- Neyim olursan ol ama hayal kırıklığım olma Lavinia.
- Neden?
- Orası çok kalabalık...Tanıyamam seni.
Özdemir Asaf
..........................
Sabah, çalan alarmın sesiyle gözlerimi açtım. Her yerim ağrıyordu, üstelik uykumu da alamamıştım.Eh, tabii dün gece Scott'ın düzelmesini geç saatlere kadar beklemek zorunda kalmıştım.
Okul için hazırlandıktan sonra aceleyle ağzıma birkaç şey tıkıştırdım. Bu kadar acele etmemin sebebi babamdı. Eğer onunla karşılaşırsam dün gece hakkında nasıl bir açıklama yapacağımı bilemiyordum. Normalde bir Stilinski olarak her şeye bir bahane veya yalan uydurabiliyordum,ama şuan gerçekten beynimi kullanma kapasitemi yeterince aşmıştım. Tek düşündüğüm şey yatağım.. ve belki güzel bir uyku,ayrıca rahat bir yast-
"-STİLES." Babamın sesinden ne kadar sinirli olduğunu anlayabiliyordum.
"-Lânet olsun."diye mırıldanarak kafamı çevirdim.
"-Günaydın babaa! Aman tanrım sen kilo mu vermişsin? Gerçekten harika görünüyorsun bugün ,gerçi her gün harikasın ama işte herneyse, bende tam şuan okula gidiyordum Bayan Miller'ın dersine geç kalmamı istemezsin öyle değil mi? Akşam görüşü-"
"-Senden sadece dün akşam nerede olduğuna dair bir açıklama yapmanı istiyorum."
-Sessizlik-
"-Evet? Dinliyorum."
Sesimi masumlaştırmaya çalışarak: "-Bak baba bunu.. nasıl anlatsam gerçekten bilemiyorum ama..Scott'ın sevgilisini tanıyorsun, Allison."
"-Hıhı birkaç kere karşılaşmıştık."
"-Scott'ın onu ne kadar çok sevdiğini de biliyorsun."
"- Lafı dolandırmayı bırak Stiles."
"- Tamam, dün çok büyük bir kavga etmişler ve ayrılmışlar. Bende böyle bir durumda en yakın arkadaşımı yalnız bırakmak istemedim tüm olay bu."
"- Ah anladım, bu üzücüymüş."
"-Evet, evet kesinlikle öyle." diye mırıldandım ve bir kaç şey daha söyleyerek olayı geçiştirdim .Babamı inandırmak kolay olmuştu neyseki. Bana kendine dikkat et diye seslendikten sonra evden çıktım.
Jipimin anahtarıyla uğraşırken tanıdık bir ses işittim : "-Biraz daha acele edebilir misin? Gideceğim yere geç kalıyorum." Kafamı kaldırdığım an gözlerim onun gözleriyle buluştu.Gözlerinin rengi şuana kadar gördüğüm en güzel renklerden biriydi sanırım. Aman tanrım Stiles ne dediğinin farkında mısın? Kendine gel lütfen. İç sesimle yaşadığım kavgama son verip:
"- Hey, sanada günaydın." Kıkırdadığını duydum. Tanrım şuan karşımda duran Derek'le önceki gecedeki Derek'in aynı olduğuna emin miyiz?
Arabaya bindiğimizde dünden beri aklımı karıştıran sorulardan bir tanesini sordum: "-Derek sana bir şey sormalıyım ama bu sefer beni bir yere fırlatmazsan sevinirim." Sesimdeki alaycı tonu sezmiş olmalı ki dümdüz bir sesle: "-Sor." dedi. "-Beni ve Scott'ı nereden tanıyorsun yani biz seni tanımıyoruz ama sen bizi tanıyorsun Birinin birilerini tanıması ama onların onu tanımaması çok garip değil m-" Cümlemi bitirmeden gülmeye başladı. Ve ben de o an ne kadar saçma bir cümle kurduğumu farkettim. Stiles gerçekten de bu adamla konuşurken devrelerin yanıyor hahah.
"- Seni sevdim Stiles komik birisin."
"- Ah şu işe bak ben seni pek sevemedim." diye mırıldandım. Hıhı 3 deyince inanıyoruz 1,2,4...
"-Scott'ı ilk ısırıldığı günden beri tanıyorum ve ona yardım etmeye çalışıyorum, sana gelirsek Scott bana senden bahsetmişti. Cevabını aldıysan artık gidebilir miyiz?"
Cevap vermeyerek gaz pedalına yüklenip okula doğru yola koyuldum. Demek ki Scott tanımadığı-hatta polisler tarafından aranan bir suçluya- güveniyor, ama bunu en yakın arkadaşına anlatmayı uygun görmüyor, gerçekten harika! Derek'e nereye gittiğini sorduğumda Scott'ı görmesi gerektiğini, bu yüzden kendisinin de okula gideceğini söyledi.
Arabanın içindeki sessizlik canıma tak etmişti ve sonunda kendimi tutamayarak içimde biriktirdiğim soruları tek tek sormaya başladım.
"-Alfa denilenlerden biri misin?"
"-Hayır."
"-Scott'ı ısıran sen misin?"
"-Hayır."
"-Ama sen bir kurt adamsın."
"-TANRIM! STİLES, SENİN ZEKİ OLDUĞUNU DUYMUŞTUM ŞUAN NEDEN APTAL GİBİ DAVRANIYORSUN? SENCE BURALARDAKİ TEK KURT ADAM OLABİLME İHTİMALİM VAR MI?" Cümlesini bitirmesiyle ani bir firen yapmam bir oldu;
"-NE DAHA FAZLASI DA MI VAR?" Bana cevap vermeden önce sakinleşmek için derin bir nefes aldı. Sınırlarını çok zorluyordum sanırım.
"- Evet, daha fazlası da var hem de çok daha fazlası. Ve emin ol bu kurt adamların birçoğu önüne çıkan her şeyi yok etmek isteyen türden. İşte bu yüzden sen Scott'a yardım edeyim derken bu kurt adamlardan biriyle karşılaşma diye Scott'a ben yardım ediyorum."
Kurduğu cümleyi kavrayabilmem uzun sürmüştü, özelliklede son kısmını. Şuan bu konuyla ilgili belki bin tane bile soru sorabilirdim ama sormadım. Birkaç saniye sonra:
"-Beni neden korumaya çalışıyorsun?"
Etraf derin bir sessizliğe bürünmüştü, hızla atan kalbimin sesini bile duyacak kadar...Derek hala cevap vermemişti. Ayrıca ben her ne kadar gözlerinin
içine baksam da o asla benimkilere bakmıyordu.
İkimizin de gözlerinin buluştuğu an bir kez daha o hisse kapıldım. Kelebek hissi diyorlardı ona değil mi Stiles?
"-Çünkü sen bir insansın Stiles, seni bu yüzden korumam gerek."dedi Derek.
Okula varana kadar tek kelime bile etmedik. Olması gereken de buydu zaten.
Yalan söyleyip söylemediğini anlayamazdım belki ama gerçek cevabın bu olmadığına da emindim...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
The Boy And Wolf |Sterek
Loup-garou||Fanfiction for Sterek En yakın arkadaşı bir kurtadam tarafından ısırılan Stiles Stilinski'nin hayatı, bir gece gördüğü başka bir kurtadam yüzünden tamamen değişecektir... . . ."𝘋𝘦𝘳𝘦𝘬, 𝘨𝘪𝘵𝘮𝘦𝘭𝘪𝘴𝘪𝘯." ."𝘚𝘦𝘯𝘴𝘪𝘻 𝘩𝘪ç𝘣𝘪𝘳 𝘺𝘦𝘳𝘦...
