7

183 23 57
                                        

Mavi kuş

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Mavi kuş..

Yüce kim seokjin hazretleriyle okula gelmemiz sorunsuz olmuştu çok şükür, şimdi dersten çıkmış kampüsün kafesinde masaya oturmuş çay yudumluyoruk bizden iyi arkadaş olurmuş diye düşünerek sırıttım

Yanımda eline çayını almış etrafına kısık gözleriyle  bakarak ayağını ayağının üstüne atmış çayını yudumlayan beyefendiye baktım,  baktıkça gülesim geliyordu,

dağ ayısının içinden oyuncak ayı çıkmıştı birden, nazar değmesin diye düşüncelerimi kesip tekrar elimdeki telefona odaklanarak çayımı yudumladım.

"mavi kuş, şu geçen dövdüğüm çocuğun olayı neydi? " aniden sorduğu soruyla kafamı gömdüğüm telefondan kaldırdım, tüm odağını bana vermişti.

"neden merak ediyorsunuz seokjin hazretleri"   bu dediğime sırıttı, güzel gülüyordu şerefsiz

"ee biz arkadaş değil miydik merak ettim işte insanlar bu konuları arkadaşlarıyla konuşabilir değil mi mavi kuş" tatlı tatlı konuşup dudak büzmesiyle sırıttım
sen ne gözü açık herifsin be adam gerçek kişiliğini bilmesem kanardım bu tatlı hallerine

"biz yeni arkadaş olduk aslında, ama madem merak ediyorsun söyliyeyim"   elinde tuttuğu çayı masaya bırakıp yönünü bana çevirdi merak ediyordu galiba

Siwonla pek bir olayımız yoktu aslında kendisi sapık gibi peşimde dolanıp duruyordu onu defalarca reddetmeme rağmen, başlarda duygularına saygı gösterip ve onu nazikçe reddetmiştim lakin o direnmekte ısrarcıydı ki artık duygularının olduğuna inanıyordum siwon bunu takıntı haline getirmişti

"adı siwon, takık herifin teki benden hoşlandığını söylüyor"   bu sözümle seokjinin kaşları çatılmıştı bariz bir şeklide sinirlenmişti
"olayımız bu yani pekte bir şey yok" diye ekledim

"peki sen, sen ne hissediyorsun"  bu sözleriyle büyükçe bir kahkaha patlattım yanımdaki adam gülüşüme anlam vermeyerek yerinde kıpırdandı ve etrafa bakındı

"bunu cidden soruyor musun seokjin, sen cidden salak olmalısın"

son sözümü kendine hakaret saymış olmalı ki masada duran elimi sertçe tutup beni kendine çekti, elinde duran ellerimi sıkarak bileğimi ters çevirdi bu ani hareketiyle mavi saçlarım gözümün önüne serilmişti sert nefesler alıp vererek dişlerimi sıktım, tam yüzümün önünde duran yüze sinirle bakarak bileğimi ellerinden kurtarmaya çalıştım

bu adamın sinirini kontrol edememe sorunu  falan vardı az önceki pamuk şeker gitmiş yerine yine o dağ ayısını getirmişti
"Seokjin seni burada sikmeden bırak şu kolumu çünkü çok sinirleniyorum şu an" 

"sana düzgün soru sordum bana düzgün cevap ver"

Sabrımı taşırıyordu bu adam yine, kolumu bırakacağı yoktu masanın altında duran ayaklarına sertçe ayak topuğumu bastırdım bu hareketimle bileğimi tutan eli gevşedi ellerimi  ellerinden kurtardım bileğim kızarmıştı resmen şerefsiz ya

Protection Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin