onlara el sallarken Hinata hemen Kageyama'nın arkasından fırladı. "Kageyama!"
Kageyama bunu bekliyordu. "Efendim Hinata?" Hinata ikisi tek tük öğrencinini olduğu ağaçlı yola gelince onu kolundan tutarak durdurdu.
İkisi göz göze geldi ve bir süre öylece birbirlerine baktılar. Hinata daha çok yarışıyordu.
Gözlerini ilk Kageyama kaçırdı.
"Niye durduk? Dersim var geç kalırsam hoca içeri almaz."
Hinata ona nasıl bir tatlılık yapsa affedilirdi acaba?
"Aramız... Aramız kötü olsun istemiyorum. Bana kızmanı ve kırılmanı da istemiyorum. Hatalıyım biliyorum. Gevşek gevşek konuştum."
"Evet harbiden de gevşek gevşek konuştun."
"Özür dilerim. Bir daha söz yapmayacağım." Kageyama iç geçirdi. "Senin yüzünden Wakatoshi'yi dövmek istiyorum Hinata."
Hinata ona sımsıkı sarıldı.
"Biliyorum. Ama tek başına yapmana gerek yok."
"Yok mu?"
"Evet, yok. İkimiz yaparız. Birlikte." Kageyama iki yanında gevşekçe duran kollarına Hinata'ya doladı.
"İkimiz..."
ta daa bayadır yazmadım bu kurguya çünkü nssıl yazsam bilmiyordum acikcasi kurgu nereye gidiypr bilmiyorum
düsüncelerinizi buraya alalim
XOXO
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.