Umursamazca ayakkabılarımın gelmesini bekledim. Siyah asker botu aldıklarını sanarken bir converse getirdiler, bununla idare edebilirdim, Ama asla bizim mahalleye dönemezdim. Her yeri çamur olurdu. Ama yinede getirdiklerine şükretmeliyim. Hizmetçi kadına,
"Benimle ilgilendiğindiğiniz için teşekkür ederim, umarım çok çalışmıyorsunuzdur, Melih bey'e tekrardan teşekkürlerimi ilettin."
"Ne demek efendim estağfurullah, Melih bey'e söylerimde, Melih bey genelde misafirlerinin onu beklemesi gerektiğini söyler,"
"Sana kızacak olursa, Ona zorla gittiğimi söylersin, Şimdi ki gibi" Kadın kafasıyla onayladı, Kapıdan çıktıktan sonra geniş araziden çıkmak için yarı koşar adımlarım devredeydi. Umarım beni Bekçi görmez, Gerçi hizmetçi izin verdiyse oda verirdi de, hiç bilmiyorum. Bekçinin yanına varmaya karar verdim ve Genç mavi gözlü bekçiye,
"Afedersiniz, Kapıyı açarmısınız?"
"Üzgünüm, Melih Be-"
"Ne Melihmiş kardeşim, gitmek istiyorum, yoksa hemen polisi ararım! Kendime göre kararlarım var Kimse beni burda zorla tutamaz."
"Hanfendiyi zorlama Özgûr gitsin." Melih bey'e bakarken ne kadarda biçimli bir kafası ve suratı olduğunu kesiyordum.Gerçekten kaslı yüzü ve Masmavi gözleri, Biçimli burnu vardı.
"Hanfendi"
"Ha-Haaa evet. tekrar sağolun beyfendi." Kafasıyla onayladı ve geçmem için yol verdi. Evden çıktıktan sonra Sarıyer'in sağilinde nefes alacaktım. Karšıya geçtikten sonra sahilin girişini takmadan girmesinler diye koydukları yatay demir gibi korumalıkların üstünden geçtim. Sahilden biri sizi itse denize düşerdiniz en çokta bunu seviyordum, Ayaklarımı uzatmayı.Ayaklarım sarkık ve sallanıyorken Hafif esinti saçımın telini kaldırmaya yetmişti, Umursamazcasına gözlerimi kapattım. Bir an kimseyi duymaz hale geldim. Takmıyordum caddedeki korna seslerini, ergenlerin müziklerini ve en önemlisi kalbimin atıšını duymuyordum. Umursamazcasına sadece saç telimin rüzgardan kalkışını seviyordum. Umutumu kaybetmiştim. Çöplüğe dönme vaktiydi.
#Melih'ten#
Bir şişeyi daha bitirdikten sonra yerde kırdım, Tekrar getirmesi için Melisaya seslendim, Tam 5 saniye geç geldiği için bile kovabilirdim, Ama o şimdi bana içki getirecekti.
"Ne? Bira mı?"
"Melih bey tek o çeşit kaldı." Odamda ki mini barı gösterdim ve Melisaya bağırdım,
"HEPsini buraya diz!" Melisa kafasıyla onayladı. O aşağı indi.Televizyon izlemekten sıkıldığım için odamdaki koltuktan kalktım ve boydan camın önünde manzaranın keyfini çıkarıyordum. Uzaktaki 3 adada ki ışıklara hayranlıkla bakįyorum, Kravatımı hafifçe gevşettim. Boğazımda izi kaldığına emindim. Camdan melisa'yı görünce ona döndüm ve,
"Melisa?.... Mehmet bey Nerede?"
"Bilmiyorum efendim." boynu eğik bir şekilde yere bakıyordu bende ona,
"Çalışmaktan beter olmuşsuuzdur, Herkes evine gitsin."
"Peki efendim."
"Yarında gelmeyin" odadan çıktığında cama yine yöneldim ve yine izlemeye başladım. akşam olmuştu, Ve o hala burada mıydı? Sahilde, bir başına, yalnız.Az ötede bir kaç Hande'yi kesen serseri gördüğümde kravatımı boynumdan sinirle tek elimle çıkarıyor, diğer elimle birayı yere atıyordum. öfkeden kapįyı kapatmaya vaktim olmadığını dûşünürken hızlı adımlarla Merdivenleri indim ve Melisaya kalması için işaret ettim. Bahçedende çıktıktan sonra hemen karşıya geçtim. Hande'nin gözleri kapalı şekilde beklerken yada umursamadan dururken serseriler az kalsın onu tutuyorlardı, ben hemen ortaya girip Handenin kollarının altlarından tutarak onu kaldırdım ve hızlıca sol tarafa doğru döndürdüm, o şaşkınken ben saçlarının kokusunu unutamayacağım güzellikte olduğunu fark ettim. Serserilere dönüp,
"Defolup gidin. Polisi çağırdım." Adamlardan biri kahkaha atınca bende ona ciddi bir şekilde yalanımı tekrarladım.
"Ciddiyim, polis çağırdım" Az öteden gelen siren sesleriyle kaçmaya başladılar, ben polis çağırmamıştım, umrumdada değildi. hande'ye dönerek.
"Madem buradasın, eve geç yarın gidersin,"
"Bakın gerçekten teş-"
"Teşekkürünü sonra edersin şimdi bu gece buradasın."
"Bakın gerçek-"
"Hande.Eve geç lütfen" kafasıyla onayladıktan sonra beraber karşıya geçmek için bekledik.
#Hande'den#
karşıya geçmek için beklediğimizde, Beni kendine iyice yakınlaştırdı ve,
"Yakın dur tamam mı?" dedi. Kafamla onayladım. başım onun göğûsünde yerini almıştı, kendisi orayı bana ayırmış gibi eliyle bastırıyor,
"Acıyor." dediğimde hemen elini çekti.
"Pardon. ama yakında dur" kafamla onayladım. Bir an kokusunu burnuma çektim, Gayetde kendine has kokusu vardı. Karşıya geçmek için hazırlandık ve koşar adımlarla geçtik. Evine girdiğimizde zili çaldı. Kapıyı henüz açmamışlardı. Bir an gök gürüldüğünde Melih'e baktım.
"Valla bu gün hava baya güzel" dediğimde güldü. Saçlarımız hemen ıslanmıştı bile, Çenesinden akan sular baya bir karizmatik gösteriyordu onu. Kapı açıldığında koşarak eve girdik. Ben biraz daha ileri geçtim ve Melih'e baktım. Gülerek,
"VAY be! Sarıyer böyle yağmur görmedi, evin çatısı çökecek." ikimizde kahkaha attık. Melisa benim yanıma gelip.
"Tekrar hoşgeldiniz," Daha sonra Melih bey'e dönerek," biz artık çıkalım,"dediğinde Melih Bey onayladı ve Melisa ve bir kaç kişi evden çıktı. Melih bana bakarak.
"Sana yeni kıyafetler vereyim beni izle" dediğinde onayladım. Bir an aklıma gelen soru ile hakketen haa ne bunun cevabı diye iç geçindim. Bu kadar kız kıyafetini nereden buluyor, Üstelik benim bedenimede uyuyor.
"Işte, sen burada giyin ben banyoda giyinirim."
"peki."Dediğimde memnunca elindeki kıyafetlerle kapıyı kapattı.Ben üstümdekiler çıkarttım, Yeni kıyafetlere bir baktımda, Bana şort, ama bu yatarken giydiklerimizden falan, üstünede askılıklı bir t-shirt. Evet bu günün Melih beyde kalmamın dışında güzel geçtiğini anlamıştım. daha fazla utangaçlaştım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bize Son
Romance"Sadece birbirimize soğuyuz.Sadece aşkı tatmış 2 sersemiz,sadece yanlışız,Sadece yanlış biziz. Bize sonuz." ----- "Belki ilk kez aşık olmamış olabilirim.Ama sadece ilk kez oluyormuş gibi hissettim." ---- "Mutlumuyduk? hayır. Sevmişmiydik? kesinlikle...