Rüzgarla Deniz'in teyzesi Sinem Hanım sarı saçlarını salmış mavi gözleriyle karşımda duruyordu.
-Sinem Hanım? , dedim burada ne işi olduğunu sormak istermiş gibi.
-Ne var?
-Siz burada ne arıyorsunuz?!
Sesim yükselmişti.
-Sanane!
-Rüzgarla Deniz bunu öğrenince hiç sevinmeyecekler!
-Öğrenmeyecekler zaten!
Dedi ve öfkeyle ağzıma bandı yapıştırdı ve "Çeneni kapamayı öğreneceksin küçük hanım!"dedi ve yanımda duran eski mavi koltuklara oturdu ve bana bakmaya başladı. Arada bir gözlerini kaçırıyordu sonra yeniden bakıyordu. Böylelikle yarım saat geçti. Öteki adam gitmişti ve beni sarı çiyana emanet etmişti. Kadının uykusu geliyordu ve benim ona lütfen bandı aç bakışlarım karşısında dayanamadı. Kalkıp bandı açtı ve "Konuş azıcık da uykum açılsın."dedi. Bende bunu fırsat bilerek çok konuşacaktım ve o da sus diyince sen konuş dedin diye bahanem olacaktı.
Bunu sen istedin Sinem Hanım. Senin ciğerine işleyeceğim.
-Rüzgarla Deniz eninde sonunda öğrenecek,dedim umursamaz gibi.
-Öğrenmiyecekler dedim ya!
-Bak ben eninde sonunda buradan kurtulacağım ya da adam ne yapar... Herneyse polis sizi bulacak ve yakalayacak. Belki o adam kaçar ve seni bırakıp gider sende yakalanırsın. Rüzgar ve Deniz sayesinde kimliğini de biliyorum. Yani her şey bana bağlı,dedim.
Bunu duyar duymaz gözlerini bana dikti.
-Beni bu laflarla kandıramazsın.
-Ben sizi kandırmıyorumki. Ben doğruları söylüyorum.
Biraz düşündü ve "Ne istiyorsun?"dedi. Bende "Beni salmanı."dedim. Bana sert sert baktı ve "Sen benimle dalga mı geçiyorsun?"dedi. "Hayır."dedim. Ardından "Aykut bunu duyarsa hiç hoşlanmayacak."dedi ve sinsice sırıttı ve az önce ağzından ne kaçırdığının farkına vardı. "Bence bunu duyarsa hiç hoşlanmayacak Aykut BEYY! Elimdesin."dedim. Saf kadın... Bana bu sefer korkuyla bakmaya başladı. Elimdeydi ve ne yapacağını bilmiyordu, tam zamanıydı.
-Ne yapacağını ben sana söyleyeyim. Şimdi beni çözeceksin ve beni kapıdan ya da camdan kaçıracaksın. Kendini kurtar yoksa hapislerde çürürsün. Bir de şikayetçi olursam vay haline! Beni salarsan şikayetçi olmam. İyi düşün.
Bir an düşünmeye başladı. İçine işleyebilmiştim.
-Olmaz... Olamaz! Böyle bir şey yapamam. Ona karşı gelemem. Eline geçersem beni öldürür!
O adamdan korkuyordu. Bende korkuyordum çünkü adamda öyle bir tip vardı.
-Nerden bileyim ben senin şikayetçi olmayacağını?
-Söz...
-Bana bak polise benim hakkımda ötersen fena olur!
Sonunda ikna edebilmiştim. Kadın arkama geçti ve ellerimi çözmeye başladı. Onu sinir etmek için "Hadi çabuk ol biraz kaç saattir ellerim ağrıdı!'dedim. Kadın çok sinirlendi. "Çözmem bak ha! Ona göre düzgün konuş!"dedi. Hafif bir sırıtma attım.
Sonunda ellerim,ayaklarım serbesti ve özgürdüm. Aslında tam olarak değil ama çok az kalmıştı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇARPIŞAN OKLAR
ChickLitArkadaşlar bu benim ilk kitabım.Bir genç kızın üniversitedeki aşkıyla mücadelesini anlatan bir kitap olacak.Umarım kitabımı beğenirsiniz. Her şey bir çarpışmayla başlıyor.Acaba Sahra'yı üniversite hayatında neler bekliyor? Ya AŞK?