BÖLÜM 3: "Kalbimin Notaları"

34 5 13
                                    


Keyifli okumalar dilerim!🤍

Kahraman Deniz – Kafeste

Gitarın tellerine dokundu parmakları
Kalbime aktı müziğin notaları.
Yalnızlığın kurtuluşunu kulağıma fısıldayan notaları.

BÖLÜM 3: "Kalbimin Notaları"

Yalnızlığın pençelerinde tutsak kalmak okyanusun dibine gömülüp nefes alamamak gibiydi. Yalnızlık bir raddeye kadar güzeldi fakat gittikçe uzayan yalnızlıklar acı vericiydi. Yalnızlıktan başka bir şey bilmeyenler hüzünlü insanlardı. Onları hiçbir şey mutlu etmezdi artık, okyanusun dipsiz kuyularında yüzerlerdi ve zorla nefes almaya çalışırlardı fakat artık nefes alıp almadıklarını dahi önemsemeyecek kadar vazgeçmişlerdi her şeyden.

Biliyordum, ben bu yalnızlığa mahkûmdum. Korktukça hep bu yalnızlığın esiri olacaktım.

Korkmamak bir ihtimal dahi değildi.

Köşeyi döndüğüm vakit onun suretiyle karşılaşmak, sonunda bir miktar nefese kavuşmak gibiydi. Ciğerlerime doldurabileceğim nefes azdı, onunla yetinebilmek zorunda kalacaktım fakat o küçücük nefes çekişi dahi, beni özgürlüğe bir miktar daha yaklaştırıyordu. Ve hayat kısa bir anlığına daha yaşanabilir oluyordu.

"Selam." Sesim kısık çıkmasına rağmen Zamir beni duydu ve yavaşça arkasını bana döndü. Ben ise çoktan yanına yaklaşmıştım ve elimden geldiğince gülümsemeye çalışıyordum. Kalbimin çılgınlar gibi atmasını görmezden gelmek bir hayli zordu.

Kucağımdaki Pera birden heyecanla hızlı hızlı havlamaya başladığında onu daha fazla kollarımın arasında tutamadım ve yere bıraktım. Pera küçücük bedeniyle pıtı pıtı Zamir'e doğru koşmaya başladığında küçük bir kıkırtıma engel olamadım. Zamir de hafifçe güldü ve yere eğilerek heyecandan atlayıp zıplayan Pera'yı kucağına aldı.

"Kızım," dedi yumuşak bir sesle. "Özledin mi beni?" Pera birkaç kere havlayarak onu onaylamış oldu sanki. Karşımdaki görüntü kalbimi amansız bir şekilde ısıttı ve ben bu görüntü karşısında nedense duygulandım. Şu sıralar kalbim fazla hassastı sanırım, küçücük şeylere dahi duygulanabiliyordum, hatta bazen ağlayabiliyordum.

"Pera, hemen sattın beni." Hafifçe şakayla dudak büktüğümde Pera başını hafifçe bana döndürdü fakat sonra tekrar Zamir'den yana döndü. Zamir'le birbirimize bakarak güldük.

"Sanırım bugün sizi beni sevdiğinden daha çok seviyor." Sesim hafifçe titriyordu ve bu daha fazla utanmama neden oluyordu. Onun karşısında küçülüyormuşum gibi hissetmekten bir türlü kendimi alamıyordum. Ve bu duygudan hiçbir şekilde hoşlanmıyordum ama engellemek epey zordu, bu nedenle kabullenmekten başka çarem kalmıyordu.

"Onu evde ilgisiz mi bıraktınız?" Söylediği şey yüzünden bir an telaşlandım ve aheste aheste başımı iki yana salladım, şiddetle reddedercesine.

"Hayır, gerçekten ona çok iyi davrandım." Benim hakkımda kötü düşünmesini istemiyordum, hatta bundan bir hayli korkuyordum. Onun etrafında nedensiz bir şekilde huzurlu ve biraz olsun daha rahat hissediyordum. Benim hakkımda kötü düşünmesi, en kötüsü nefret etmesi, benim için çok büyük bir sorun teşkil ederdi.

Elbette bunu umursamak saçmaydı. İnsanların başka birisi hakkında ne düşündüğü önemli değildi, hiçbir zaman olmamıştı. İnsanlar çok konuşurdu, hiçbir zaman susmazlardı ve hakkında iyi şeyler söyleyen insanlar çok nadirdi. Bu doğanın kanunuydu ve bu nedenle insanların hakkında söyledikleri sadece zırvalıktan ibaretti ve önemsizdi.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Mar 14, 2022 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

seni yazabilir miyim?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin