bölüm müziği:cem özkan-insan nasıl unutabilir ki veya cem özkan-seni kırmayı hiç istemedim.
EYLÜLDEN DEVAM;
hastaneden çıktığımda telefonu cebimden çıkarıp serkanı aradım ve aslanın durumunu haber verdim.bir taksiye atlayıp eve geçtim.bir türlü karnımdaki ''yanlış yapma'' çağrısını durduramıyordum.iç sesimde hiç susmuyordu.kendimi suçlu hissetmeye baslamışken telefonum çaldı.arayan gizli numaraydı.gene dakikasını nereyeharcamayı bilemeyip milleti işletmekte çare bulan ergenler olduğunu düşünüp telefonu kapattım.evin kapısını açıp iöeri girdiğimde gözlerim fal taşına dönmüştü.şuan iki gözüm ayakkabılarımın yanına düşse şaşırmayacak haldeyim.birden evin bu hale girmesinin tek sebebi olan aklımdaki o ismi bağırarak kapıyı hızla kapattım.evet beren diye bağırdım tabii ki.evin o halini incelerken berenin ciddi ruhsal problemlerinin olduğunu düşünmedim değil.temizlikçi şirketinden birkaç bayan çağırarak olayı halletmeye koyuldum.kıvrımlı merdivenlerden çıkarak koridorun dört adım uzağındaki açık mavi renkli kapıya yöneldim ve odanın kapısını açarken nefesimi tuttuğum doğrudur.neyseki korktuğum şey olmamıştı ve odam hala yerindeydi.üzerimdeki aksesuarları birdaha takmaya muhtaç kalmayacak şekilde masamın üzerine bıraktım.ve drek banyoya gidip ılık ve bir o kadar uzun banyo yapmak için üzerimdekileri çıkarıp banyomu yapmaya başladım.
*******************************
banyodan çıkarken bir gözüm kapalı ve bir gözümün yarısı açık gayri ihtiyarı adımlarla yatağımın üstüne bedenimi fırlatıp yerdeki halının desenlerine anlam yüklemeye başladım.biraz daha böyle kalırsam kafam halıya yapışmış,popom yukarıda kalmış bir şekide uyuya kalacağımı farkedip kalkıp dolabımdan çamaşırlarımı ve bol gri açık pembe ekoseli pijama,gri tsortümü çıkarıp üzerime geçirdim.saçlarımı kurutma level'ini tamamlayamayacak kadar yorgun olduğumu bildiğim için saçlarıma yalapşap bir şekilde havlu bağlayıp kendimi yatağın huzurlu kollarına bıraktım.bırakmamla telefonumun çalması bir oldu.temizlik görevlileri ''geldik'' anonsu için arayacaklarını söylemişlerdi ama bu kadar erken değil.telefona bakmadım doğru,ama tahminlerime güvenirim.telefona bakmadan lanetlerle yataktan kalkıp odadan hızlı olmaya çalışır gibi hızlı hızlı yürümeye başladım.merdivenleride atlatıp kapıyı açtığımda tahminlerime küfürler yağdırmaya başladım.karşımda duran iki yakışıklı.biri über yakışıklı insanın bakınca ''hay maşşşaaallaaah'' diyesi gelir.ama bi okadar ukala ve gıcık.öteki ise onun biraz yancısı ve onunda fena olduğu söylenemez.evet evet onlar aslan ve serkan.ukala ikili.en azından biri öyle.aslan bana anlamsız bakarkenserkan banya yüzü kızarmış terlemiş bi şekilde bana bakıyordu.birden gerçek hayata giriş yapıp serkanı tam zamanında duymuştum.
''artık yardım edicekmisin?''
(buralarda biryerlerde başlati isterseniz :))
dediğinde kafamı sallayıp aslanın koluna girip beyefendiyi içeriye taşıdık.serkan aslanı atar gibi koltuğa bıraktığında bende aslan öküzü ile beraber koltuğa düştüm.onun kolu benim omzumda benim elim karın kaslarının üzerindeydi.bian aslanla gözgöze geldiğimizde ben ona gayet iyi bakarken o bana bi o kadar anlamsız bakıyordu.birden kolunu çektiğinde saçım bilekliğine takılmış be saçımı çekmişti.birdenciyakladım ve aslan durumu farkedip gayet hayvanice saçımı serbest bıraktı.elimdeki kasının altına bi yumruk inridiğimde kulaklarımı çınlatan acı dolu sesle inledi.birdentelaşlanarak kalkıp''şey ooaa iyimisi.aslan canım bi dur bi dakika bakiym'' dediğimde tişörtündeki elimi tutup çekti.ben ona sinirle bakarken o bana ''ne oldu?'' bakışları atıyordu.serkan araya girip
''ieeeee şey eveet tamam siz şimdi birbirinizi kemirin benimde önceliklerim var bu odunla sınamayın beni.lütfen.rica ediyorum.lütfen ama.''
