İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

2/Birinci Saat

2.6K 184 9
                                        

Merdivenlerden yuvarlanan sert bir cisim yükselen sesin ardından bacaklarıma çarpmış ve yere devrilmeme neden olmuştu. Yukarıdan çığlık sesleri geliyordu. Bu çığlık seslerini her ne kadar bizi tamamen karanlığa hapseden ışıklar nedeniyle olduğunu düşünmek istesem de sesler karanlıktan korkan insanların sesine pek benzemiyordu.

Acı çekiyorlarmış gibiydi. Birkaç saniyenin ardından ise çığlıklar tamamen kesilmişti.

Hissettiğim korkunun yanında bacaklarımda yeni yeni hissettiğim acı eklendiğinde bir süre ne yapmam gerektiği hakkında düşündüm. Ayağa kalkmaya çalışıp karanlıkta yolumu bularak çıkışa yönelebilirdim. Bu iyi bir fikirdi ancak işlenilebilirliği hakkında ciddi endişelerim vardı.

Birincisi; bacağımdaki ağrı hafife alınacak gibi değildi. İkincisi ise bacağıma doğru düşen cismin taş olduğunu anlayabilmiştim ve sanıyorum ki bu yalnızca bacağıma çarpan bir tane ile kısıtlı kalmamıştı.

Hafifçe kıpırdanıp etrafımdaki sesleri dinlemeye başladım. Olur da burada kalmışsam yardım için etrafımda birilerinin olması gerçekten işime yarayabilirdi.

'Gerçekten ne sikim oluyor şu an?' Sinirli çıkan kalın bir sesin ardından sert adım sesleri duyulmuştu.

'Karanlıktan gerçekten hoşlanmıyorum.' Yine sinirli ancak aynı zamanda endişe içeren bir başka ses duyduğumda konuşmak adına boğazımı temizledim. Tercihim her ne kadar bulunduğumuz yerin dışından bir ses duymaktan yana olsa da yanımda olup en azından ayaklanmama yardım edecek insanlar olması da fena sayılmazdı.

'Bana yardımcı olabilir misiniz?' Bulunduğumuz katın ışıkları ani bir şekilde tekrar açıldığından karanlığa yeni yeni alışan gözlerim kamaşmıştı. Birkaç saniye kendime gelebilmek adına gözlerimi kırpıştırdığımda ışıkların zaten az oluşuyla rahatça normal bir görüş açısına kavuşabilmiştim.

Etrafıma bakabilme fırsatım olduğunda ise karşılaştığım görüntü gerçekten felaketti. Merdivenler tahmin ettiğim üzere tamamen kapanmıştı. Öyle ki burada merdiven olduğunu bilmeyen bir insan yalnızca taş yığını olduğunu düşünebilirdi bile.

Üstelik oldukça şanslı sayılırdım. Birkaç adım daha atmış olsaydım muhtemelen bacağımdaki acıyı tüm vücudumda hissederdim.

Belki de hissetmezdim çünkü nefes almıyor bile olabilirdim.

Derin bir nefes alıp Açlık Oyunlarındaki sis bulutu gibi görevini tamamlayan taşların net bir şekilde sonlandığı noktaya-tam olarak ayaklarımın birkaç santim ilerisine - baktım. Yukarıda bir yerlerde zavallı Mags kendini feda etmiş olmalıydı.

'İyi misin?' Yanıma yaklaşıp seslenen kişiye baktım. Uzun boyundan dolayı kafamı fazlaca yukarı kaldırmak durumunda kalmam bile bu durumda oldukça zorlayıcı gelmişti.

'Sanırım,' ellerimden destek alarak hafifçe yerimden kıpırdadığımda eğilip yardım etmek adına elini uzattı.

'Yalnızca bacağım parçalanmış olabilir.' Sesimdeki alaycı ton onu eğlendirmiş olacak ki sesli bir şekilde gülmüş ve beni tuttuğu gibi kucağına almıştı.

'Neler olduğu hakkında bir fikri olan var mı?' Yaklaşık on kişinin bulunduğu ancak geniş bir salon büyüklüğünde olan kat kısık ışıkla aydınlanıyor tezgahın arkasında yer alan televizyondaki reklamlar ise kısık sesiyle oynamaya devam ediyordu.

'Ne olduğunu bilmiyorum ama iyi şeyler olmadığına neredeyse eminim.' Beni kucağına alıp koltuğa bırakan adam konuşup bol pantolonumun paçasını yukarı doğru çekiştirip yarama göz attı.

'Çok kötü değil. Buradan çıkınca iyice temizleyip sıkıca sararsan bir şeyin kalmaz.' Yavaşça başımı sallayıp bunu zaten bildiğimi söylemek yerine sessiz kaldım. Katın ortasında yer alan koltuğun etrafında toplanan kişilere bakındım.

Herkes haklı olarak gergin görünüyordu. Ne yapacağımızı bilmiyorduk ve çıkabileceğimiz tek yer olan yukarı katın merdiveni tamamen kapanmıştı.

'Son dakika! Seoul'da büyük patlama! Tespit edilemeyen bir cismin Seoul sokaklarına düşmesinin ardından oluşan büyük patlama tüm Seoul'u etkiledi. Net bir sayı elimize geçmedi ancak yüzlerce ölü ve yaralı olduğu tespit edilmekte. Gelişmeleri sizlere ileteceğiz, o zamana kadar bulunduğunuz yerden ayrılmamanız ve ambulans, polis hatlarını gerekli olmadığı müddetçe kullanmamaya dikkat etmeniz önemle duyurulur. Şimdi Seoul Hastanesinin önündeyiz...'

Katta televizyondaki haber dışında hiçbir ses çıkmazken bacağımın acısını dahi unutmuştum.

Harika. 

Böylece gidecek ve ben dayanamayıp birkaç bölüm daha atacağım gidişat hakkında yorumlarınızı merakla bekliyorummm(okuyan olursa tabii:(()

pour nous trois//vminkookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin