0.2

1.1K 51 7
                                    

"Her şey bitiyor artık o zaman defolacaksın.
O yüzden bu aptal suratındaki gülüşü sileceksin"

beni hırsla ittirdi ve annemlerin pesi sıra gitti.
Ellerim gereksiz yaşananlardan dolayı titrerken bu siktiğimin delisinin dediklerine anlam katmaya çalışıyorum.
Ne bitiyor?
ben nereye gidiyorum?
bu çocuk ne diyor?
Zaten mal gibi olan hayatım iyice anlamsızlaşırken annemlerin yanına ilerledim. yüzümde her zaman ki yapmacık gülümsemem zorla yerini almışken yemek odasına girdim.

"kızım gel yanıma " babam yanındaki boş sandalyeye oturmam için vurdu. kafam çorbaya dönse de sorgulamayı sona bırakarak oturdum. Resmen sofranın baş köşesine beni oturttu babam. sağ tarafımda babam annem ve abilerim yan yana iken sol tarafımda Yağız bey ve melisa hanım yan yana onlarında yanında oğulları oturuyor. Tam karşımdaki masanın başında ise ruh hastası olduğuna emin olduğum Caner oturmuş dik dik bana bakıyor.

Gerçekten bunun sıkıntısı ne ve herkes niye bu kadar garip.

Yemeklerin servis edilmesi ile başladık. Her zaman ki gibi benim tabağım 200 kalori olacak şekilde salata ve bir kaç mezeden oluşuyor. Gözlerimi tabaktan çektim. Annemin yerinden kalkması ile Canerin tabağına yemek koyması bir oldu.

Şu an annem canerin tabağını mı dolduruyor yoksa ben mi şizofrenim.

"teşekkür ederim serpil a- abla"

"rica ederim oğlum istediğin bir şey varsa çekinme söyle "

Annem gözlerini masada gezdirip yerine oturdu. Alevin masaya getirdiği sunum tabağı ile ona baktım.

LAN

O İÇLİ KÖFTE Mİİİİ

sesli şekilde yutkunup içli köfteye bakış attım.

"sizler için yaptım afiyet olsun " dedi melisa hanım. Benimle göz teması kurması ile gözlerimi çektim. Evimizde daha önce böyle bir yemek yenmemişti. Genelde iş yemekleri restoranda yenir, Dernek toplantıları ve cemiyetteki kadınlar kahve içmeye gelirdi arada. Ama daha önce böyle bir aile ağırlamamıştık.

Ve asıl şaşırdığım nokta babamın ve annemin değişik tavırlarıydı. Babam ve annem sadece adımla seslenir kızım bile demezlerdi. Onlar için ebeveynleri ile çocuk arasında seviyeli bir ilişki olması gerekirdi. Seviyeden anladıkları ise onlar ister karar verir sen uyum sağlarsın.

"Aksel"

bana seslenilmesi ile seslenen Melisa hanıma baktım. Gözleri ilgi ile yüzümü okumaya çalışırken annemin tembihlediği tebessümü oturttum hemen yüzüme.

"Buyurun Melisa hanım"

"hanım demene gerek yok tatlım, niye yemiyorsun" ellerimde tabağımla oynadığım çatalım ile yüzüne bakarken gözlerim dolmasın diye çabaladım.

Her zaman görünmez olan yani olduğundan emin olan küçük yanım seviniyordu. Annem boğazını temizleyip tek kaşını kaldırdı.

"şey b-ben yiyorum elinize sağlık" desem de masada bana doğru yaklaşıp içli köfte tabağından köfte alıp tabağıma koydu.

"bakalım beğenecek misin?" yerine tekrardan oturup babamların sohbetine dahil oldu.

Annemin yememem için gözümün içine baktığına emin olsam da hiç ona bakmadan çatalımla biraz alıp yedim.

AkselHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin