3.bölüm

39 3 0
                                        

Davetsiz misafir

Kimdi bu saatte kapıyı çalan kişi?
Mesaj yazmak için kendimi o kadar hazırlamışken çalan kapının sesi ürkmeme sebep oldu.
Mesaj yazmakla uğraşmayı bırakıp telefondan saate baktım.
06.10

Buraya taşındığım günden beri tuhaf şeyler yaşıyor ve kendimi zaten fazlasıyla tuhaf hissediyordum.
Üstüne birde, gelen mesaj ve bu saatte çalan kapı gerçekten kendimi şizofren gibi hissetmeme neden oldu...
Tekrar düşüncelere dalmadan kapıyı açmam gerekiyordu ve kapıya doğru yöneldim.
Adımlarım bir hırsız gibi yavaş, sessiz ve temkinliydi.
Kapının deliğinden kapıyı çalan kişinin kim olduğunu görmeye çalıştım fakat saçları ve taktığı o büyük şapka yüzünü görmemi engelliyordu.
Daha fazla düşünmeden kapıyı açtım çünkü buna ihtiyacım vardı.
Kapının çalmasına, bu evde benden hariç yaşayan bir ruh olmasına yani kısacası evde benimle yaşayarak yalnızlığımı paylaşacak birine ihtiyacım vardı...
Kapıyı açtığımda karşımdaki kişi arkasını dönük bir şekilde bekliyordu bir metre ötemde.
Yüzünü görmek için bir an önce bana doğru dönsün istedim, kalbim yerinden çıkacak gibiydi.
Bir anda bir şey dikkatimi çekti, İçimden " Bu kıyafetler ve saçlar... " diye geçirdim ve karşımdaki kişi sonunda bana doğru döndü.

Evet oydu...
Yanlışlıkla bana çarpıp umursamadan giden, İçki barda tekrardan karşılaştığım ve ismini öğrenmek uğruna rezil olduğum o kişi

" Kim Tae-hyung...?! "

Şaşırmış bir şekilde gözlerimin içine baktı.
İsmini biraz fazla sesli söyledim sanırım...
Öyle bir heyecanın içindeydim ki ne utanacak nede çekinecek durumdaydım, sesini duymak için sabırsızlanıyordum.
Kalın ve tok bir sesle

" Fakat, ismimi nereden biliyorsunuz beyefendi? " dedi.

Önceden duymama rağmen, büyülenmiş gibiydim sesinin tonu karşısında fakat ne diyeceğimi bilemedim ve sadece

" Neden buradasın!!!? Neden bu saatte benim kapımdasın...? " diyebildim.

Çok ani ve anlamsızca bir çıkış yaptığımın farkındaydım fakat benden nefret etsin ve bir daha karşıma çıkmasın istedim.
Kalbim, onu içeri almak ve uzun bir süre boyunca sadece onunla konuşmak istedi fakat hayatım boyunca hep mantığımla hareket ettiğim için ona böyle sert davranmam gerektiğini düşündüm.

Sakin bir tavırla cevap verdi

" Sizinle ilgili bir sorunum veya herhangi bir derdim yok.
Sadece dün bardayken beni yakından incelediğinizi fark ettim ve çıkışta sizi takip etmeyi düşündüm fakat çok saçma buldum bu düşüncemi, tam o sırada masanın üzerinde saatinizi unuttuğunuzu gördüm ve saati kapıp peşinizden geldim. "

Hayranlıkla onu dinliyordum ama dışarıdan çok umursamaz ve nefret saçan bir tavrım vardı ona karşı.
Eve kadar giden bu uzun yolda onu nasıl fark etmedim???

Ve ekledi

" Çok sarhoştunuz bu yüzden beni fark etmediniz üstelik saklanma gibi bir amacım da yoktu sizden... "

Bu sefer cevap verme sırası bendeydi ve boğazımı temizleyerek konuşmaya başladım

" Neden eve girdiğimde değil de bu saatte kapıyı çaldın?
Bunca zamandır dışarıda mı bekliyordun?
Üstelik benim saatimden sanane restorandan biri de getirebilirdi sana mı düştü! "

Söylediğim sözler karşında ruhunu kırdığımı fark ettim ama o hiç bozuntuya vermedi ve usanmadan açıklamaya devam etti.

" Haliniz kötü göründüğü için eve girer girmez uyuyacağınızı düşündüm ve yanılmadım, siz uyudunuz değilmi? "

Depressed lives - [Teagi & yoonmin]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin