Sadece ders notuymuş.
Sabah olunca ortak salona indim. pansy hızla yanıma geldi.
Pansy,"Y/N,yarın ve bugün hafta sonu olduğu için hogwarst dışına çıkma iznimiz var."
Y/N,"Nereye gidicez?"
Pansy,"Dükkanların olduğu yerlere"
Y/N,"Tamam o zaman kahvaltı sonrası hazırlanıp hogwarst dışına çıkarız."
Pansy,"erkeklerde bizimle gelecek."
Y/N,"Gelsinler"
Hemen masama oturup kahvaltı ettim. Karnım doyunca odama gidip bavulumdaki keseyi çıkarttım, para kesesi.
üstüme herhangi bir şeyler giydim ve diğerlerini beklemek için ortak salona indim.
Geldiklerinde kalkıp trene bindik. Trende benim yanıma Mattheo, Mattheo'nun yanına ise Hermione oturdu diğerleride karşımıza.
Yolculuğun 2. saatine doğru uykum geliyordu ki başımı Mattheo'nun omzuna koydum.
Mattheo hemen benim rahat olabileceğim bir poziyona geçip oturmaya başladı.
Yaklaşık 1 saat sonra gideceğimiz yere vardık ama ben hâla uyanmamıştım. Mattheo beni kucağına alıp taşımaya başladı.
bir süre sonra uyanıp Mattheo'nun kucağından indim ve ona teşekkür ettim.
Y/N,"Pansy, Hermione! gelin şu dükkana girelim."
Zaten biz nereye gitsek diğerleride peşimizden geliyordu.
girdiğim gibi dikkatimi kitapların olduğu kısım çekti ve oraya gidip en az 5 kitap aldım.
O dükkandan çıkıp şu dükkana giriyorduk ki baya zaman geçmişti.
Y/N,"Madem bize eşlik ettiniz bunca saat gelin de size kaymak birası ısmarlıyım."
Dediğim gibi onları kaymak birası satan bir yere götürdüm. Biralarını içtikten sonra.
Y/N,"Bence kalacağımız yere para vermeye gerek yok. Yakınlarda benim evim var oraya gidelim."
Onayladılar. Onları evime götürdüm.
Eve girince Remus lupini gördüklerinde şaşırdılar.
Adrian,"Prf. Lupin?"
Y/N,"Şaşırmanıza gerek yok, Lupin benim vaftiz babam ve karısı Tonks."
Mattheo elini Tonksa uzattı.
Mattheo,"Memnun oldum efendim."
Tonks gülümseyip, çocuklara kalacakları odaları gösterdi.
Ben o sırada salonda Remus ile konuşuyordum.
Remus,"Yarın nereye gideceksiniz?"
Y/N,"Muhtelemen bir yere gitmeyiz. Evde takılırız yani"
Remus,"Tamam canım. Bizim zaten annenle işimiz var."
Y/N,"Tonks'a annen demen o kadar çok içimi ısıtıyor ki. Sanki gerçek anne babammışsınız gibi."
Remus'a sarıldım.
Remus,"E hadi odana gidip uyu."
Yanağını öpüp odama gittim. Kendimi yatağıma bırakttım çok geçmeden uyuya kaldım.
Sabah asağı indiğimde kimse uyanmamıştı. Remus ve Tonks çoktan evden çıkmıştı.
Herkesi uyandırıp kahvaltı hazırlamak için bana yardım etmelerini söyledim.
Mattheo domates doğruyor, Tom yumurta haşlıyor, Pansy patates kızartıyordu. Hermione ve Ron masayı hazırlamakla meşkuldü.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Draco, Adrian ve Harry'i yiyecek içecek birşeyler almaları için markete gönderdim.
Gün mükemmel başlamıştı.
_________________________________________
Bölümü oylar mısınız?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mattheo Riddle {<♡>}
FanfictionMattheo Riddle Türkçe fic 40 days and 40 nights i waited for a girl like you.