o lütfen amaları kapıdan çıkarken söyledi ve biz neye uğradığımızı şaşırmıştık.ben aslana dönüp;
''yardım etmeye alışıyorum be!''
aslan üstlenerek;
''neyin yardımı BE! zaman zaman diye tutturan kız şimdi tutmuş bana canım dur bakimli laflar mı kuruyo he!noldu o zaman diye tutturan kız!niye zaman! ala güvenemiyomusun!haa güvenemiyon ya tabii.ya yeter be.ULAN SENİ SEVİYORUM BE!! SE-Nİ-SE-Vİ-YO-RUM.BU.BUNUN NEYİNE ZAMAN?NEYİNE GÜVENMEMEK HA?!?!!''
baya sinirlenmişti.belkide doğru söylüyodu.ne zamanı.sonuçta ne zaman öleceğimiz.nerde ne zaman kalacağımız belli değil.hepimiz ölecek yaştayız bu hayatta.aslanın gözlerine bakakalmıştım.öfkeliydi.susması,sakinleşmesi gerekiyordu.ben kalbime dönüp o soruyu sordum.''gerçekten aslanı seviyormuyum''diye.ve kalbiminhızlı atışları bu soruya gayet iyi cevap verebiliyordu.az daha çarpsa konuşacaktı velet.aslana bakarken gözünden bir damla yaşın firar ettiğini gördüm.aslan onu yaşatmazdı.yaşatmadıda.elinin tersiyle gözünün yaşını sertçe sildi.ama bir tane daha kaçtığında tam eliyle sileceği zaman elini tuttum.bana baktı birden.kenetlenmişti.tek hareketime bağlıydı belkide.belkide kalkıp gidecekti veya ona yaklaşmamı istemeyecekti.elini sıkıca tutarken yüzümü onun yüzüne yaklaştırdım.dudaklarımı göz yaşlarının olduğu yanaklarıma bastırdım.gözlerim kapalıydı.açtığımda aslanın gözlerini kapatmış,sanki bu anın hiç bitmesini istemiyomuş gibi..sanki hiç açmayacak gibi sımsıkı kapatmıştı.dudaklarımı teninden uzaklaştırıp nazikçe sarıldım.kokusunu içime çektiğimde sabahtandır söndürmeye,durdurmaya çalıştığım''yanlış yapma''duygusu birden yok oluvermişti.büyülenmiş gibiydim sanki.şimdi aldı kalın kafam.onunla mutluymuşum ben.onunla tammışım.onunla huzurluymuşum ben.aslan beni baya belimi kavradığını ve benim nefes alamadığımı farkettim.
''aslan..''
''hımm?..''
''şey..galiba nefesim gidi...''
cümlemi bitirmeden beni bıraktı ve birbirimize bakıp kıkırdamaya başladık.aslan büyük bi ohh çekti.kurtulmuş gibi.sanki lanetlenmiş bir büyüden kurtulmuş gibi.aslanın göğsüne kafamı yaslayıp gözlerimi kapattım.aslan başımı okşuyordu.saçlarımla oynuyordu.içimden tek cümle geçiyordu.söylemem şart gibiydi sanki.derin bir nefes aldıktan sonra;
''işte huzur..''
evvveeet canlarıım bu bölümde böyleydi ama yorumlarıda alırsak sevinirim.. yeni bir hikaye projem var ve üzerinde iyi çalışıyorum..baya beğeneceğinizi umuyorum ama bu karakterler daha neler yaşıyacak bilseniz.....bilseniz okumassınız :SDASDFSDGF tamam susuyorum ama yorum ve voteleri sakın unutmayın :)) love you guys
ŞİMDİ OKUDUĞUN
UKALA
ChickLitBi insanı cumartesiden daha çok sevebilirmisin? Bir oğlan..yaşamla ölüm arasındaki ince çizginin üzerinde yaşayan zengin bir çocuk...amacı olmayan bi çocuk...ve bir kız..yanıbaşında dönen oyunları göremeyecek kadar saf ve temiz bi kız..birbirlerini...
