06. I'm where I've always been

628 78 11
                                        



Bahar akşamının tatlı esintisi yüzüme dökülen saç tutamlarını hafifçe hareketlendirirken, kucağımda mışıl mışıl uyuyan bir bebekle yatağıma uzanmış gökyüzünü izliyordum.

Sakin bir perşembe günü olduğunu söylemek isterdim, fakat sabah okula adım atar atmaz sınav takvimiyle karşılaşmak tüm günümü olumsuz etkilememiş gibi bir de ödev teslim tarihini kaçırıp profesörden azar yemiştim. Eve geldiğimden beri ise Yuri'yle oynamak biraz olsun beni yatıştırmıştı, fakat stresten sonra gelen dinginlik günün en zor aşaması gibi hissettirirdi hep.

Seul'ün baharı, yılın en sevdiğim zaman dilimi olsa da bu seferki özel bir yere sahipti.

Cumartesi gecesi numaramı alan Jeon Jungkook'un neredeyse bir haftadır hiçbir mesaj atmadığı ve benim sürekli telefonumu kontrol edip ondan mesaj beklediğim düşünülürse, bu bahar işler iyiye gitmiyordu.

Bir keresinde liseden bir sınıf arkadaşım çok çabuk kapılıyorsun, demişti bana. Her ne kadar arkadaşlarına erkekler konusunda tavsiye verip, çok çabuk güvenmemelerini ve kalplerini kırdırmamalarını söyleyip duran biri olsan da iki nazik harekete tav oluyorsun, demişti. Kötü bir niyetle söyleyip söylemediğini bilmiyordum, şu an Yerim ya da Chris ile olduğu gibi bir yakınlık da yoktu o zaman aramızda fakat arkadaşımdı işte. Haklıydı da.

Bu akşam, onlardan biriydi. Baştan sona bütün ilişkilerimi gözden geçirip neden hepsine başarısız olduğumu ve olmaya devam ettiğimi düşünme akşamıydı. Böylece bir sonrakinde daha dikkatli olmalıydım, en azından en son ki seferde kendime bunu söylediğimde başarmıştım, ona kadar.

Meşgul olduğunu tahmin edebiliyordum, fakat bu kendimi aptal gibi hissetmeme engel değildi işte. Cumartesi günü yine gelecek miydi? Numaramı almasının bir nedeni olduğunu düşünmüştüm, günlerdir mesaj atmadığı düşünülürse; belki de pişman olmuştu.

Derin bir iç çektiğimde kucağımda uyuklayan bebeğin göğsümle aynı anda yükselişini izledim, onu yanıma getirişimin sebebi evde kimse olmadığı için burada daha rahat bakabileceğimdendi. Ayrıca babasının yine yemeğe kal ısrarlarını çekmek istemiyordum, gece yarısına yakın yemek yemek istemeyebilirdi herkes, değil mi?

Yuri'yi yaklaşık yarım saat sonra babası gelip alacağı için akşamın geri kalanında boştum ve bu boşluğu, çoktandır yapmayı ertelediğim birkaç işimle doldurmayı düşünüyordum. Benim için dikkat dağıtmanın yollarından biri olduğunu söyleyemezdim, ancak yine de herhangi bir işle meşgulken aklım arada başka yönlere kaymayı başarıyordu.

Yatağın bir kenarına attığım telefonuma saate bakmak için uzanana kadar, planlarım bu yöndeydi.

bilinmeyen numara: selam chaeyoung

Telefonu sessize aldığım için beş dakika önce gelen bildirimi duymamıştım haliyle, numaranın kime ait olduğunu tahmin etsem de emin olmak için adını sormaya karar verdiğimde parmaklarımın titreyişi gözümden kaçmamıştı.

chaeyoung: kimsiniz?

bilinmeyen numara: jeon jungkook

birkaç gündür telefona bakamayacak kadar meşguldüm

kusura bakma

nasılsın?

Benden sıkıldığını ve asla mesaj atmayacağını düşünerek kendimi boğduğumdan ona bahsetmeli miydim? Hiç sanmıyordum.

enchanted Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin