altı

151 27 87
                                        

  "Belki ablamla beraberdir."

  Gözlerim bir yıldızın üstünde durdu, onu Annie olarak hayal etmeye başladım. 

  Hâlâ arkadaş mıyız Annie?

  Yoksa benden nefret mi ediyorsun?

  "Özür dilerim," diye geçirdim içimden. "Özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim..."

  Özür dilerim.

  "EH, ÖZÜR DİLEME ARTIK!"

  Bundan yıllar önce Annie ile bisiklet sürerken düştüğümüz için ve Annie'nin bacağı soyulduğu için dakika başı özür dilememe böyle tepki vermişti.

  "Sürekli özür dilemekten bıkmıyor musun?" Annie bacağını silmişti ve peçeteyi çöp kutusuna atarak yanıma gelmişti, belime sarılıp "Özür dilemeyi kes artık." demişti ve sesi çok kızgın çıkmıştı. "Tamam, özür dilerim."

  "YMIR!"

  "TAMAM ŞAKA YAPTIM!"

  Historia'nın da dediği gibi kendi tercihlerimiz hiçbir işe yaramıyordu, kader kendi oyununu oynuyordu. Kendi hayatımda bile başrol değildim, sadece ne oluyorsa ona uymaya çalışıyordum. Eğer her şey benim tercihime kalsaydı babam ile annem birbirlerine çok aşık evlenirler, içinde huzur olan bir evimiz olur, belki saçlarını öreceğim bir kız kardeşim olur, başlarını belaya sokmayacağım arkadaşlarım olurdu.

  Annie yaşardı.

  Sürekli aklımda bu vardı.

  Annie öldü ve bir daha geri gelmeyecek.

  Özür dilerim Annie, özür dilememden nefret ederdin ama özür dilerim. Özür dilemem hiçbir şeyi değiştirmeyecek ama özür dilerim.

  Başımı hafifçe sağa, Historia'ya, doğru yatırdım. Bir şeyler söyleyerek bir o yıldızı, bir başka yıldızı işaret ediyordu ama onu duymak yerine sadece hareketlerini izliyordum. İçine kapanık olduğunu söylese de, kendinden nefret ettiğini söylese de deli dolu olduğu buradan bile belliydi ve bu geceden sonra kendi karakterinde çok ilerleme kazanacağını hissediyordum.

  Historia, susup onu izlediğimi fark edince başını sola yatırdı ve tam o an göz göze geldik. Gülümsemesi yavaş yavaş sönerken gözlerinin içine bakıyordum, gözleri o kadar güzeldi ki sonsuza kadar baksam da her zerresini ezberlesem de bakmaktan sıkılmazdım.

  Hayatıma gireli sadece birkaç saat olmuş bir kız için neden bunları hissediyordum?

  "Hep böyle yapıyorsun."

  "Anlamadım?"

  "Ben bir şeyler yapıyorum ve sen de durmuş beni izliyorsun."

  Çok yakındık, burunlarımız bile birbirine değmek üzereydi. Titrek bir nefes alıp "Hoşuma gidiyor." dediğimde gözlerinin bir saniyeliğine olsa da aralandığını gördüm, böyle dememe şaşırmıştı. Gülümsemeye çalışıp "Şey, ben, sağ ol?" diye gevelediğinde güldüm ve kafamı az önceki pozisyona getirdim.

  "Benim aksime çok tatlısın Historia, böyle olmaya devam et."

  "Beni överken kendini aşağılamana gerek yok."

  "Ben doğruları söylüyorum."

  Historia genzinden gülerek "Neye göre kime göre?" dedikten sonra çantasından listeyi çıkardı ve listeye bakarak "Bir şeyi anlamıyorum." diye mırıldandı. "Ablam neden evden kaçtı?"

where is historiaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin